Bütün gece bir saat tıkır tıkır işledi.Düşündüm bütün geceKurulmuş bir saat gibi,Elimde seçkin bir sözcük demetiyle,Düşündüm gelip arasam seni.Bütün gece bir saat tıkır tıkır işledi. Vakti anlamak güçtü, ama kulağımdaydı sesi.Bir saat suyun dibinde,Kıvrımlar çizen yelkovanı akrebi,Duydum çaldı gecenin bir yerinde.Düş müydü, gerçek miydi?Vakti anlamak güçtü, ama kulağımdaydı sesi. Geldim mi sana, yoksa gelmedim mi?Ne …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Attila Jozsef’i Okurken
acıyla okuyorum attila jozsef’ihazin ve sararan güzün şarkısıylakarşılıksız bir kuğu aşkı gibi aklut gölü kadar derin bir acıyla acıyla okuyorum attila jozsef’iikimiz de doldurup yalnız kederleaynı çeşmeden hayatın güğümünütünelleri aynı bir kara trenle acıyla okuyorum attila jozsef’iikimiz de savrulan mor çığlğklarınkatmışız çivitini aşkların ateşineve o benden tam kırk yıl önce acıyla okuyorum, bitimsiz bir acıylaağabeyim …
Şub 23
adımla nasıl berabersem
hacet yok hatırlatmasına seni hatıralarınbir dakika bile çıkmıyorsun aklımdankoşar gibi yürüyüşünkaranlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşünhacet yok hatırlatmasına seni hatıralarınuzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kâinatınkaranlık boşluklarında akıp giderken zaman adımla nasıl berabersem öylece beraberizseninle her saat seninle her dakika seninle her saniyegönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahatkoltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemizve sonra her zaman her …
Şub 23
Otuzyedi Gün Kaç Gündür
– ama siz ne kadar sayarsanız o kadar bu yaşta hakkım yok ki mutlu olmayaher şey taze ve güzelve çılgın olmaya hazırbenim,– ama her yaşta mutlu olmaya hakkı vardır insanın peki, o zaman insanın kalbi nerdedirAtina’da mı, İskenderiye’de miİ.S. 1900′de Azapkapı’da mı İstanbul’da– ama insan kalbinin içindedir peki, ne yazdınız ne yaşadınız bu güne kadarne …
Şub 23
Akşamda Çocuk Ezgileri
İyileşmez çocukluğum yüzündendirBu dalgalar arasında gidip gelişimBilge ve güngörmüş martılarlaBenim işim sevinç aşk bana göreHele gün başladı mı sancılanmayaBaşıma gelenlerin hemen hepsiİyileşmez çocukluğum yüzündendir İyileşmez çocukluğum yüzündendirÖlü resimleri gibi solgun yüzler karşısındaDuyarsız kalışım hatta inatla susuşumBoş tutkuların anlamsız korkularınKirli yağmur suları gibi biriktiğiAkşamlardan güle oynaya geçişimİyileşmez çocukluğum yüzündendir İyileşmez çocukluğum yüzündendirDağların ve denizlerin durmadan devinişiBeni …
Şub 23
İçelim
İşte bir aradayız!Sağlığından haber beklediklerimiz yanımızda,Ve aramızda uzun zamandırYüzünü görmediklerimiz!Kimimiz mahpustan dönmüşüzKimimiz sürgünden!Bu akşam keyfimiz yerinde,Günlük dertlerimizden sıyrılmışız,Nasıl kazanıldığını unutmuşuz paranınElimiz o kadar açık;Harcayalım neşemiz için!İyisi gelsin şarabın,Yüklü olsun mezeler!Nöbetçisiz geçiyor akşamımız demek,Kilitsiz, demir parmaklıksız;İstersek burda keser konuşmamızı,Çıkarız kol kola, kelepçesiz.Dolaşırız canımızın çektiği sokakta.Özlemini çekmişiz uzun zamanDostların ve aydınlığın.Duymuşuz her çeşit yanızlığıTek başımıza.İki çift lâf …
Şub 23
Havada
Buradaduvar ile direkarasında asılısallanıyorum. Kenarlarım yırtıkparçalarım sarkıkiçim patlak. Buradageçmiş ile gelecekarasında gerilisallanıyorum. Saatlerim çarpıkgünlerim çatlakyılım yitik. Sözcükler gelip geçiyor içimdenanlamsızlığa doğrueylemler geçip gidiyor elimdençaresizliğe doğru. Boşalıyorumburadahiçlik ile yoklukarasında. Oruç Aruoba
Şub 23
Bir Yılın Son Günleri
Bir yıl daha bitiyorİşte bu kadar duru,bu kadar yalınBu kadar el değmemişSıradan bir gerçeği dahakolları bağlı hayatımızınBu şiire nasıl dahil edilebilir bir yılın son günleriHer sonda,her başlangıçta ve her defasındaAlır gibi başkasını karşımızaPerdeler çekip,ışıklar söndürüpoturup yatağın içinde bir başımızaSorgulamak kendimiziÖğrenmek ikimizin anadilini,ikinci belleğimiziÖğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkileriniBu aynanın dehlizlerinde gezinirken görürüzKaranlık günlerimizin kenar süsleriniBiterken yılın …
Şub 23
Sadece senin yüzün
Yeraltında bir bizans sarnıcı gibi loşKuyularda körlerin durağan bakışlarınıTedirgin bir çocuğun önsezileriyleBozmadan geçerken hiç düşünmemiştimYukarda bembeyaz bir güvercininMavi bir balkonun bulutlarındanBenim toprağımı aradığını Karşıda tepelerin hayal perdesiniBir sardunya ağacı hışırdatıyorKoyunlar sessiz bir yılan bir güneşBir kısrağı her yıl aşan kırlarınAzgın tanrısı Pandan doğma yabansıVe inatçı bir keçi gibi GavvinoBir zincirlemeyle geçiyor çocukluğumunKısa pantolonlu kara gözlü …
Şub 23
Kumsalda İki Çocuk
Bize gönderdiğin o yeni yıl kartı “İki çocuk, kumsalda…” diye başlanabilirdi elbet! İkinizin de gözlerinizden, yanaklarınızdan öpüp, kaçırılmış görüşme fırsatlarının hesabını şimdilik bir kenara bırakıp sağlıklı, mutlu, başarılı bir yıl diye başlıyordu. Yumuşak renklerle silinmiş, boşaltılmış bir dünyada; neredeyse tozanlarına karışmış bir kumsalda oynayan iki çocuk çizilmişti ön yüzüne. Çocuklar çok belirgin, sanki onları birbirlerine …

