I Tanrıların isimlerini tekrarlamam, ölümü geciktirmiyor.Kemiklerimi, adak testimin yanında kıvrılmış buluyorum.Ve şekilsizliğimi unutmaya çalışıyorum.Nereden geldiğim biraz önemliOrada kalsaydım daha mı az titretecektim mermeri.Yüzünü tanıyorum büyücümYaşaması gerekmiyor ellerimin Yalnız gideceğim orayaTanrılara ağlayacağım bu defa–Tanrılar ağlanmaktan yorgundur oysa–Boşluklarının, olmayışlarının sıkıntısını anlatacağımSusacaklarSoluksuz nasıl yaşanır sırlarını fısıldayacaklarYaşanır mı büyücüm II Işığı yetmiyor gözlerininSadakatini anlatmayaYoksunYokluğun anlam bulmuyor yakarışındaÇocuksuz olmalısınKemiklerin yetiyor …
Tag: Bejan Matur
Şub 23
Ömürsüz Mavi
Seni ben uzun uykulu bir vadininSessizliğinde buldum.İçine kapanmış bir kayanın dilsiz koyuluğundaVe serinliğinde gövdeyle taş olmak arasındaki kararsızlığınDüştüm benÇırılçıplak düştüm aşka. Beyaz olmak meleklerin elleriyle okşanmaksaOkşandım ben Melekler okşadı ve inceltti tenimiRuh kattı Aşka gitti.Aşkın buruk yalnızlığına.Sanıyordum ki benAşık olursam. ruhum uçacak.Sanmakla kalmadıUçtu ruhumVe bir kelebeğin mavi kanatlarınaGizlendi.Bir kelebeğinÖmürsüz mavi kanatlarına. Bundan böyle bir aşk …
Şub 23
Kürtçe yazmaya devam edersem belki sesimdeki, şiirdeki sızı sahiden azalır bir gün
Son Dağ ile altı yıl sonra şiir okuruyla buluşuyorsunuz. Bu altı yıl nasıldı? Şiir, yani, sizde zamanla değişen bir şey mi? Her şairin bulduğu bir dili vardır, o dili kurana kadar geçirdiği süre arayışla geçer. Benim de öyleydi. Kitaplarımda yer alan dili bulana kadar yüzlerce defter yazdım. Ama aradığım şiirin o olmadığını çok erken yaşta …
Şub 23
Şapka
Seyit Rıza ve Dersim’e Dün buradaYaşlı bir adamBir şapka istedi.Sabah vakitsizVe erkendi.İnce elleriVe yitirdiği görkem içinTarihte yerini alacak olan.Kim kaybedecek belli değilHangi mağaradaHangi meraklı gözler?Ve açlıkBir bilinç gibiHiç unutturmayan kendini. Dün burada bizden çalınmışBir gizi fark ettimEl ele ölüme gidenBir baba ve oğul.‘Oğlumu benden önce almayın’ diyenYaşlı bir adamın bakışlarıKaranlıktaVicdan gibi. Şimdi buradayımDağların yüzü gülüyorYankılanıyor …
Şub 23
Süren Harfler
Hançere dalmış bir çocukHarflere bakıyorKadere bakıyorElleri cebinde.Adı Muhammed‘Ne düşünüyorsun’ diyorum‘Kur’an’ı düşünüyorum’ diyorSüren harfleriVe kanı. Bejan Matur
Şub 23
Eskiden
EskidendiKelimelerin kalbini açar bakardım.EskidendiUçar üzerinden bozkırınÇocukluğa giderdim. Yine giderimAnnenin yüzü hâlâ masumHâlâ acılı bakışları. Ağlamak içinKalbimi ağaçlara bağladığım zamanlarOrmanların derinlerindeYaprakların açılmasıVe konuşmasıEskidendi. Sonra kelimeler geldiVe oturdu karşısına kalbinGitmedi. Bejan Matur
Şub 23
Geçmişin Yükü
İnsan hep başlangıca inanıyorAnnenin dokunuşuVe ilk solukBir el saçlarda gezinirkenŞefkatli bir yürekÖyle sanıyor dünyayı.Rüzgâr esecekVe taşıyacak çocukluğu,Senin bildiğinDokunduğun rüzgâr.İnsan ilk olana inanıyor hepKoşarak bulduğumuz kapılarKapanmadan dahaBir ışığın aydınlattığı ev,Geçmişin yüküOmuzlarımıza çökmüşVe bırakmışsın beni çoktan.Hiç tutmamış gibiBırakmışsın beniHiç tutmamış gibi. Bejan Maturaşk/olmayan
Şub 23
Hangi Sözler
Kelimeler sonsuzluğun kanatlarıdırYaklaşır ve uzaklaşırlar kalbe. Şimdi kim kapatacak açılan kalbiHangi sözler?Harflerin yorganınıN’olurÖrtÖrt üstüme. Bejan Matur
Şub 23
Bozkırda
BozkırdaTepelerinküçük kız çocuğuBüyümüş ağlarkenRüzgâr son kez kesiyor yüzümü,Kalp incinmiş‘Hiç iyi değilim’Dediğimde benDuysan keşke! Bejan Matur