Kategori: Şiir

Oniki Yıl

Gerçek kalan,gerçekleşen satır: … seninParis’teki evin – ellerininsunağı olan evin. Üç kez solunmuş,üç kez parıltılara boğulmuş. Dilsizleşiyor ortalık, sağırlaşıyorgözlerin arkasında.Zehrin çiçek açtığını görüyorum.Her sözcükte ve her kalıpta. Gel. Gidelim.Aşk siliyor ismini: kendinisana adıyor. Paul Celan

Işık Zorunluluğu

KALINTILARI, duyulanlarla görülenlerin,bin bir numaralı yatakhanede. gece gündüzpolka: seni eğitip değiştiriyorlar yineo oluyorsun. GECEYE DALMAK, yardıma hazıraağız yerine,yıldız geçirenbir saydam yaprak: daha bir şeyler vardelice harcanacak,ağaç boyunca. ÇOKTAN UZANMIŞTIKçalıların arasına, sennihayet sürünerek geldiğinde.Ama kulaçlayamadıkKaranlığımızı sana kadar:ZorunluyduIşık. YİTİRİLMİŞLERDEN dökme olan sen,tam olması gerektiği gibi bir maske, gözkapağımdakikırışık boyuncakendi gözkapağımdaki kırışıklasana yakın olmak, ize, evet, o izedehşeti …

Devamını oku

Zilif

Şimdi —Zilif için 14 Temmuz [——-] Sevgili Kızım, zorlukla yazıyorum. Elim rahatsız, titriyor. Onun için, yazım çarpık-çurpuk oluyor. (Bu küçük defteri de kendim yaptım; sayfalan keserken o da biraz eğri-büğrü oldu.) Kusura bakma.  Yazdıklarımı şimdi okurken, beni iyice anlayabilecek konumda olacaksın — yıllar geçecek; büyüyeceksin. O zaman, bana küçükken beslediğin duygular, belki bir-iki anıya sıkışıp kalmış …

Devamını oku

Divan Şiirinde Hande

“Onun sesini işiten Süleyman tebessüm ederek:“Ya Rabbî, dedi, beni nefsime öyle hâkim kıl ki gerek bana,gerek ebeveynime ihsan ettiğin nimetlere şükredeyim,Seni razı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim.Bir de lütfedip beni hayırlı kulların arasına dahil eyle! ”” (Neml Sûresi 19. Ayet) Nûrun dökülür, sahil erir, karşıki yerlerBir hâb-ı münevverde hep eşkâlini gizler;Sîmîn dumanlarda ölür ruh-ı …

Devamını oku

Uyanılmaz uykulara dalmak istiyorum

bu karanlıktan ve suskunluktan yorgundedim ki ey uyku, başparmağın yeşil bahçelerin anahtarıgözlerin, dinginliğin balıklarının karanlık havuzuağlayan çocuğumun yarattığı yükü çekip alve beni unutmanın peri suretli ülkesine götür Furuğ Ferruhzad Dağ başındaki evimde,güz saltanatını sürerken,saatlerin en yalnızı.Döşeğimde uykusuz yatarken,yürek dağlayan bir geyik çığlığı. Mibu TadamineSen uykudayken dün geceSeyrettim seni sevdaylaYeniden Tanrı’ya el verdimYeniden duaları öğrendimYeniden yakardım …

Devamını oku

Sâni’-i Kerîm, ekseriyet itibarıyla dünyadan merhametkârane bir tarz ile tenfir edip usandırıyor. İstirahate bir meyil ve başka bir âleme göçmeye bir şevk ihsan ediyor.

On Yedinci SözBu söz, iki âlî makam ve bir parlak zeylden ibarettir. Hâlık-ı Rahîm ve Rezzak-ı Kerîm ve Sâni’-i Hakîm; şu dünyayı, âlem-i ervah ve ruhaniyat için bir bayram, bir şehrâyin suretinde yapıp bütün esmasının garaib-i nukuşuyla süslendirip küçük büyük, ulvi süflî her bir ruha, ona münasip ve o bayramdaki ayrı ayrı hesapsız mehasin ve …

Devamını oku

Babamın gözleri önündeydi

      Bu dağlar daBabamın gözleri önündeydi                Kış yalnızlığında Issa

Issız Ortalık

Issız ortalık –Bir yaprak burada düşerBir yaprak orada Issa

Yedi Beyaz Güvercin

Yedi asır önceDerin bir vadidenYedi beyaz güvercin havalanırVe karlarla kaplıYüce bir dağın doruğuna doğru kanat çırparlar.Kuşları temaşa eden yedi adamdan biri‘Ben yedinci güvercinin kanadındaSiyah bir nokta görüyorum.’Der.BugünO vadide yaşayan insanlarEvvel zaman içindeKarlarla kaplıBir dağın doruğuna doğru havalananYedi siyah güverciniAnlatıp dururlar. Halil Cibran

Yaşamak Umrumdadır

Sabah şairin üstüne saldırıyoryaşamaktan bir güneşle kaplanıyor onun kalbi onun kalbi topraktan sıyrılıyor aşk dahi sıyrılıyor topraktan gözlerini tanıyorsunuz: çaylak sürüleri beyni: aç kuşlardan bir ambar. Bir kıyısına ilişmiyor dünyanın Allah’ın ve devletin dibinde insanlar onu barutla karıştırıyor ve zerdali çiçekleriyle. Ahali kapısını taşlıyor onun onun için develer kesiyor halk aşka ve kavgaya aydınlık getiren …

Devamını oku