En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Sen vâr iken ey dost banâ yâar gerekmezCevrin çekeyim gayri vefâdâr gerekmez Cevrin de vefâdır bana derdin de vefâdırBîmar dile bir dahi tîmar gerekmez Cânâ bu cihan içre vefâdâr sanemlerHer kûşede gerçi nicesî vâr gerekmez Kûyunda senin dâima uryan olayım tekCennete banâ hulle ü destâr gerekmez Mest-i mey-i aşk ol, yürü âlemde ki MihrîPes rind-i …
Şub 23
“Elbette Nedimaya gelirken susar ebcetBir lâle yeter başkaca tarihe ne hâcet.” Büyük Ahmet Nedim’in kârı öğretmek imiş her anŞiir hem bilgi dünyasında üstün usta bir insan Bir akşam ansızın bir çağrı ermiş “Gel” deyu haktanNe can kalmış ne canan ne yoldaş ancak tertemiz imân Anarlar haşredek elbet şiirden zevk alan ahbâbÖlüm tarihi olmuş Nedim’i şah’ı …
Şub 23
Besbelli ölümüm sabahleyindir, İlk ışık korkuyla girerken camdan. Uzan başucumda, perdeyi indir, Mum olduğu gibi kalsın akşamdan. Sonra koş terlikle haber vermeye, “Kiracım bu sabah can verdi” diye, Üç beş kişi duysun ve belediye Beni kaldırmaya gelsin odamdan. Evden çıkar çıkmaz omuzdan tabut, Sen de eller gibi adımı unut. Kapımı bir kaç gün için açık …
Şub 23
Ölmüşüm… Yanımda hiç kimseler yok; Vücudum, soğumuş bir yataktadır, Ruhum, karanlıkta kaybolan çocuk Gibi başucunda ağlamaktadır. Artık her şeylerim uzaklaşıyor, Beni bırakıyor elbiselerim; Ayağım başıtndan ayrı yaşıyor, Alnımın terini duymuyor derim. Kulağım sesleri duyarmış gibi, Boşluğun içinde açılmış kalmış; Arkasında hâlâ göz varmış gibi Gördüğüm bir derin hayale dalmış. Elimle yüzüme dokunabilsem Besbelli yüzümü tanımaz …
Şub 23
Bir küçük, bir küçücük evim olsa; İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa; Bütün bunlar benim öz malım olsa. Masam, mürekkebim, etajerim, Penceresinde benim perdelerim, Etajerinde kitaplarım olsa. Bir ufak, bir minicik evim olsa;İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın Bu kadın karım olsa! Nerde, hangi şehirde olursa olsun, Bir küçük, bir küçücük …
Şub 23
Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi…Yıllardan sonra bir gün görüp çektiklerimi,Tanrım, bir meleğine emredecek: “Yetişir!” Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım.Beni bekleyedursun artık ılık yatağım,Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir. Bir yükü atmış gibi sırtımda bir hafiflik,Oraya geçmek için aşacağım bir eşik.Bir lâhza tutacağım bana uzanan eli. Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak.Onları bulacağım!.. Ve annem şaşıracak:“Oğlum! Ne …
Şub 23
aşk örttükçe üstümüzüfail-i meçhuldür kanımızey şehrin tutulan ay’ıkaranlığınnasıl benziyor karanlığına dünyanın kör ve beyazşeytanın defterindeki lanetbulaşıyor şehrimizekimliksiz dolaşıyor cinnetona açılan pencereleri kapatınsürgüleyin kapılarıne kieflatun renkli kadınlarkaldırımdangeçiyorlar iştesimsiyah çarşafları bırak benisoluğumun rüzgardan atları koşuyortutayımyağmurda ıslanıp zatülcemp olayımbırak benişaşkın sevgililersaçak altlarında üşüyoryağmurun ihanetine bir anlam bulayımbırak benitemiz denizlere bulaşmış balıkçıteknesine tutunayım yoksa şehirlerim yanacakiçinde muş’un olduğutoprağın altındaki …
Şub 23
Gül eskir, doğu çıbanına dönüşür her şeyunutulur eski serüvenler, kurtlar kentleri basargözyaşı dağları basar ve öldürülür başkaldıranlarkaranfil düşer, bağlar solar, yüzülür Nesimi yenidenÇocukluğum unutulur panturanizmin kan akan bayrağında oysa gençliğim bir akçedir, yazılsın defterimesöylensin, gümüşümü kârla satmadımsürdürdüğüm efendilik yok, hep ferman taşıdımzifir karanlıkta yaşadım şahidimdir şahmaransöyledim, yüzülür derim, çatlar, boşalır bir gün damarlarım gül düşer, …
Şub 23
gelip oturuyor düşlerime bir yazla turnalarbütün düşündüklerim geliyor aklımabu akşam hüznü zehirliyor artık benikar yağıyor, kocaman bir kan lekesi olarak seni sevdiğimden söz ediyorum herkesekırlangıçlar gidiyor bir ırmak devrilip gidiyoro çocuk yüzlerce fotoğraftan çıkıp gidiyorsessizce bakıyorum, orada bir begonya soluyor ve halkım diyorum, solgun geçmişim benim söylüyorum, iki cihanda mutsuzum, insanımtenhalaşıyorum bir yılan ıslığına dönüşüyor …
Şub 23
mutlu pencereleri erkenden kapatılır baharın kelebekleri sanki hiç geçmez o evden nisan yağmurları cinnete gerekçedir çiçekleri erken solar, erken susar çocukları akşamlar sönmelere ayarlı hep lambaları ve mutlak sakallı olur mutsuz evin erkekleri karabasanları ne çok, ne çoktur her gece gizli ölümleri viranelik prensleri; baykuşlar her söze konuktur ürperten hikâyeleri gizliden gizliye kan konuşulur, susulur …