Kategori: Türk Şiiri

YAŞA ve YAŞAT

Her şey biriksin istiyorumdilimin altındaağzım tıkalı O bir gün bu yoldan geçecekiki azı dişi ve ağırlaşan gövdesiyleönümden geçecekbir diyeceği kalmış gibi Kusursuz bir saygı duruşu yerineazarlanmaya razıyanımda gezdirdiğim kollarımhala benim kollarım ağzım tıkalı Necmi ZEKA

neşe ve adalet

kendisi değil çaresizliğinden sankihep bir başkası zarar görmekteydikarşılar mıydı herkesin zararınıkarşılarım demiştibiz de inandık onasabırlıydık, bıraktık geciktirsin adaleti haklı tepkilerin habercisi olmayı isterdigaripliği erişilmez bir güvenceçok şey yapacakken dahatitizliği bir tür tembellikhep kederli bir güne rastlayan neşesindenbelliydi, kızgındı kendine, hayatına girmiştikbize kızgın değildi inanmak zor, sayıları düzeltmek en kolayıönündeki yıllar en kolayısevimli bir azınlık olmanın …

Devamını oku

Ağartı

sevgililer yüzüne karşılık geldimkaygı bağırdı gözevlerimde günlerin yamanan yıldızlarve üzülen gökkuşaklarıyladoluluğundan söz ediliyorevlerde çocuklar arşınlanıyorve alkışlanıyor babalarki tütün başındaekmek başında kabir başında günler yenilenen bir isimmerdivenleri büyük ağzıyla çıkan meralhaftada üçer gün üçer haftaince uzun veya kahverengive gelinlik sabah çatışmasındayoğunlaşan yorgun artık benköprü ortasından yarılmış bu araorganın ve güneşin salgınlığıtoprağa gelir gibi oldu anbaşlar ikinci …

Devamını oku

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir günBardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın beni Diyelim icin çekti bir sabah vakti Erkenden denize gireyim dedin Kulaç attıkça sen Patiska çarsaflar …

Devamını oku

Perîşân-hâlün oldum sormadun hâl-i perîşânum (Murabba)

Perîşân-hâlün oldum sormadun hâl-i perîşânumGamundan derde düşdüm kılmadun tedbîr-i dermânumNe dersen rûzgârum beyle mi geçsün güzel hânumGözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum Esîr-i dâm-ı ışkun olalı senden vefâ görmenSeni her handa görsem ehl-i derde âşinâ görmenVefâ vü âşinâlık resmini senden revâ görmenGözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum Değer her dem vefâsız çerh yayından bana bin …

Devamını oku

Ezel kâtipleri uşşâk bahtın kare yazmışlar

Ezel kâtipleri uşşâk bahtın kare yazmışlarBu mazmûn ile hat ol safha-i ruhsâre yazmışlar Havâs-ı hâk-i pâyun şerhini tahkîk edîp merdüm Gubâr îlen beyâz-ı dîde-i hûnbûre yazmışlar Girip büthâneye kılsan tekellüm cân bulur şeksiz Musavvirler ne sûret kim der ü dîvâne yazmışlar Muharrirler yazanda her kime âlemde bir rûzî Bana her gün dil-i sad-pâreden bir pâre …

Devamını oku

Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn

Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûnDerd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli’ zebûn Sâye-i ümmîd zâ’il âfitâb-ı şevk germ Rütbe-i idbâr âlî pâye-i tedbîr dûn Akl dun-himmet sadâ-yı tâ’ne yer yerden bülend Baht kem-şefkat belâ-yı ışk gün günden füzûn Men garîb ü râh-ı mülk-i vasl pür-teşvîş ü mekr Men harîf-i sâde-levh ü dehr pür-nakş-ı …

Devamını oku

Batalı kana ohun dîde-i giryân içre

Batalı kana ohun dîde-i giryân içreBir elifdür sanasan kim yazılur cân içre Yeridür sîne-i sûzânuma külhan deseler Anca kim yandı ohun sîne-i sûzan içre Cânı ten içre ne sahlardum eger bilse idüm Ki degül gizlü gam-ı lâ’l-i lebün cân içre Ala gör ohlarını dîdelerümden ey dil Hayfdur olmaya nâ-geh ite müjgân içre Çâk gönlüm yarasında …

Devamını oku

Direnç Doğuran Bir Kadına

Tırnaklarını etine geçir bağırma Isır kanat dudaklarını parçalaBırakma yaşamayı bırakma umuduDaha çok yok sabaha Yorulur gövdene inen sancılarAcılar bakırBeklemeyi bilBaşkaldırır gövden başkaldırırSusar Önce öleceğim sanacaksınDirenmen bitsin diye uğraşacak sancınGitgide sıklaşacak kamçılarSessiz ağlayacaksın Unutacaksın başın nerde nerde ayaklarınBin kollu bir boşluk beynindeDünyadan uzaksın Kim duyar sesini haykırsanGücünü tüketmeDayan bir sınav bu G ü l ü m …

Devamını oku

Göçebe

Nereye gittiysem yadırgadım yerimiCanıma tak etti bu göçebe yaşamTam alışırken yurduma yuvamaBir de bakıyorum saat tamam Yüzümü iyiden iyiye tanıyorumElim ayağım benim deBaşkası çıkacakmış gibi karşımaAynalardan kaçıyorum şimdi Zaman içinde böyle darmadağınNe mutluluğum belli ne mutsuzluğumBir düşteymiş gibi hafifSis dağlarından yuvarlanıyorum Nahit Ulvi Akgün