insan ne taştan, ne tahtadan, ne ottan,ne buluttan yaratılmıştır;insan kelimelerden yaratılmıştır;seslerden, susmalardan, imalardan:konuşmaktan, konuşmaktan, konuşmaktan… insan gülmekten, ağlamaktan,sabah akşam hem kendine, hem Tanrı’yasebepli, sebepsiz yakınmaktan,mızırdanıp durmaktan yaratılmıştır. korkulardan, kuşkulardan, kuruntulardan;biraz umuttan, biraz tutkudan, bolca rüyadan,onmayan, uslanmayan meraktan,azıcık akıl, azıcık fikir, azıcık izanve çokça duygudan yaratılmıştır; bir çuval bilgiden, bir atım bilgelikten,icazetli ve icazetsiz bilgiçliktenve körlükten, …
Tag: Cahit Koytak
Şub 23
Anka
dikkat et a ruhum, dikkat et, dikkatşairler yerce bir sözü,göktenmiş gibisatmak istediklerinde, onu kanatlarının büyüklüğündenyerde konacak yer bulamayanZümrüdüanka gibigöstermesini iyi bilirler, iyi. Cahit Koytak
Şub 23
Nuh’a Gemi Resimleri
ı gençtim şiire hevesim vardıbüyük sözlerden utanmıyordum henüzalnım kırış kırıştı daha o yaştabir nalbant çırağı kadar sıkıntılıydımatların toynaklarını yonta yontaçöl gemileri yapıyordumuçan gemilerbej üstüne lacivert duygularbırakan ruhumdayelkenlerine su renginde atlar koşulmuşiçimizin karanlığından türemişsayısız hayaletinmağripli cinlerin isimsiz ifritlerinkum üstünde iterek yürüttüğücan sıkıntısı ve boğuk neşidelerle yüklüsahra gemilerikaleleri yıkanşehirleri ehramları yutanşiir sefineleri… ıı eğilip taşgemiden bakıyorum şimdibozbulanık …
Şub 23
Eskiden
Kucaklaşmamıznemli bir toz bezininnadide bir vazoyu kucaklaması gibi sessizve ihtiyatlı oldu. Oysa kavuşma anlarındakıvılcımlar çaktırır,alevler çıkarırdık eskiden… Cahit Koytak
Şub 23
Ben Yokum, Beni Karıştırmayın
Odalar dolusu kitap, bunca basılı kâğıt…Akıl ve selüloz karışımıHamurdan yoğrulmuş kafalarınız;Mezarlarınıza kapanmış vıdı vıdı konuşuyorsunuz,Vıdı vıdı vıdı vıdı vıdıKurtların, böceklerin çeneleriyle; Melekler perçeminizden tutuncaya kadar daKonuşacaksınız… Ben yokum, beni karıştırmayın;Kulaklarımı balçıkla sıvadım ben,Kafamın çatlaklarını, kalbimin deliklerini deDualarınıza, âminlerinize… Vıdı vıdı vıdı vıdı vıdı vıdı…Bunca sözü nereden buluyorsunuz?Ne kadar çok şey istiyorsunuz,Ne kadar çok şey biliyorsunuz,Mezar …
Şub 23
Annemin Başucunda
annem yüz yaşını birkaç yıl geçti;bir buçuk yıldır da, upuzun bir rüyadakanatlarını deniyor,katılmak için tanrıya dönen göçmen kuşlara.yalnızca sütünü içmek, ilaçlarını almak,bazen de kısa repliklerini fısıldamak içingirip çıkıyor oyunlara. bu tarafta mı, öteki tarafta mı geçtiğibelli olmayan bir uykudadünyanın en güzel, en sevgili yüzündedünyanın en güzel, en ışıltılı,en çok acı, en çok mucize görmüş gözleri… …
Şub 23
Yüreğe Yapılan Dövme
yıldızlar, göz kaş ederek olsunseninle konuşmak istemeseler,niye o kadar uzaktan göz kırpıp dursunlar sana? bulutlar, yüreğinin terennümlerine ses katmak istemeseler senin,yağmur olup da niye insinler yücelerden? ağzından çıkanı uzaklara, onca yolu tepip deta buralara niye gelsinler? sen sözün açtığı yarasın varlıkta,ey insan, ey insan kalbi,sen yaraların en derini, en kızılı, en güzeli,en tatlı tatlı kanayanı!sen, …
Şub 23
Ağaca, Rüzgâra, Yağmura Poetikaları Sorulsa
Badem ağacına, çiçeğinden sual olunsa,“Baharı bekleyin ve bunu saka kuşuna sorun!”diyecektir. Yağmurdan kendini anlatması istenecek olsa,“Tohum olun ve bunu toprağa sorun!”diyecektir. Bir kayadan bilgi sorulsa, suskunluğuna dair,“Kulaklarınızı tıkayınve bunu kalbinize sorun!” diyecekve tutup daha derin bir sessizliğe gömülecektir. Şairden de konuşması istenecek olursa, şiiri hakkında,kimi şair saatlerce, belki günlerce konuşacaktır size.İyi olan da budur belki. …
Şub 23
Yüreğim Parmağımın Ucunda
Yüreğim parmağımın ucunda Ve dokunuyorum onunla senin Kiraz dudaklarına! Hissediyor musun sen de, Ben tam bunu yaptığımda, Sarhoş bir gök taşının Dünyayı sıyırarak Kayıp gittiğini tanrı’ya? Yüreğim elimin ayasında: Okşuyorum onunla Elma yanağını senin, Çeneni, saçlarını! Hissediyor musun sen de, Ben tam bunu yaptığımda Dolunayın buluttan sıyrıldığını Ve avuçlarımıza sığacak kadar Küçüldüğünü, evrenin? Yüreğim kulaklarımda: …
Şub 23
Çocuk ve Zaman
I tam bir balerin gibi değil, değil de hani,kum tepesinin çevresinde parmak uçlarına basarak dönenbir hortum gibi giriyorerken çocukluğun peşindensahneye, sessizce, Zaman; yeterince hızlanınca duruyormuş gibi gözükebiliyor göze;ama, bize hissettirmeden sahiden yavaşladığı da oluyor bazenve bir ileri, bir geri, yerinde saymaya başladığı… böyle yaparak, fani ve hüzünlü olana alıştırmak istiyor olmalı bizi;hokkabaz gibi hoplayıp zıplıyor …