Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki…Uçurtmayı seviyorlar sözgelişi,Bir havalandı mı uçurtmalarıDaha da güzelleşiyorlar.Maviliklerde gözleriÖzgürlüğü yaşıyorlarUçurtmalarla birlikte. Koparıp da iplerini heleBir kurtuldular mı ellerinden,Öylesine seviniyorlar ki,Gidiş o gidiş, bile bile… Kızalım mı umursamayışlarına?Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta.Onlar da birer uçurtma değil mi? Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı,Alıp başlarını gitmediler mi?Gözümüzden bile esirgedikHangi birinin ipi kaldı elimizde? Rıfat Ilgaz
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Melek
Dün gece düşüme bir çocuk girdi..Nurdan zırh giymişti..gülümsüyordu.. Adını sordum; “Yaser” dedi.. Nerelisin dedim? “Filistinli “ dedi.. Yüzü ekşidi..dudağı büküldü..ağlamaklı oldu.. “Nerden geliyorsun?” dedim.. “Cennet-i Ala’dan” dedi.. “Hüseyin,Hasan,Kasım,Abdullah.. kanat çırpıyoruz sabah akşam peygambere doğru.. O Sevgilinin bahçesindeyiz, seviyor okşuyor bizi.. kucağına alıyor..yuvarlıyor, oyunlar oynuyor bizimle..” dedi.. bizi sordu mu dedim? Gözleri doldu cevap verirken.. “sordu” …
Şub 23
ürkek bir anı oldum
-I- hep akşamı tutar günlüklerinde yitik çocuklar, bir kızın vücuduna serptiği ışıklarda sabahı bulmaya çalışan bir cesur çocuk da çıkar kimi zaman. (o’nun çığlığa çalan susuşunda, seviştikten sonra bacaklarını karnına çekip oturuşunda, kalkıp perdeyi aralayışında) boşunadır çabası, bir cesur çocuk olarak adı hayatın yanlışları üzerine kurulmuştur ve hiçbir şey yanlışlardan daha iyi anlatamaz o’nu. her …
Şub 23
Geriye Kalan
Bir anahtar verdindi banaKabaran yüreğimi bilerek. Kullanıp durdum onu gönlümce, Aşkıma kenar süsü diyerek; Aşındırdım dişlerini zamanla. Geriye ben kaldım işte. Yalan olur sevmedim dersem; Ama yolcu yolunda gerek. Ey ömrümün uğuldayan durağı; Yanlış hesaptan dönerek, Benli günlerini sil istersen. Geriye sen kaldın işte. Metin Altıok
Şub 23
Hala Koynumda Resmin
Sımsıcak konuşurdun konuşuncaırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hâlâ koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya dağlar yarılır ırmaklar kururdu bulutlar çökerdi yüreğime Hâlâ koynumda resmin Gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet çiçekle …
Şub 23
Hatırlama
Sen akşamlar kadar büyülü, sıcakRüyaların kadar sade, güzeldin,Başbaşa uzandık günlerce ıslakÇimenlerinde yaz bahçelerinin. Ömrün gecesinde sükun, aydınlıkBoşanan bir seldi avuçlarındanBir masal meyvası gibi paylaştıkMehtabı kırılmış dal uçlarından Ahmet Hamdi Tanpınar
Şub 23
Aile
Sağ çıkıp günlük savaştanEvin yolunu tutmuşum Yemek yedik, çocuklarım uyudu İniyor üstüme yavaştan Allah’ın bembeyaz bulutu Kederlerimi unutmuşum. Hayatta olduğuma Seviniyorum şimdi Kavuştum çoluk çocuğuma Koltuğuma uzandım, rahatım Kahvem içime sindi Başladı gecelik saltanatım. Behçet Necatigil
Şub 23
Aile
Saatin on biri çalmasından sonraydıGördüm ev halkının dağıldığını birer birer Bilmem soyunmaya mı gittiler Bir zaman sonra hepsi uykudaydı Baba yaşamadaydı geçmiş zamanı Bir pencere açık dururdu düşüncesinde Bir kadın eşsiz elbiselerinin içinde Ne uzun zaman sevmişti onu Çocukların derdindeydi anne Biricik umudu çocuklarının Çekirdeği değil mi onlar dünyanınDalmıştı bir derin uykuya öylesine Yaşanacak bir …
Şub 23
Nişanlılık
Hangi birini anayım,Buluştuğumuz kumluk, uzak iskele. Her yerde bir başkalık. İlk defa gelişimiz el ele. Sonra bir gün, kalabalık Beyoğlu, Girdiğimiz dükkânlar, güler yüzlü satıcı. İkimizi yanyana oturtup Resmimizi çeken fotoğrafçı. Rüzgâr dinmiş, ağaçlar dinler gibi. Gün batarken o sakin sonbaharda; Akşamları dolaşmamız Kolkola Mühürdar’da. Bir adam sokak fenerlerini yakar, İncecik vücudun vücuduma dayanırdı. Her …
