Beni aşkla yaraladın ey Tanrım…
Ve hala titriyor açtığın yara,
Beni aşkla yaraladın ey Tanrım …
Korkunuz vurdu beni ey Tanrım …
Ve hala tütüyor yangın,
Korkunuz vurdu beni ey Tanrım …
Anladım ki her şey rezil ey Tanrım …
Ününüz de her benliğe yayılmış,
Anladım ki her şey rezil ey Tanrım …
Şarap selinizde boğun ruhumu …
Sofranıza Ekmek olsun hayatım,
Şarap selinizde boğun ruhumu …
Alın işte, dökmediğim kanımı. ..
Acıdan çürümüş etimi alın,
Alın işte, dökmediğim kanımı. ..
İşte alnım, kıpkırmızı utançtan …
Ayağınız altına basamak olsun,
İşte alnım, kıpkırmızı utançtan …
İşte ellerim, hiç çalışmadılar …
Cehennemde kızgın kömürler için,
İşte ellerim, hiç çalışmadılar …
İşte kalbim, boşuna çarpmış durmuş …
Calvaire• dikenlerine kanasın diye,
İşte kalbim, boşuna çarpmış durmuş …
İşte ayaklarım, aylak gezginler …
Lütfunuzun çığlığına yetişsin diye,
İşte ayaklarım, aylak gezginler …
İşte sesim, yalancı ve boş gürültü …
Ettiğim tövbelerin sitemlerine,
İşte resim, yalancı ve boş gürültü …
İşte gözlerim, birer hata meşalesi…
Dua gözyaşlarını kurutsun diye,
İşte gözlerim, birer hata meşalesi …
Eyvah Siz kurban ve af Tanrısı …
Hangi kuyu bekler nankörlüğümü?
Eyvah Siz kurban ve af Tanrısı…
Kutsallık Tannsı, korku Tanrısı …
Suçumun karanlık uçurumları,
Kutsallık Tanrısı, korku Tanrısı …
Siz, barış sevinç ve mutluluk Tanrısı …
Bilgisizliklerim, bütün korkularım,
Siz, barış sevinç ve mutluluk Tanrısı …
Siz her şeyi, her şeyi bilirsiniz …
Ne kadar yoksul biri olduğumu da,
Siz her şeyi, her şeyi bilirsiniz …
Ama neyim varsa sizin, bilin bunu da!
Paul Verlaine
Calvaire: lsa’nın Çarmıha gerildiği tepe (Ç.N.)











