GeceCamlarda damlalarBir kadınSolgun bir çiçek Yalnızlıklar içinde Kapısı kapalı perdesi inikAyak sesleri gelir geçerRüzgâr sırılsıklamSon kadehini içerBasık tavanlı bir meyhanedeYalnız adam Sırtında gelinlik elbisesiYirmi yaşında baharMenekşeler hercaiIşıklar bir söner bir yanarHavada buram buram leylâk kokusuAvuçları ateş içinde Her adımda çamurBu karanlık bu yalnızlık bu yağmurHele bu kadınHer adımda çamurBu karanlık bu yalnızlık bu yağmur GeceRüzgâr …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Sevgili Arkadaşım
1.Gözlerinin rengi gibiYüreğinin rengi gibiSaçların da kendi renginde Ama ben, ellerini gördüm önceToplayan, düzelten, onaran elleriniDokunduğuna soluk aldıranTelâşlı, usta, sevecen ellerini Geç anladım ve inandımHer gün daha çok inanıyorumEllerin, güzel işlerin karıncasıEllerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak 2.Yüzünün rengi gibiDudaklarının rengi gibiSaçların da kendi renginde Ama ben, özverini gördüm önceİçinden çavlan gibi dökülen özveriniHep koşan, yürümeyi …
Şub 23
Liman
Güçlü fırtınalarda direkleri kırılmışGemiler bize sığınır — bulduk sanırız. Görmezler. Varsa yoksa uzaklar —Onarırız. Giderler, kalırız. Sonra gecelerde: Bu son olsun, sonGönderme — Engine yalvarırız. Sonra büyür daha daKorkunç yalnızlığımız. Behçet Necatigil
Şub 23
Bahar Hastalığı
Şimdi katar katar trenler Anadolu’daBahardan bahara dolaşmaktadır.Biri Sivas’tan kalkar, biri Malatya’ya varırGurbetçiler Ardahan’dan, Posof’tanYayan yapıldak dağları aşmaktadır.Bilmem bu delişmen sevda içinde halimNereye varır. Nereye varırsa varsın umurumda mıHiçbir şey tutamaz beni artık.Ne iş ne güç, ne çoluk çocukBir su ıslatır, bir sıcak kuruturDenizlerde gemiler göklerde bulutlarPırıl pırıl sevdalardadır çağımHiçbir şey tutamaz beni artıkBu bahar, bu …
Şub 23
Bilinmeyen
O ki bardağa dökülen şaraptır(Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır). O ki sabah erken bir bahçedir(Çayır kokusudur, serinliktir, muttur). O ki esen yeldir kar erirken(Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır). O ki içilen sudur kana kana(Özlemdir, doymayıştır, kardeştir). O ki bir yüce ırmaktır akar(Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir). O ki maviliği belirsiz denizdir(Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür). O ki bir ince …
Şub 23
Özlem
Özlemi indirdik falezlerden, yüreğimize ellerimizle. Gecenin karanlığı6 yürekten gelen ışıkla aydınlandı.ve her yer gündüzve özlemlerimiz indirdiğimiz, sevgimizin tam ortasına. Bin öykü yaşamış özlemimiz küsmüştü ki tüm insanlığa bir el verdik. elimizi tuttu. aşağı indi. aşağı indi çünkü çok yukarıdaydı. çünkü biz çok aşağıdaydık. uyuyabildik özlemimizi hissedemeden günlerce. biz çok aşağıdaydık ve o çok yukardaydı. özür …
Şub 23
Küskün
bu gece susmaya gelsem sana sıcak bir düşün terineayaz yedim bütün günbana şarap versenkırmızı pembe beyaziçimde küskün bir çocuk varusulca örtsen üstümü gözlerinle Zeynep Uzunbay
Şub 23
artık kalbim yok
artık kalbim yok ağladığımda sanadüşündüğümde seni artık kalbim yokseni anlatırken birilerine, atmıyor kalbimatmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımdaistediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetinefırlattım attım doyursun karnını diye bir sokakköpeğinesuda sektirdim bir kiremit parçası gibive bekledim batmasınıbekledim batmasını yanan bir geminasıl ağlayarak denize dökülürse istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!artık …
Şub 23
Yarın Gece
Yarın gece gideceğim bu kentten Bir ırmağa yolcuyum sular çekiyor beni Yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok Sayılmazsa göğsümden düşen kuş ölüleri Sözüm yok işte yüzüm işte akşam Sesimde anıların sessizliği İçimde acıyla yürüyorum yolları Çoktandır yolumu ayırdığım bu kentten Yorulsam da bir daha binmem o trenlere Kimse karşılamasın istasyonlarda beni Kuşsuz bir kent gizli uzayan …
Şub 23
bir şair bisikletle
yeşil otlar tartarken ovadaki rüzgarıbir yağmur otobüsünden bakıyorduk dışarıtepeyi irkiltti geçti biri gencecikbiz sandık ki o tepe değiştiya da biz sandık ki o tepe değişti bir şey oldu ilk aşkın gözleriyle bakılan kahveler soğudu yorgun bir kuş bittibir çömlek kurutuldu bir tırtıl küçümsendiherkes dirseğiyle yanındakini: neydi o neydiiçlerimiz büyük bir yudumla susturulmuştu sanki yeşil otları …