“Onu nasıl unutabilirim?”Unutmayacaksın. Daha doğrusu, unutmaya çalışıp, bunun için çabalamayacaksın. Gerekirse, yüreğine taş basacaksın. Gecen gündüzüne karışacak, hayatın alt üst olacak belki. Gözünü kırpmadığın geceler olacak. Gündüzün bir anlamı kalmayacak. Gam ve keder yüreğini mesken tutacak. Acının ta içinden geçeceksin. Bu hayata, “hayat” demeyeceksin. Yaşamayacaksın, ölüp ölüp dirileceksin. Ölümün içinden geçeceksin, ölmeden evvel. Öyle ki; …
Kategori: Deneme
Şub 23
Bunaltı
Bunaltı Şimdi artık iyi günlermiş diyorum. -Ah bütün bir ömür boyu kaygısız, başıboş yaşamak. Süre, geçiciliğini duyuruyor, içimde sinsiz bir acıyı, hayal kırıklığını emziriyor.- Bırakmalı bunu, süre geçiciliğinin öğrenilmesiyle verdiği acıyı, hüzünden bir perde halinde yaşama üzerine çeksin, konuşmaların arasına katılan o bitmeyen susuşu bıraksın kişide, akşamları eve dönüldüğü saatlerde çıldırasıya yazmak isteğini uyandırsın. Yazmakla …
Şub 23
Beyaz tavus kuşu
Müjdeler olsun bizim berber Celal köşe yazarı olmaya karar verdi. Haftada kaç gün yazması gerektiği konusunda biraz kararsız. “Haftada kaç yazmak lazım” diye sordu bana. “Sen yaz da” dedim, “gününü sonra belirlersin”. Ona Molière’in piyeslerini bir berber dükkânında yazdığını da söyledim, berber dükkânının yazarlık için bereketli bir yer olduğunu vurgulamak için. “Aklımda çok acayip bir …
Şub 23
İğde ağaçları ve gerçek
Muhteşem bir tekdüzeliği var tabiatın. Hiçbir sanatçının sahip olmadığı bir özgürlük ve güvenle kendini tekrarlayıp duruyor. Herşeyin bir vakti var ve vakti geldiğinde iğdeler çiçek açıyor. Geçen yıl iğdeler çiçeklerini açtığında yayılan uçuk yeşil, baygın kokulara nasıl hayran kalıp şaşırdıysam, bu yıl da aynı şekilde hayran kalıp şaşırıyorum. Sadık bir hayranıyım tabiatın. Benim hayranlığıma hiç …
Şub 23
Yapraksız bir bahçe
Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra, sonra ağaç meyvesini kaybeder. – Ya sonra? – Sonra yapraksız bir bahçe. – Yapraksız bir bahçe mi? – Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe. Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir? Abbas Kiarostami
Şub 23
Leroteist
Çocukluğum camilerde ve sokaklarda geçti.Hep bir yerde eksiklik olduğunu düşündüğüm için erkekliğe adım attığım ikinci senede yatılı okulu tercih ettim.Bol bol kavga ettim küfrettim ve sevişmeye gayret ettim.On üç yaşımda sigara on dört de alkol ve türevleri, on dokuzumda eroin hariç bütün sentetikleri kullandım. Buna rağmen üniversiteden çıktığımda iyi bir maaşım ve etiketim vardı.Kariyer efektlerimi …
Şub 23
Vadideki Zambak/ Henriette’in Félix’e yazdığı mektup
Şimdi ciddi bir noktaya yani kadınlara karşı nasıl hareket etmeniz gerektiği sorununa geçiyorum. Gideceğiniz salonlarda, yapmacıklar yaparak taşkın hareketlerde bulunmamaya kendiniz için prensip yapınız. Geçen yüzyılda en çok rağbet gören erkeklerden biri de, bir ziyafet, bir balo veya eğlence esnasında sonuna kadar yalnız bir kimseyle, hem de en kenarda, köşede kalmış, ihmal edilmiş olanlardan biriyle …
Şub 23
Sevgi
1960’ların sonlarında bir gün Amsterdam sokaklarında yürürken bir an gözüm kapısı açık bir pub’ın içerisine takıldı. Bir müzik makinesine dayanmış iki genç, o yıllarda gözde olan “All you need is love!” adlı bir Beatles melodisini kendilerinden geçmişçesine makineyle birlikte haykırıyorlardı. Hallerinde öyle bir şey vardı ki onlara bakarken hüzne benzer bir duygu yaşamıştım. Bir an …
Şub 23
Elem ile Doktor
Şair ve psikiyatr Kemal Sayar’ın “Hüzün Hastalığı” kitabında okudum, psikiyatriçin, hem şair duyarlılığıyla hem de münasip bir yakıştırmada bulunuyor, “ElemDoktoru” diyor ona. Kitabı okuduğumdan beri bu söz aklımdan çıkmıyor, bundandaha anlamlı bir tanım bulunabilir mi psikiyatra? Bana hekim kelimesi de güzel gelir gelmesine de, tabibin yerini hiçbiritutamaz, hastaların sesine razı olduğu, Ağustos kadar sıcak sesli …
Şub 23
Bir Yalnızlık İkindisi
İnsan iki kişi olmalı, değil miEn azından iki kişiSen yalnızsınYalnızlığın her zamanki ikindisi. Edip Cansever ikimiz de istesek, bir büyük aşk yaşayabilirdik… aslında “ikimiz deistesek..” demek doğru değil, çünkü biliyorum ki, “ikimiz de istiyorduk”. Onungözleri, her görüşmemizde çığlık çığlığa söylüyordu bunu, benim ellerim,dokunmak için izin istiyorlardı sanki. Dokunmak için, okşamak ve hissetmekiçin. Birbirimize karşı ördüğümüz …