Kategori: Şiir

İçinden Vapur Geçen Şiirler

Adem Erdoğan’a     hoşçakal vapur. Halim Yazıcı Şiiriçi Hatları Vapuru Nazım Hikmet vapuru deniz ile arasına dökülen asfaltı kırar ve özgürlüğüne kavuşturur salacak iskelesini batmak pahasına Can Yücel vapuru alaycı bir düdük çalar savaş gemilerine ki rakı şişeleri asılıdır can simitlerinin yerine Attila İlhan vapuru keyifle yarar suları içinde çünkü sevgililer öpüşür ve güvertesinde …

Devamını oku

Cahit Zarifoğlu Şiirleri Bercestem

açık açık çağırır aşkını burda mı daha mı uzakta bütün bir geceye dayar alnını * Anılar defterinde gül yaprağı Gibi unutuldum kurudum * Eyvah hüzün bu Eyvah hüzün yine * Şunu da yaz bedeli olsun  Sabırla titreyerek öyle yalın  Ve kimsesiz olmadan oturacağız  Kıyısında ayrılığın  * Bir miktar da elbette ağlamak istersin Saçın kararmış yakından …

Devamını oku

Hüsrev Hatemi Şiirleri Bercestem

Yetmez mi, Hüzünler Perim yetmez mi? Sana bir İnşirah Sûresi neşesi Bana bir Yâsin sessizliği… * kola değil çay içmektir seni düşünmek, sen düşünmek erzurum, tebriz, tiflis; yani aşık garip coğrafyası. * kentlerin birçoğunda uzun kavak kalmadı ki gıcırdasın ama benim sol yanımda sancı baki… *   Sen yoksun ey aşk insanlar arasında yangın yerleri, …

Devamını oku

Aşk İmiş Her Ne Vâr Âlemde

Aşk imiş her ne vâr âlemde İlm bir kîl ü kâl imiş ancak Fuzûlî Sâlik-i râh-i hakikat aşka eyler iktidâ Fuzûlî Vâdî-i vahdet hakikatte makam-ı aşktır. Kim müşahhas olmaz ol vâdîde sultândan gedâ Fuzûlî Cevherinden eylemek cismi cüda âsân değil. Cisimden âgâh olan cân vâsıl-ı cânân değil. Fuzûlî Âlemi pervâne-i şem’-i cemâlün kıldı ışk. Cân-ı …

Devamını oku

Baba “hatıran belleğimde demirleyen bir gemi”

Nerede saklayacağım henüz ölmemiş bayramlarımı? Nasıl özgürleştireyim dilin kafeslerinde feryat eden kanatlarımı? Nasıl mesken edineyim belleğimi? İşte belleğim, su üzerinde yüzen enkazdan bir körfez. Adonis Durur bellek çizmez olur bu bir tehdit midir hayatımıza anımsamak o daha mı bü- yüktür yoksa? Gülten Akın Bir gözyaşı her düştüğünde belleğe Yürek sızlar Yarın düşecek olanların Endişesiyle. Hulûd …

Devamını oku

Uçarken de ölür mü kuşlar

Elif’e Ölen bir kuş uçuşu unutmamayı öğütledi bana Füruğ Ferruhzad   Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına? ’Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna’ bir çocuk demiş.” Nilgün Marmara   Dünyada ne kadar kuş varsa Bir fazlası senin soluğunda Ülkü Tamer   Geçti …

Devamını oku

Seni çok özleyeceğim gülüş

Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm! Haydar Ergülen Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz Lâ-edrî Gülüşlerimiz nasıl da söndü galadan sonra sokağa atılan çiçekler gibi Cemal Süreya Çocuk gülüşlü ağız! Hayattan daha fazla, Çok defa ölüm bizi tutar ince bağlarla. Charles Pier Baudelaire (bu sensin ve sesin bu terin ve tenin ıslaklığı kal öyle ısıt gözlerimi gülüşlerinle…) Yılmaz …

Devamını oku

Yol Yolcu ve Yolculuk Şiirleri Bercestesi

Orçun Üçer Beyefendi’ye Ses mi çiçek mi desem; Işık mı renk mi desem; Sanki geçtiğim yolda bir şey unuttum. Şükûfe Nihal Başar yola bir düşüldü mü ömür boyunca gidilir Attila İlhan Yine zevrak-ı derûnûm kırılıp kenâre düştü Dayanır mı şîşedir bu reh-î seng-sâre düştü Şeyh Gâlib hem birazdan yolcuyum ben nasıl sevdim Sıtkı Caney eksileceğim …

Devamını oku

Doğu-Batı Divanı’ndan

Ne çok taşındık! Nasıl dolaştırdık bunca umudu, terkedilişi,  kaybetme ve kaybolma duygusunu? (s.15) Gerçekten de bir yanlışı bir başka yanlışla düzeltircesine,  telâşla savrulmuştuk oradan oraya: Kimi getirsek gözümüzün önüne kırık dökük eşyaları çağrıştıracaktı. Yitirilen bunca saf hedef, geridönüşsüz kararların yıprattığı uykular, sabah uyanınca yüzümüzde patlayan yalnızlık damarı ya da yanımızda yatan yabancının bir akıntıda hızla …

Devamını oku

Hâfız-ı Şirâzi’nin Gazellerinden Seçme Beyitler

Aşk kolay göründü ilkin ama, ne güçlükler çıkmadı ki sonra. Umut içindeydi aşıklar sabâ dağıtacak sevgilinin zülfünü, getirecek misk kokusunu diye. * Gece karanlık; Dalgalar ürkütüyor, Girdap korkunç! Ne bilir halimizi sahilde olanlar! * Nereye gidersin gönül böyle acele nereye? Geçti gitti vuslat zamanı; hey gidi hey! * Bırakmadılar gönlümde sabır; hân-ı yağmâya döndüm! * …

Devamını oku