Kategori: Türk Şiiri

deliler gibi

birini sevecek olsam,yürekten sevecek olsam birini,tutamam dilimi,pattadan söylerim,onu deliler, deliler gibi sevdiğimi. yalnız ona değil, tutamam kendimisütçüye de söylerim hemen o sabahkapımı herkesten önce çalan.çerçiye, simitçiye, kasaba, manava…artık kim çıkarsa yolda karşıma. tutamam kendimi, tutamam kendimikurda kuşa da söylerim,ota, ağaca, taşa,rüzgâra, buluta, yağmura…kim çıkarsa, ne çıkarsa şansıma. ve bir defa sevince de,yalnızca bir tek kişiyi …

Devamını oku

Aşkla Sana

alnınıdağ ateşiyle ısıtanyüzünükanla yıkayan dostumseninuyurken dudağında gülümseyen bordo gülbenim kalbimi harmanlayan isyan olsunşimdi dingin gövdendeuğultuyla büyüyen sessizlikbirgün benim elimdepatlamaya sabırsız mavzer olsunbaşını omzuma yaslagöğsümde taşıyayım senigövdem gövdene can olsun söyle bana eyölümün açıklayıcı pervanesihangi yavru tek başına yiğittirhangi yangın bir başına söndürülürah herkes susuyorhiçkimse bilmiyor içimin yangınınıah herkes mi susuyorkalbimi kalbine bağladığım dostumah herkes mi …

Devamını oku

Yalnızlığımda

avazavazbağırsöz kuyuya düştümü çıkmazoradanorayasavrulan yaprakrüzgârı götürürçağrıldığı yere kulak ilk duyduğu sesi arargövde ilk dokunuşuavuçlarımda bir göz resmi varbana bakaryalnızlığımda Tuğrul Tanyol

zaman nedir? günler ne?

zaman nedir? günler ne?yaralardan bir yara… kalbimdir mâsivâyı tüketti, kendini savura savura…kalbimdir, arzulara tercüman;yara yok, görünmüyor,ama kan akıyor, hâlâ akıyor,tenimi kavura kavura kalbimdir, şiire dönüştügül yarası olup her yerde;aşklar kalkıp şimdi burdan gider deyaraya tuz vura vura… zaman nedir? günler ne?yaralardan bir yara… Hilmi Yavuz

eskil bir aşk öyküsü

boynumda yağmurdan bir kolye…ıslak taşlara oturuyorum bugünlerde…bir siyam kedisi ve ben… pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz…eski rus bir sevgilim vardı…başka birisini göze alamam bugünlerde…öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu…herşey önce çok güzel başlıyordu…sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun…ben seni portekizli bir korsan sanıyordum…sonra ortaya çıkıyordu eski bir rus soylusu olduğun…yelkenbezi fularını çıkarıp… …

Devamını oku

Diyarbekir Kalesinden Notlar

1. Varamaz elimAyvasına, narına can dayanamazken,Kırar boynumu yürürüm.Kurdun, kuşun bileceği hal değil,Sormayın hiçLaaaaal…Kara ferman çıkadursun yollara,Yarin bahçesi tarumar,Kan eder perçem Olancası bir tutam can,Kadasına, belasına sunduğum,Ben öleydim loooy…Elim boş,Ayağım pusu.Bir ben bileceğim oysaNe afat sevdim.Bir de ağzı var dili yokDiyarbekir Kalesi… 2. Açar, Kan kırmızı yediverenlerVe kar yağar bir yandan,Savrulur Karacadağ,Savrulur zozan…Bak, bıyığım buz tuttu,Üşüyorum …

Devamını oku

Rüzgarını Özlüyorum

Bırakıp gittiğin zaman beniDünya terk ediyor beniBir garip duyguyla öyleYapayalnız kalıyorumKısa sürüyor verdiğin esenlikKuşkular ikircikler içindeBaşlıyor bekleyişin işkencesiHiçbir yere sığamıyorumHele bir de uzadı mı arayışınUnutulmak korkusuyla tedirginTükeniyor kalbimin direnciAykırı sularda bungunBir çürük tekne gibiRüzgarını özlüyorum. Şükrü Erbaş

Estetik Monodram

dirimin inceliğini yazdığım monodram bittive içimdeki deniz çekildi kurudum tuzum hasret yığını sol boşluğum ferfecir yemen ellerine s a v r u l d u m yoluna kurban olduğum farkında değil miyim sanıyorsun ustaca gözlerimden çekilmiş zamanın ağında bilirim, gösteri balıkları yaşamaz artık çırpınış balıkçıl kuşlar için bayram sofrası bin kıratlık inciyi kaybederek yaşamak karada …

Devamını oku

Duygu Yaraları’ndan

*ah kafeslerdeki hayvanlaracınız ne kadar yabancı banabilseniz ne kadar uzak dilinizve canavarca. *gözlerimden ufak gözleri var kuşlarınellerimse onların ayakları gibiyürümek isterdim sevgilimin yolunda böyleçektiğim acıları hiç tanımadanbir selam bile vermeden. *kaybettiğim ne kadar çok şey varunuttum artık gülmeyiağlarken gülüyorum. bir sahtelik yok artık davranışlarımdadünya gözle görülen bir varlık değil artıkbir kuş gibi yakalandım uçamıyorumgönlümün dilediği …

Devamını oku

Dostları Olmalı İnsanın

Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanları gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığınDalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgara o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuylaHalatlarını çözmeliSeni çok ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilenDüşünmediklerini düşündüren Seni bir cambaz ipinde güvenle …

Devamını oku