Kime ne desem Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum Düşünmeden biliyordum deniz ılıdı Dökülen çelik katı Yürüyenler yan yana Yüzümü güneşe dinlendirsem Dağın dağ olduğunu bilsem ovanın ova ağacın ağaç Kurtulurdum Çok köprülü sular gibi git git bitmedi Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum Saat sekizi geç vurdu Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna Düşünmeden biliyordum …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Anlamlar I
yalnız bir hata mı, sarsak adımlarıyla hayatı yürür hayat da yürür, dil ağır prangasıyla sürüklerken hayatı kuytu bir gül yaprağına sinmiştir, ne gam söz eksilmeseydi, yangın nereden nerelere yürür akşam koyu bir hatadır, telafisi üzerimize yürür gündoğumu ayrı şölen, her dilde ayrı yürür yalnız bayancı yabancılaşmaz, alışmak ağır ölüm ölüm gelir, her seferinde başlangıca yürür …
Şub 23
Bir De Beni Ekleyin
hatalarımızı çıkarsak geriye ne kalır hayatımızdandokunulmuş yerlerimizde soğuyan sevinçli yaşamlar mıhiç solmayan çiçeği görmüş müdür hai-kai ustalarıve dikenlerini içine büyüten bir gül kimin kanayanıdırbir de bunu ekleyin neden yorgun akşamları giyindik her sabah üstümüzeaktar ölçeğinde mi incelir hüzün, sarraf nezdinde mioluksuz bıçaklarla sevişen kaçıncıda ölürve kısa pantolonlu bir çocukluğun dizleri neden hep kanarbir de bunu …
Şub 23
Suçlu Şiirler
2. Nerede nasıl oldu. Deniz gören yüksek bir yerdeBelki de ilk günde Yanağında cıvıldayan renkteBazan yapmayı düşündüğümüz delilikte Ta o zamandan belliydi amaKendi elimizle çekmiştik duvarları aramıza Biraz harap da olsa duvarlar duruyorDün, silindir geçti üstünden bir çiçeğinBugün yine açıyor Demek ki kalbinin çevresinde kalbim dolaşıyor Süreyya Berfe
Şub 23
İntihar Bir Yaşam Biçimidir Sevgilim
( ”o” geceye) Saçlarından dudaklarına giden uçurum…düşsemkaç ışık yılı yeter varmaya? O gece vapurlar intihara meyilliydi sevgilimhalatları boynuna geçirimiş yağlı urgan gibibekliyorduKadıköy iskelesindeiskemlesinevurulacaktekmeyi SahiKız Kulesi vardı.Boğazın dudak payına düşerken benüzerine sıçradı şiirim Oysarakı içebilirdik delirene kadar hep birliktesen,ben,kız kulesi. Gözlerin marmaradan daha derindi sevgilimve ben sarhoş bir şamandıra sallantısıydım O geceKız Kulesi karaya vurdubilir misin …
Şub 23
Git
Git. En fazla hırçın kayalarda parçalanır teknen,kalbimdeki fener söner. Ah şairdir bütün fenerciler.Kaza süsü verilmiş bir intiharla içini çekerfitilin ucundaki alevi, tedavülden kalkmış bütün eski fenerler.Git. Biliyorum her aşk uzadıkça boğucudur.Alışkanlığın tene ağ attığıbir açık deniz sayıklaması olunca sevişme;esriticidir sislerin ardından seslenen Sirenler. Peşinen kayalara oturacak biliyorsun teknen gitsen,gitmesen ölü bir balık olarak kıyıya vuracaksın. …
Şub 23
Dün Gece O Sokaktan Geçtim
IEller, eller –eller uzanır gecedesenden. Bir sıcaklık yayılırtürkülerindebilinmeyenlerin.Unutabilirdim de. IIİlk karı bekliyorum gecedesenin sıcaklığından uzakPencereleri düşünüyorum,yağmurlu günlerimizi,seni. Başka rüzgârların insanıikimiz,başka dağlardan esmişizbir güne. IIISislerin ötesinde olmalısın,sisli gecelerin ötesinde.Bilmediğin bir İstanbul düşünde,bir türkü anlamadan dinlediğinsonra bir mavi yaz gecesimavisini yitirmeyen. Uykun gelmiş olmalı sevmekten,yavaşça yağmura dokunmalısın:bir şehir ki şimdi uzakta bizden,bir nehir, bir dostaynı gün sevip …
Şub 23
Son Gürlük
Trabzon hurması ağacına döndümTüyüm tüsüm döküldü, yapraksız kaldımYine de meyvaya duruyorum bu cıbıl halimleTepeden tırnağaTuruncu turuncuKütür kütürBu benim sonbaharımBu benim son gürlüğümdür Can Yücel
Şub 23
Şairin Şapkası Konuşuyor
Beni burdan alın, yalvarırımBirer yangın yeri saç dipleriBeni burdan alınSalkım salkımÜzüm gibi cümlelerAltında ayaklarınKaynıyor kazanlarda şıraKesik başlar atılmışAlevlerin ortasına Beni burdan alınBir kurt gibi bu adamınParlıyor gözleriAteş vurdukça kafatasına Nefesi lav borusuSözleri mağmaBu baş patlatmalarlaSaçılacak dört yana Beni burdan alınBirer kılıç darbesiKaderin her çizgisiAlnında bu adamın Beni burdan alın, bu başınŞakaklarında zonklamalarTimurlenk ordusununNal sesleri var …
Şub 23
Yarısını Dinlediğim Bir Masal
Haydi bir sayfa daha çevirelim denizden,üzerinde beyaz yeleli aslanların dolaştığı bir sayfa –Bu kez gerçek bir olayı anlatıyor eski masalcı,gözlerinde gene binbirgecenin ayartıcılığı,sesinde uzaklıklar, deli rüzgârlar,körkuyular, yolculuklar, kervansaraylar.Çiçekler çizen, onları renk renk boyayanbir ressamın son günleri anlattığı.Birbirine karışıyor sözlerle görüntüler:O uzun yürüyüş, okunaksız bir yazıyla yazılmışmektupları andıran kalabalıklar,hastaların yüzlerindeki acı.Her yolcu gibi, nereye gitse,sılasını yüreğinde …