En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Selam İki gözüm azizim Roj baş…Zebanileri merhametten arındırana hamdolsun,Kendir satılan çarşılardan kenevir kokusunu kaldırana hamdolsun, Kararmış daldan harikulade kiraz çiçekleri açtırana hamdolsun, Ümitlerimizi yeniden yeşertene hamdolsun, Bulanıklaştıktan sonra durulmamıza mühlet verene hamdolsun, Yüreğine çok azına verilmiş üstün meziyetleri yerleştirene hamdolsun, Ya Fettah Rahmet bereket afiyet ve Hikmet kapılarını sonuna kadar aç ve lutfet Sen latifsin …
Şub 23
‘Bunu demek istememiştim.’ Birinin gayretle, ciddiyetle ve samimiyetle konuşup sonra da dinleyenine ya da dinleyicilerine dönerek ‘Ben bunu demek istememiştim.’ dediğini her işittiğimde çok üzülüyorum. İş bana kalsa, insanoğlunun yazdığı her kitabın, heykeltıraşın yaptığı her heykelin, ressamın çizdiği her tablonun, hatibin yaptığı her konuşmanın ve herhangi birinin ağzından çıkan her ifadenin sonuna şu üç kelimeyi …
Şub 23
İlk Tab’a Mukaddime Birkaç Perîşân Söz Makber -ki âsâr-ı mevcûdemin en âhiridir- fenâ bulmuş bir vücûdun bekâsı için yapıldı. Makâbirde mündemiç olan meâli-i şi’riyyeden Makber’de bir eser bulunmadığını bilirim. Makber bir feryâd-ı tahassürü şâmildir ki, hiçliğe müstenid olduğu için mütalaasından hâsıl olacak netice de hiçtir; lâkin bence bir şeydir. Evet, bu kitâbı pâymâl-i mütalâa eden …
Şub 23
elimdeki doğuştan kâse –bildim–bir şey beklemeye değildi.AŞKtı mekâna sığmazdı kâseyi attımAŞKın şavkıdığı dünyayı istedim bir bile değildim, hiç oldumne utanç kaldı ne korku ne bağAŞKı istedimöyle yürekten istedim, yürek eridi kaygan biçimlere tutuldumbiçim kaygım en kırık yanımdıAŞKı sesten olmuş bir gölgeye yükledim ten ayrı ve uzak durduhayat koşum takımları düzgüngündelik talikaten alındı götürüldü dışarıdan baktımo …
Şub 23
Tuhaf bir mevsimi var yokluğunun, Eksiliyor insan.. Eğilip topluyorum ardın sıra dökülen geceleriSarıp sarmalıyorum koynumda, Seviyorum,Lakin olmuyor. Orak, nasıl ki biçer harmanı ;Öyle söküp aldı seni benden zaman.Arta kaldın,Tümüyle bitmedin bende. Sen gideli beri dağınık etraf.Hangi şiiri okusam, eksik,Hangi cam kenarı koşsam, kalabalıkVe hangi tabuta sığınsam, umut dolu.. Âh.Uzatsan ellerini ciğerim düşecek,Baksan yerle bir olacak …
Şub 23
beni su olduğuma inandırıyorlardı hikmetbeni daha başka bir şey olamayacağımabeni iyi ki size inanmamayaçok söylüyorlardı hikmet, tekrar ne fena beni bir su birikintisiyle karıştırıyorlardıdağlardan inip gelmiş olanlakapalı şeylere hiç sevinmemiştim dağ yolları gibiydim kim gitse doğru yerde olmak istemiyordum hikmetbazen sende u harfini düşünüyordum olmuyordu kavram olmaya hazır değildimsizinle olmaya hazır değildimbeni içinizde bir tarladan …
Şub 23
”Ölüm harfleri ha! dedi, onlar sizin ölümünüzü de yazmayacak mı?!” I Rengarenk uçurumlarım vardı benim, eskidenRengarenk çıplak güçlerim-onları salardımüstlerine, rüzgarda oraları ürperirdikadınların, gölgelenirdi yüzüm, iki kayaarasında kalır, acırdım. Yolunu şaşırmışbir kadırgaya incelirdim, eskiden. Çok eskiden… izler bulur, yazıtlarda adımı okurdum,su yazıtlarında. Bakın, bir hayvanım da vardı,beni büyüten, çok yaşlı ……………..bir kaplumbağa ……………………….., hep o anlatırdı …
Şub 23
Gökyüzündeki tüm mavileri toplayıpbasmadan yol-üstü papatyalarınaboynunu düşleyerekve düşmeden kapına geliyorum bugün Yamalarımdan taşan yaralarımlaöperek bir nehri yatağındanellerimi toprakla yıkayarakve kurulamadan kapına geliyorum bugün Alıp gırtlağımdaki güvercin ölüsünüürkütmeden tel-aşığı posta kuşlarınıkeskin gagalarından öperekve ıslatmadan kapına geliyorum bugün Bütün güzel okul-bahçesi çocuklarıyladokunmadan ceplerindeki mendilesırma saçlarını okşayarakve harçlıklarıyla kapına geliyorum bugün Ve n’olur gül kurusu sevgilimgülen yüzünü düşürmedenyeşil …
Şub 23
Sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki “en iyiyi bulabilmek”; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir …