gerçek şu ki geleceğin çiftleri tatilde-özellikle deplajlarda-oluşmakta. aynı kentte-hatta aynısemtte- oturan genç adamlar ve genç kızlaron bir ay boyunca birbirlerinin ayrımınavarmadan karşılaşıyor, yan yana yürüyorlar.hiç kuşkusuz kafaları bu işte değiltarlalarda söyledikleri gibi “bakışmaları” içinplaj gerekir, böylece plaj uçsuz bucaksız birnişanlı panayırı olarak belirir. ben bunları düşünürken, birkaç metre ötemdesöyleşi iyice kızışmıştı.topluluğun ortasında ,anne, artık pek …
Kategori: Deneme
Şub 23
Savaşa gitme oğlum
Ölmenin ve öldürmenin değil yaşamanın ve yaşatmanın kahramanı ol. Gücünü silahlardan değil sözcüklerden al”Savaşa gitme oğlum. Vatanı seviyorsan onun için ölmeye ve öldürmeye değil yaşamaya ve yaşatmaya git. Vatana hizmet etmek istiyorsan bahçıvan ol; bahçelerini çiçeklendir. Evsizler için evler, gençler için kültür siteleri yap. Bir fedakârlık yapmak istiyorsan yaşlıların bakım programlarına katıl, engelli çocuklar için …
Şub 23
El, Dil ve Kalp Arasında Gazze
“ Sizden biri…” Toplum ve birey. Toplum oluşturabilen bireyler. Toplumun bir parçası olan birey. “Siz” denilerek hitap edilen bir topluluk ve o bütünün her “bir” parçası. “ Bir kötülük gördüğünde…” Görmek ve kötülük. Görmek ve gördüğünü ayırt edebilme yetisi. Görmekle başlıyor her şey. Eylem ancak göz penceresinden içeri girebiliyor. Kelimeler önce göz kazanında pişiyor. Resimlerin …
Şub 23
Avcı yabanarısı
Avcı yabanarısı diye bir böcek var. Dişisi örümcekleri ve diğer hayvanları avlar, hiç alışılmadık bir biçimde avlar onları. Göğüslerinin altından geçen büyük sinir düğümüne batırır iğnesini; bu sayede böcekler ölmeyip sadece felç olur. Dişi yabanarısı sonra felç olmuş kurbanının üzerinde -ya da vücudunun içinde- yumurtlar ve avını bir yuvaya hapseder. Yumurta kuluçkadan çıkınca yabanarısı tırtılı, …
Şub 23
Hüzün
Hüzün; gam, keder, gussa ma’nalarına gelen Arapçadaki “hazen”den alınmıştır. Sûfiye bu kelimeyi; sevinç, neş’e ve sürurun karşılığı olarak kullanmıştır ki, buna vazife şuuru, da’va düşüncesi ve mefkûre buudlu tasa da diyebiliriz Evet, derecesine göre her kâmil mü’min, dört bir yanda ruh u revan-ı Muhammedi şehbal açacağı, yeryüzünde ehl-i İslam’ın ah u efganı dineceği, Kur’an’ın hayata …
Şub 23
Aşk Budur!
Öyle tesadüfler vardır ya: Bir otobüs durağında poşetlerle beklerken, rastlaşırsınız aniden… “Bu o…” diye içiniz titrer. Bir zamanlar yüreğinizi yakan aşık, sarkmış göbeği, ağarmış saçlarıyla karşınızdadır… İki elinde iki çocuk… – Nasılsın? – İyiyim… Ya sen?… – Kızın amma da büyümüş… Benim de var 10 yaşında… – Annen, baban?.. – Babamı kaybettik. Annem hasta… – …
Şub 23
Yaralı Bir Yürek
Havana’da Ernest Hemingway’in 7 yıl yaşadığı otel odasını gezmiştim yıllar önce… Hotel Ambos Mundos… 511 numaralı oda… Hemingway, pencereleri körfezin girişine bakan bu küçük odada 1932-1939 yılları arasında yaşamış ve ünlü romanı “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” u orada yazmış. Şimdi müze olan evin salonunda oltaları ve eşyaları duruyor. Camekanlı bir bölmede, Londra’daki yayınevinden gelmiş bir …
Şub 23
Keşke
Teypte eski bir Cohen şarkısı: “Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim / karşılaştık bir süre sonra / ‘Gözlerinin feri sönmüş’ dedi bana: / ‘Aşkım, ne oldu sana?’/ Böyle gerçeği söyleyince / ben de doğru söylemeye çalıştım ona / ‘Senin güzelliğine ne olduysa’ dedim,/ ‘benim gözlerime de o oldu’. * * * 8-10 dizeye sıkışmış hazin …
Şub 23
Özleme dair…
Yüreğimi sıkıştıran bu kesif hüzün, belki de terketmişlere özgü gizli bir terkedilme duygusudur. Özledim seni… Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir… Beynimi uyuşturuyor özlemin… Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum. Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor. Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, …
Şub 23
Bir Dost
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… ‘Nereden çıktın bu vakitte’ dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni …
