En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
1 Mektupsuz koma beni.Bir daha, bir daha yaz adını mektubun sonuna.Bana güler yüzünü gönder.Yenidoğan’ı anlat. 2 Günün hangi saatte battığını görememiştik,tepelerin arasındaydık çünkü,sen evlere bakıyordun,yüzündeki o çocuksu cesareti inceliyordum ben. Evler dağları sırtlanmıştıkorumak için kendilerini çaresizlikten,ocaklar yeryüzünün çamurunu yakıyordu. Klarnetçiler, matbaa işçileri, bakkal karıları dolaşıyordugünün battığı saatten sonra sokaklarda. 3 Saçlarının her teli bir dinamit …
Şub 23
güz gelse yağmur yağsa yorgun olsaközlesek uykuları yatakları yalnızcabir anne gibi bizi oralara götürsenhiç bir şey düşünmeden uyusak biz çocuklar gibiyiz içli ürkek başıboşyoruluruz günlerin gürültüsü içindebizi dizine yatırıp masallar söylesenhiç büyümesek korkmasak belki de döğüşmesekyaşama kavgasında 1962 Eray Canberk / Kuytu Sular
Şub 23
22 yıl reklam yazarı olarak çalıştım, bir yıl üniversitede araştırma görevlisi olarak bulundum, bir-iki başka işle birlikte, toplam 27-28 yıllık bir çalışma hayatım oldu. Son bir yıldır da ‘evdeki adam’ durumunda oturuyorum, Türkçesi işsizliğe çalışıyorum. Doğru bir Türkçe oldu mu emin değilim ama, işsizliğin Türkçesi böyle cümleler kurduruyor insana. Ordan burdan, hayattan, insanlardan, anılardan, …
Şub 23
çiçekler sulasan, kurumuş yaprakları kessensözgelimi tırnaklarını yemesenakşamları erken yatsan iyi olur. iyi olur elbetyani şu süsenler, kır menekşeleri yok mune desemdenizin bir tenhalıkla uyumukayboldukış çoktan unutuldu da ondan. bir akşambir manav bütün hüznüyle konuştusalatalara vuran bir ışığın altındasanki Ortaköy’de yarısı yanmış bir kışlagene böyle bir sonuçtukış unutuldu kardeşim. artıkhiçbir ayak sesi birbirine benzemez. Bingöl’le İstanbul …
Şub 23
Saat onda kalkacak vapurbiliyorum biliyorumişte bavulum, yüreğim işte şuradabiletimi istiyorlar, uzatıyorumgüverteye çıkıyorum, hiç yoktan bir deniz daha-saat onda mı kalkacakmış vapur-gecikebilirmiş biraz, öyle diyorlardesinler, desinlerhey kaptan! bana baksanaben çoktan varmışım varacağım yerebir edip daha bekliyor beni eski bir otelin kapısında. üstümde sarı bir gömlek var, iyi ki sarıiçimi kapatıyor bana verdikleri odaeşyalarımı yerleştiriyorum, öylesine ağırdan …
Şub 23
Bu karanlık, bu uzun kış gecelerinde…Soğuk, buzdan bir perdeyle süslerken camı,Dolaşırken birçok siyah gölge odamı,Damarımda kurşunlaşıp donarken kanım;Yine seni düşünmekle geçer zamanım…Bu kimsesiz… Bu mahzun kış gecelerinde… Serpilirken pencereme avuç avuç kar…İçerimde hicranlardan bir nehir akar…Karların da lambam gibi rengi sarıdır…Onlar yırtık bir mektubun parçalarıdır:Rüzgâr, sana yazdığımı geri getirdi…Pencereden dondurucu bir nefes girdi… Rüzgâr yaptı …
Şub 23
Sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid,Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.Tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh,Bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh;Bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlarDikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar!Lâkin sana lâyık bu derin sürte-i muzlim,Lâyık bu tesettür sana, ey sahn-ı mezâlim!Ey sahn-ı mezâlim…Evet, ey sahne-i garrâ,Ey sahne-i zî-şâ’şaa-i hâile-pîrâ!Ey şa’şaanın, kevkebenin mehdi, mezârıŞarkın ezelî …
Şub 23
tercih yapan tercihini yapmıştır,yapılan tercih yanlışsa da, yanlıştır..kimsenin alacağı önlem kalmamıştır.. hepsi bu.. Sibel A. Kuruca
Şub 23
Selam İki gözüm azizim Roj baş…Zebanileri merhametten arındırana hamdolsun,Kendir satılan çarşılardan kenevir kokusunu kaldırana hamdolsun, Kararmış daldan harikulade kiraz çiçekleri açtırana hamdolsun, Ümitlerimizi yeniden yeşertene hamdolsun, Bulanıklaştıktan sonra durulmamıza mühlet verene hamdolsun, Yüreğine çok azına verilmiş üstün meziyetleri yerleştirene hamdolsun, Ya Fettah Rahmet bereket afiyet ve Hikmet kapılarını sonuna kadar aç ve lutfet Sen latifsin …
Şub 23
‘Bunu demek istememiştim.’ Birinin gayretle, ciddiyetle ve samimiyetle konuşup sonra da dinleyenine ya da dinleyicilerine dönerek ‘Ben bunu demek istememiştim.’ dediğini her işittiğimde çok üzülüyorum. İş bana kalsa, insanoğlunun yazdığı her kitabın, heykeltıraşın yaptığı her heykelin, ressamın çizdiği her tablonun, hatibin yaptığı her konuşmanın ve herhangi birinin ağzından çıkan her ifadenin sonuna şu üç kelimeyi …