gelmediniz, ben hep sizi bekledimeksilen yanlarımla sizden saklı eskidimher şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim içingün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şeyyalnızca ufuklar yeniledim Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşkher sevgiliyle biraz daha biraz dahasizden saklı eskidim Murathan Mungan
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Güneşin Altında Ölmek
IÖlüm aramızda geçinip gidenzavallı yıllar gibiHem bizimlehem bizden biri değilSanki seninle varoldukça yaşayan bendeSokağımın yangına ateşle koşan kızıgüzeller güzeli Neslimeİyi bakkıvamıdırİyi bak kırmızı şarap renkli akşamlarınaBen akşamına azbuçuk kalaykenazbuçuk belasıyken başınınTam zamanıykenŞiirden ölen bir şairinson bahanesi gibibir bahane bul kendineEnazından öp beni IIBal gibiaşkın arı kovanına çomak sokulmuşturArtık çekilen acıdırBal gibi acıyladenizin oğul verme zamanıdırdalgalar …
Şub 23
Şimdi Gel
Sevdaydı bulduğum sende,Sende buldum senden geçtim.Terk ettim sanma sakın;Yeni bir hızla bilendim,Çağıldayan özgür sesinde. Şimdi gel durdurma beni. Çünkü sevda bir nehirdir,Akar insan bütünlüğüne.Türlü kollar alarakKatar onları benliğine.Yürekten yüreklere yönelir. Şimdi gel dondurma beni. Metin Altıok
Şub 23
Başkasının Kuğusu
Siz benim meleklerimden daha saydamsınız,kirlenmeyen bir tek arzumuz kaldıysabağışlayın! rüzgârımızın arasına kibirdenbir cümle, yanlış bir hayal girmesin diyesabahtan akşama kadar yalnızlığımısulara çarpıyorum! İçimde hep bir hançer sıkıntısı varher yanım delik deşik, bir köpek gibihavlıyorum durmadan, birbirimizi birdaha görsek boğulacağız, nefesini içimedök, başım dönüyor bahçenizin nazından,ruhumu ısırıyorum!.. aşk için deniz susuyor, yaprak titriyoruzaşk için kelimelerden sihir …
Şub 23
Bir Çocuğa Layık Olmak
Çoğumuz yetişkin yanlışlarızdır aslındaKatı, güvensiz, kibirli…Çocuklar yaşar yanıbaşımızdaGizlice koruyarak güzelim bir sevgiyi. Narin bir duygudur taşar içlerindenKarşılıksız henüz ve hazır bağışlamaya.Soralım kendi kendimize bazen:Layık mıyız çocuklarımıza? Ataol Behramoğlu
Şub 23
Nezaket Kuralı
Gitmediğin hiçbir uzak kalmasın Yakınlarda kaybolma ihtimalin yüksek Silerek ayak izlerini kendi içimdeAyaklarım üzerinde doğrulmam gerek*Doldurarak delik ceplerine kederi Yoksanmış umutların yolculuk vakti Hatmi karşı kıyıda, kokusuna küs nergis Oysa dün yaprakları şeker pembeydi*Bir kenara yazılıp formüle dönüşse de İlle de unutulur bir kaç önemli ayrıntıİçindeki dipnotlar yalnızlığa teğelliBaştan düğüm atılmış karmaşık olma hali*İğreti duran …
Şub 23
Ne İstiyorsan O
kim satın alır ki ikinci el hüzünlerimiben şimdi ne yapayım kendimikim çizdi altını şaşkınlığımınbu yeryüzü denen cehennemdeama kimhangi yaşam tarzı sarhoş kederlerimisabaha varmaz öksüzlüğümühangi merhem iyi gelir yitik aşklarıma denize bıraktımellerimle yaktığım aşkın küllerinive yoksaydım ne varsabu çağlayan beni de boğar nasılsa fahişeleri ve minareleri bol olan bu şehirde çengeliyle, çengisiyle, çingenesiyle Mustafa Suphi
Şub 23
yenilgi günlüğü
pazartesi benim adımı bağışla. . . . . . . . .sabah uyandırıldığında pazartesiydibunu iyice bildi, ağzı çirişliyersiz, ürkek, yeni yaratılmış gibicoşkun bir göke uyumsuz ama kararlıdurmaya, direnmeye, aşk olmaya sankielleri ve beyni hemen çalışkan kesildisonra birden bir ışık bir ışık bir ışık hazır bir biçimlenmeyi aldı geldiçünkü -anlar gibiydim- biraz yenildihemen bir coşkuya gidiverir …
Şub 23
bir yılın en soğuk akşamında aşk övgüsü
yemin ederim şiir değildir, şiir değildirdaha başka bir şeydir ki, göz yumulur.. nasıl yadsınabilir yüreklerde gezinmesitozlu bir gümüş tabağın, çiçeksiz bir sardunyanınbir kadifenin avuçları kamaştıran anısııpışık caddelerden, armağanlık çiçeklerdenkanı çekilir gibidir eski dünyanınkalabalıkta, yarışsız bir hipodrom ıssızlığındabir suyun durmadan durmadan aktığı sanısıgeceyi, egemen geceyi hazırlayan akşamıbir altın yüzük gibi sıyırmak taşbebeklerdenköşebaşları acımasız bir yüzdürler sunarlar …
Şub 23
Cem Gibi
gün soldu, eteklerinde kızıl pırıltılarla damlarken sugecenin yenik bahçesinde dolaştım, sarı bir yağmurdubitip tükenmeyen kayalıkların ortasında mahsuriçimde titrerken anılar ve kaçışın bakır kokusuçocukluğum bir taht odası, bursa’da yenik sultanlığımbütün kapılar kapanmış, bütün kapılar surdöndüm, ardımda yansıyan o büyük aynayı gördümvarlığın ve hiçliğin kaynaştığı, göçebe yağmur. gün soldu, eteklerinde kızıl pırıltılarla damlarken suvardığımda yoktu bütün kapılar. …