En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Yağmur çiseliyor yabana bulaşmasın der gibiçekinerek bakıyor penceredeki saksı kente uzak, kırlara yabancı Kemal Özer
Şub 23
Yan yana iki ülke gibiyiz seninle,ayın önünden geçen bulutönce seni karanlıkta bırakır sonra benisenden bana eser, yerine göre,yerine göre benden sanaşakaklarımızı serinleten rüzgâr. İki kıyı gibiyiz karşılıklı,hem ayırır bizi hem bağlar birbirimizearamızda akan ırmak.İki tarih sayfası gibiyiz art ardabirinde başlayan cümlenin sonuötekinde düğümlenir ancak. Geldiği vakit hasat günleriiki ayrı ağızda aynı andabeliren bir gülümseme gibiyiz …
Şub 23
korkak değilim umutsuz değilim bundan böyledeğiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attımyeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladınülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine en varılmaz yerlere vardırdın ellerimien gizli denizleri açtın gemilerime sensin artık adı bir dönülmezliği çağırankelimeleri ölümsüz kılan şiire Kemal Özer
Şub 23
Bir deniz gecesinde unuttuğun şarkıyı Kıyı kıyı topluyor hafızan Masmavi göğün altında Yıldız mahşeri Dalga dalga açılan Bulut bulut toplanan Davut peygamberin olmalı Şu duyduğun mezamir Şu beyaz çıplakÖlümü unutturan kadın Aşkı bölüştüğümüz sofrada Zeliha olmalı Ben sevdiğim kitapları bitirdim Her satırda seni görerek Her yıldız bir şarkı söyledi Her şarkıdan bir kalp ağrısı kaldı …
Şub 23
Aydınlık bir ölüm arayıp dururİçimde alevden pençeli bir parsGündüzün sesiyle göğsü kudurur.Geceler onunçün kevserden bir tasDurmadan arıyor yüreği üzgün,Sesinden dağlara kaçan gazalı.Durmadan rüzgârla koşuyor ölgün,Gözleri dumanlı, kalbi yaralı.Bir mavi kuş olur, düşer sulara,İpekten kanadı okşar enginikalbinden akşama açılan yara,Geceyle yükselir, aşar bendini.Boşluğu seyreder bakışı durgunVe uçar ruhunun çılgın azabı;Dökülür kalbine mavi bir sükûn,Durulur gözünün dönen …
Şub 23
Biliyor musun Pablo, bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken. Ağlatıyorsun beni sonsuz imgelerinle. O geniş şiir galaksinde bir zerre gibi hissediyorum kendimi. Yılmıyorum ama, dolanıp duruyorum şiirlerinin çevresinde. Şiir evreninin güneşisin sen Pablo. Işığının dokunduğu her yer dönüşür şiire. Betimlediğin Amazon gibi coşkunlaştırıyor yüreğimi bazen dizelerin. En çok o haklı öfkeni anlıyorum senin. Şiirlerinde gümbürdeyen talebini, halk …
Şub 23
“Bu son olsun” diyor kumral olanı. Saçlarını bir kere daha (alışkanlık işte) önden avuçlayarak, biriyice gerip alnının derisini yineliyor. “Bu son olsun!” “Ne yani” diyor esmer olan, “bundan böyle hiç mi oynamayacaksın?” Ses yok. Öbürü kendini oyunaiyice kaptırmış gibi yaparak, inandırıcı olmadığını bile bile yanıtlamıyor esmeri. Şimdi her iki eliyleoyun tahtasının köşelerini tutmuş. Gözleri taşlarda. …
Şub 23
Besbelli ölümüm sabahleyindir, İlk ışık korkuyla girerken camdan. Uzan başucumda, perdeyi indir, Mum olduğu gibi kalsın akşamdan. Sonra koş terlikle haber vermeye, “Kiracım bu sabah can verdi” diye, Üç beş kişi duysun ve belediye Beni kaldırmaya gelsin odamdan. Evden çıkar çıkmaz omuzdan tabut, Sen de eller gibi adımı unut. Kapımı bir kaç gün için açık …
Şub 23
Ölmüşüm… Yanımda hiç kimseler yok; Vücudum, soğumuş bir yataktadır, Ruhum, karanlıkta kaybolan çocuk Gibi başucunda ağlamaktadır. Artık her şeylerim uzaklaşıyor, Beni bırakıyor elbiselerim; Ayağım başıtndan ayrı yaşıyor, Alnımın terini duymuyor derim. Kulağım sesleri duyarmış gibi, Boşluğun içinde açılmış kalmış; Arkasında hâlâ göz varmış gibi Gördüğüm bir derin hayale dalmış. Elimle yüzüme dokunabilsem Besbelli yüzümü tanımaz …
Şub 23
Bir küçük, bir küçücük evim olsa; İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa; Bütün bunlar benim öz malım olsa. Masam, mürekkebim, etajerim, Penceresinde benim perdelerim, Etajerinde kitaplarım olsa. Bir ufak, bir minicik evim olsa;İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın Bu kadın karım olsa! Nerde, hangi şehirde olursa olsun, Bir küçük, bir küçücük …