Tabiata çıkıyorum Göğsüm bir müzikle Vuruyor ritmini Dinliyorum hüznünü sendeki güzelliğin Başımda fırtına bir taç Unutulmuş padişahlıklar İpiri gözleriyle uyanıyor Şu gündüzden kalan mesele Bir hatip bir kuruntu Rutubet ve ukalalıklarla dolu bir debdebe Başını koyduğun yastık Bir yılan sürünerek geçmiş gece Hadi bir sonuç yaz bir teselli uzat Göğüs ağrılarına çırpınışlara Korkulara Ve bir …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
ben dirimle doğrulurken
Sis boruları ötmeğe başladı yavrularŞimdi oradalar – Aşk delice kımıldamalı yatağındanSen bir yıldız kaymasıyla yatağındanÜstüne alevleri alarakKemikli bir aşk gencinin kollarından tutarakSen kanın damarlara tutunamadığı anlardanBeni karnınlaBir göz boğuşmasına daha kandırarakBul içe kapanık hayvanlarımı yalvarmalarınlaÜzülmüşBelki dünya ile horlanmışım Ansızın çık oradan görün oradaBu siyah basmış kara akar deme –Başka olmalı gövdemi denetleyişin aşka hazır …
Şub 23
Koca adam
Koca adam..Kocaman adam..Nasıl da güçlü.. Dağ gibi.. Vursan devrilmez.. Saçlarını okşuyorum..Küçük bir oğlan çocuğuna dönüşüyor gözleri..Kaldırıp başını , bakıyor yüzüme usul..Ellerimde anne kokusunu kokluyor biliyorum.. Koca adam..Kocaman adam…Kollarımı açıyorum.. Sarılmak istersin biliyorum..Biliyorum, başını saklayıp koltuğumun altına ağlamak istersin..Yüzüme bakıyorsun.. Ağlamasın diye kocaman açtığın gözlerle..Omuzlarını çekip “ıı ııhh” diyorsun..Dönüp arkanı çekip gidiyorsun.. Koca adam..Kocaman adam…Biliyor musun …
Şub 23
bir gecelik yol
ben hiç türkü bilmezdim yol öğretirmişben bilmem ayrıyam dememiştim hiç ayrılmamıştım yoldan ve hiç yârdan öyle sanmışım, bu yol anlatır gözümü kırpmadan günümü görmüşüm görmüşüm her gecenin sonunu, türlü oyunu bir gecelik yolda kendi rüzgârımla esmişim şimdi uykular bir başka, türküler eskiden bi uyurdum aynı ağrı uyanırdı göğsümde şimdi ur gibi kurşun gibi kazımadan kapanmıyor …
Şub 23
Asiye severim seni öldüresiye
Senin gözlerin mavi, yeşil, kara. İndir onları yere, bakma sakın hayata. Senin ellerin güzel Asiye, parmakların ipince. Severim seni ama olmuyor bulaşıklar kalınca. Asiye severim seni, sen bana hayat verdin. Bana yemek verdin Asiye, suyumu elinden içtim. Çocuk verdin bana üç demedin, beş demedin. Elbet vereceksin Asiye, lafımı iyi belle! Ben seni karım ettim. Seni …
Şub 23
Aradaki sızı
otuzuncu kattan düştü gülümseme halkın ortasınaotuzuncu kattan bakıyorum burası çok fazla ankaraağır havalardan ağdalanan ağır ağır dağlananotuzuncu kattan manzara çok fena çok can aldıcanımı sıktım mesela masada oturan vıdıvıdılaracanımı sıktım bıraktım üzüntülü kırlarakıyamadım sesindeki sessiz sevincekıyamadım ve dedim ki hadi şimdi adalara gidelim gitmek birikirse bir adamın içindeiki de bir homurdanıyor deniz dalgaların göğsündeaçılmış yaraya …
Şub 23
Hz. Ali’ye Mektup
sen belki tanımazsın ama ben senin için ölürüm!sen beni tanımazsan ben zaten ölüyüm!bir Allah’a bir anneme sonsuz itimadım varherkes beni yarı yolda bırakıyor ya Aliherkes beni yarı yolda bırakıyor bu çok zor! sana bu mektubu pişirilmiş çamurun içerisinden yazıyorumağaçların otların ortasında yaşıyorumcayır cayır yanan bir orman ne kadar uzun yaşar?Allah’ım benim yanmayan yerlerimden yangın çıkaryanan …
Şub 23
Böyle Ol Böyle Söyle
Doğuyor çocuklarTürkiyede Cezairde Kenyada Eskimolar ülkesinde Dünya ne uzun Ne kısa Milyarlarca milyarlarca çocuk Geldi yeryüzüne Her birinde bir çift göz Baktılar yer-gök aleme Şimdi gözler Eğleşir eşyada İki kere milyarlarca gözle Baktılar nehirlere Yanyana akıp Karışmayan Tuzlu suyu tatlı suya Kuşlara Dağlarda dolanan kartala Şurada bir savaş var kan akıyor Şurada. İki kere müslüman …
Şub 23
Kader Hep Erken Zaman Hep Geç
İşteBu çok yakıştıYanakları boyar elmalı şeker ve şoklarıylaBu son acı Bülbülden kanaryadan geçtin Bile bile girdin – labirentinBir sır yüklendin – dörtnalAk çocukluğunAk gençliğin toprakları Zorluklar Daha çocuktunElini uzatsanDokunsan bozulmazdı hayaller Büyüdün ki yalanlar gayyalar İnsanKaderYayını kurmuş telaşsız şaşmaz avcın Seni aramadı Yerinden hiç kımıldamadıSen koş orda burdaTasalı mutlu yalanİşte son dönemeç son anı İşte …
Şub 23
Acılarıma da Kardeş Olur musun
Sıcak ilişkiler adına davet alıyorumBiraz kan ve ilik hızlandırıcı olarak Kardeşim dedimAcılarıma da kardeş olur musun Baltasını havaya kaldırdıYükselemezdi dahaSöyledim– Haydi acılar haydi az daha Dedim kardeşimOmuz başlarımdaki şu yaraOrmanların serin gölgesindeki papatya değilArif bir bilinçle yürürken olduYüce buyrukla AaahBu kadınlar kirletmişBaşları kara geceler içnde yolunarakZindanlar nasıl dayanıyor katran duvarlar Gebe karınların zonkuna Kardeşim dedimSıcak …