Ben eski zaman âşığıyım Sevda çeker düşünürüm ağlarım Bazen tilki kadar kurnaz bazen akılsız Bazen çocuk gibiyim bazen bakakalırım. Herkes âşık olur sevdalanır Bir yolu var gönül çekmenin de Benimki sevda değil ateşten gömlek Bir kor düşmüş ışıl ışıl yanar içimde Ama ben eski zaman âşığıyım Sevmek kadar kanatlanmak da gelir elimden Gece hayalimde gündüz …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Beşiktaş Tramvayı
Bahçemdeki dut ağacıvurdu ince dallarıyla penceremin camına,bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni,bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana. Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane.Almışım parmaklarını ellerime,Beşiktaş tramvayında giderim yane yane.Terzi Adem, berber Ali,dikimaneden Emine teyzeve Makbule.Üç sarışın birader,Kapalıçarşı terlikçileri.Bir küçücük simitçi çocuk,levent bir hizmet eri. Hep iyi insanlar bunlar.Dert yüzü görmesinler.Eksik olmasınlar.Vatman ağabeyimiz de eksik olmasın.Her akşam böyle götürsünler seni …
Şub 23
Ben Sensiz Burda
Yaslanıp omuzuna geceninsabahı karşılar gibi,ama dünyaya günaydın diyemeden. Yatar gibi çimenler üstünde,ama çimenlerin kokusunu alamadan. Koşar gibi denize doğru,ama denizde kulaç atamadan. Uzanır gibi bir çocuğun başına,ama çocuğun başını okşayamadan. Tırmanır gibi gürbüz bir ağaca,ama ağaçtan bir meyve koparamadan. Kavuşur gibi eski bir dosta,ama eski dosla kucaklaşamadan. İş başında türkü söyler gibi,ama sesimi ben bile …
Şub 23
insan yürüdüğü yola benziyor
İnsan yürüdüğü yola benziyor,günlük defteri oluyor gözleri.Okunuyor, nasıl bir yağmur yağmış hayatınave nasıl bir kar. Örneğin, bir düş yüzünden hapiste yatmışsanız eğer,yılların ördüğü oya gibi bir iz utangaç bir tavırla içinizi beziyorve kamçı izleri gibi esaret günlerinizyüzünüze vuruyor. İnsan yürüdüğü yola benziyor.Eğer yüreğiniz aşk tınılıysa,aşk kokuyor üstünüz başınız. Metin Cengiz
Şub 23
Annemin Yüzünü Hatırlıyorum Bunaldıkça
Kalbimde yeise yer yok, leylaklar sarkarŞapkamın kenarından, akşamüstleri kahırDolaşırım habire sokaklar kalbime çıkar Nasıldır acının kalbine damlayışın söyleAcısuyu gelir gibi ağzına sunturlu bir sözünAçılacağın bir deniz de yok senin, yürüsenPeşinden gelir arsız kahırAnnenin yüzünü hatırlarsın bunaldıkçaAnnler, Allah gibi ancak bunaldıkça hatırlanır Uğrak kahveler bulamazsın, birkaç aşina yüzYalnızlık heryerde yalnızlıkSıcak bir bardak çay, heryerde çaydır Ihlamur …
Şub 23
Beni Dünyaya Çağırma!
Beni dünyaya çağırma; ona geldim fenâ gördüm.Demâ gaflet hicab oldu; ve nur-u Hak nihân gördüm.Bütün eşyâ-i mevcudât; birer fânî muzır gördüm.Vücud desen, onu giydim; ah! Ademdi, çok belâ gördüm.Hayat desen, onu tattım; azab ender azab gördüm.Akıl ayn-ı ikâb oldu; bekâyı bir belâ gördüm.Ömür ayn-ı hevâ oldu; kemâl ayn-ı hebâ gördüm.Amel ayn-ı riyâ oldu; emel ayn-ı …
Şub 23
Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim;O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle. İstanbul benim canım;Vatanım da vatanım…İstanbul,İstanbul… Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;Servi, endamlı servi, ahirete …
Şub 23
Belki Afrika Menekşelerinin Kokusunu Duymuşum
Kim ki sabahın bakirliğine tanık olurVe gümüş bedenini yıkar saf suyundaSerçelerin cik ciklerini toplar ve özenle süslerYüzünü sevgilisininElbette birşeyler gizlidir yüreğinin derinliklerindeVe elbette o şey öksüzdür.Belki uyku ellememiştir onaKorunmuştur şeytanın sakallarını sürtünüşündenHırsızlama bir güne başlamamıştırGün kutsaldırGeçmiştir çömezlik demleriniYetkin bir dileyiştir görkemli aynaların arkasında kalanSırrın ve ifşaanın kendisidirBütün erdemleri adına peygamberlerinVe kitabın.Gülecektir, lakin kuşlarını ürküterek gidenlerinBedenlerinin …
Şub 23
Gece Onu Beklerken
ben onu beklerken gece, gömüldü içimeşiir buğusuyla puslandı kalbim aydınlığı getirde melekler pencereme ben onu beklerken gece, kuş sesleriyle süslenince sokaklar bir nehir gibi aktı kalbime olup bitenleri farketmediler ben onu beklerken gece, tinerci bir çocuk sığında koynuna kalbinin melekler şefkatle ayışığını örttüler üstlerine ben onu beklerken gece, bir sinsi yağmur zehir gibi karanlık ve …