XI Böyle iyi, böyle iyi!Kimseye fazla yaklaşmıyorumDokunmuyorum daNesnelere, olaylara, fikirlere… Tanrılara da fazla yaklaşmıyorum, Şeytanlara da, insanlara da,Yaklaşmıyorum, ilişmiyorum, Dokunmuyorum. Çarparlar diye değil, Kaparlar diye değil,Yutarlar diye değil,Yorgunum, yorgun… Yorgunum yaklaşmaktan, Yorgunum dokunmaktan,Yorgunum, önce sarılıp, dayanıp,Sonra yıkılıp dağılmaktan. Böyle iyi, böyle iyi,Şimdilik böyle çok iyi! Cahit Koytak
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Irmak Türküsü
iyi kötü herkesi, her şeyibulanık sularıyla Tanrıya götüren ırmakönce cehennemden geçecek;cehennemin bazen caz,bazen şiir ırmağı kılığına bürünüpiçimizi yakarak, semtimizdengeçişi gibi tıpkı… ve bu ırmak, cehennemden geçerkenhem arınacak, hem de gördükleriylebizim bildiğimiz ırmak olmaktan çıkıpgözyaşı ırmağına dönecek,bildiğimiz sımsıcak,çağıl çağıl ve aşıkgözyaşı tufanına… ve kabarıp, kabarıp taşacak o zaman,cehennemi de katacaksularına, sevinin,cehennemde kim varkim yok, herkesi…düşünün, ağlayın …
Şub 23
Aşk
Sevgilim sabahın erkenini seviyor, Ben geceyi ve esmerliğini onun, O dorukları seviyor, korkuyor bundan. Ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı, Ona bir yeşil gülümsüyor, ben, hayatı delice sevdiysem nasıl, diyorum, seni de öyle. O kendi boflluğunda oyalanan günlerde canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor, ben göğe bakıyorum geceden, Kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim diyorum, yanında, o …
Şub 23
Prangalar
Ben ki yalnızca sevmek isterdimSizi, kırları, yaz akşamlarınıBir kadın eli gibi geçsinİsterdim saçlarımdan rüzgârBir Hasan var orda dağ köylerindeDaha hiç okşanmamışBir Elif var saçları taranmamışTrahomsuz büyüsünler isterdimÖyleyse nedir bu prangalar Ben kimin ağlamasını istedim kiYok ki benim kurşunlarımDikenli tellerim, taş duvarlarım yok kiBir türkü söylerim güneş vardır içindeAlınteri, toprak ve hayatBeni elleriniz ilgilendirirdiGözleriniz, o hilesiz …
Şub 23
Sessiz Kıyıda
Şiirler biter bir gündenizkestaneleri kalır ahtapotlarfesleğenler camların ardında umutlar biter bir günbir at arabası gölgedekısrak tayını emzirir bütün bunları gördüm benkısrağı da kahveyi de asmayı da sen kısa entarininanlaşılmasından habersizbana bakıyordunbense yetişilmez hızlabaşkanmış geceyi ikiye biçiyordum baktım denizler bitmişkumsal kan içindekapılar gıcırtılıyollar ince yollar çakıllı yollarcansız parmakları gibi bir ölü elin gözümle gördüm bunlarısessiz kıyıda …
Şub 23
Kimyevi Ayrılıklar
Dedim ki:LütfetDiz kapaklarıma dokunOkyanusları yeniden keşfedeyim.doğmuş bulunmakla hüzne bulaştıminsanlar, evet onlar ki hep tanış oldukların…beni ne kadar da anlamamışlaroysa bir sıcacık soluğuma tutundu dünyaKederimden okunuyor yüzümYarı silik, yarı parçalı hüzünkâr. ey benim ağrıyan yerim,bugün göğümün gövdesi yaralıyansız bir mühletin kaldıysa bağışlakimyevi ayrılıklar vebir pahalı kahramanlığım varkasketimin yırtığında sakladım zamanıyenilirken rastlıyorum yanağındaki benesevdiğin şarkıları ciğerime sapladımgel …
Şub 23
Şeddelere Dikkat Molla
Bir sesler dünyasında yaşıyoruz son günlerde:Deniz Kızı Eftelya, hamiyet Yüceses;bazı geceler mehtap bizi sürüklüyor sularda.Nicedir uzaklara uğurladığımız dostlardanhaber almadan,sabahları sessizliğe açılan pencerelerdentoprak damlarda düşlere sinen gölgeleriyorumluyoruz. Seslere renkler karışıyor bazı geceler:nerdeyse unutmuşken o yaz geçen günleriyanan bir yalının alevlerini seyrediyoruzbir başka kıyıda.Bir adam ormanla konuştuğunu sanıyorağaçların adlarını fısıldayarak;bir kadın her akşam denize bakıyor durmadano saatlerde …
Şub 23
Kopuşma
an gelir; taşıyamaz karın yükünü dağkurt uluması, kuş pırlaması bahanedirdüşer çığ dağ mı yenilmiştir, çığ mı… bilinmez kurt şaşkın, kapılıp gömülür büyüyen topakuş, ödü paramparça uçar en yakın vadiyebuzun ve karın felaketine uğramıştır zaman…dağ yerinde kalır an gelir; taşıyamaz bal meyvenin yükünü koca dalgüneşin okşaması, rüzgârın esnemesi bahanedirkopar bağ salkım mı yenilmiştir, çiy mi… bilinmez …
Şub 23
Zamanın Salkımları
Öfkeli şimşeğe benzetmiştim zamanı;değilmiş, uyuşuk, miskin serseri…Evsiz barksız, bimekânmış;nerde sürttüğü,kime yüz verdiği,belli olmayan. Çiğneyip salkımlarıecel şarabı hazırlayan,güzel ayaklı zaman:– Olgunlaştı mı şarabın?– Ver güzelim, ver bakalım…Ölümü senin elinden tadalım. İhsan Üren
Şub 23
Bir Damla Deniz
Bir damla deniz, işte görüp göreceğinEy yoksunluklardan yola çıkan kişi!Altmış yıl yaşadın, altı günlük ne kaldı?Ne kaldı anılardan, acılardan başka? Ve umutlardan? Bir çıkmaz sokaktaBelki de iki gün sonrası.Yağmur çizgilerinde izlerken geçmişi şimdi.İşte mutluluklar, bir damla deniz.İşte sancılar, kıvranmalar yüce dağlar gibi.İşte doğa, dişilik kokan doğa, çayır kokan…Bulut kokan, kuş kokan, rüzgâr kokan…Gökte ayrı dünyalardı, …
