Titrek bir damladır aksi sevincinYüzünün sararmış yapraklarındaNe zaman kederden taşarsa içinŞarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgülerBir çini vazodan dökülen güllerGibi hülyada fecirler gülerBuruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün,Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün;Süzülüp akasya dallarından günErir damla damla ayaklarında. Sesin perde perde genişledikçeSolan gözlerinden yağarken geceSürer eteğini silik ve inceBir gölge bahçenin …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Ne İçindeyim Zamanın
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpâre, geniş bir ânın Parçalanmaz akışında. Bir garip rüyâ rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgârda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükûtu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen; İçim muradına ermiş Abasız, postsuz bir derviş; Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim. …
Şub 23
Sevda Yaratan
Bu şehrin adları durmadan değiştirilen,sokaklarında dolaşırken,eski bir şarkıyı çağrıştırır bazenaklına takılır olmadık adlar.Örneğin, Konstantin Nikoleyeviç BatyuşkovPuşkin’in bir çağdaşı –hani şu ölen Tasso’ya ağıtlar yazan –evet, senin Tasso’na,Kutsal Kudüs’ü özgürlüğe kavuşturan. Bu yaştan sonra, sınırsız bir çağrışımlarzinciridir hayat;başka kokular, başka görüntülerlesaldırır üstüne tekleyen belleğinleve birden başka adlarla uyanırsınbir dağ yamacında daldığın düşten.Bir İsveç filminde miydio küçük …
Şub 23
Giz Ses
Bir rüzgârda buldu seni bir rüzgârda yitirdi,penceresinden baktı sine sine yağan uçarı yağmurave essin dedi, bir daha essin, sen çünkü bana eşsizsin,gökyüzünde karmaşık bir sözdizimiydi kurduğu esinperisinin — çekti sinesine koydu bulutlardan bir tortuyu,uzan dedi, uzan Enis, tam bir gece için biriksin sesin. Enis Batur
Şub 23
Beyitler
Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhımKurbânın olam var mı benim bunda günâhımNahifî Bir demir dağı delip boynuna almak gibidirHer kişi âşık olurdu eğer âsân olsaTaşlıcalı Yahya Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzanBeni bir gözleri âhûya zebûn etti felekYavuz Selim Seni candan ziyâde cânânımSevdiğimdir, günâhımı bilirim.Fasih Dede Alemi pervâne-i şem’i cemâlin kıldı aşk,Cân-ı âlemsin fedâ …
Şub 23
Beni Candan Usandırdı
Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?Felekler yandı âhımdan, murâdım şem’i yanmaz mı? Kamu bîmârına cânan devâ-yı derd eder ihsan,Niçin kılmaz bana derman, beni bîmâr sanmaz mı? Şeb-i hicran yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım,Uyarır halkı efgânım, kara bahtım uyanmaz mı? Gül-i ruhsârına karşı gözümden kanlı akar su,Habîbim, fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı? …
Şub 23
Gerçek hadis imiş bu ki hûbun vefâsı yok
Gerçek hadis imiş bu ki hûbun vefâsı yokKim sevdi hûbu kim dedi hûbun cefâsı yok Aşkın belâsı yok deyü ben aşka düşme varKim âşık oldu kim dedi aşkın belâsı yok Onun ki hacc-ı ekberi ey cân sen olmadınBeyt-ül-Harâma varmamış anın safâsı yok Şeytan tek ol ki sûretine kılmadı sücûdBir ince derde düştü ki hergiz devâsı …
Şub 23
Zakkum
-Bu bitkiyi yiyen,ölmüş hayvanların etleri de zehirlidir- sağ elinde seni İstanbul’a götüren tren biletisol elinde sabaha kadar kestiğin dört kirpiküçüncü elindesenden sonra içeceğimkilometreceler tütüntonlarca alkolyüz binlerce yalnızlık yani sen demesen de ben anladımgözlerinden okuduğum acıylaşimdiye kadar ok…umadığım kitapları da anladımRomeo, Shakespeare’i öldürmeliRomeo, Shakespeare’i öldürsün! kan tükürüyorum girdim her mecliseoksijen bile bana dokunuyor artıkciğerlerim bölünüp her …
Şub 23
Yaz Kapılarında
Her şey bir güzel kız için yazılır, diyor.Kırkına yakın, yılgın biraz.İsteksizce yanıtlıyor derginin sorularını.Öğrenci derneğinde konuştuğu akşam uzaklarda gibi dinleyenlerden, güvenle konuşuyor –üst üste kazandığı yenilgilerin güvenliği içinde.Oyunlarından sahneler geçiyor gözlerimin önünden,değişik zamanlarda, değişik sahnelerde izlediğim:çürüyen bir şey, çocukluktan erginliğe geçerken,yarı kaçık soylular, saray artıkları, kırık bilgeler,şehvetle kutsallığın kucaklaştığı tenha köşeler…Sonra kurtulmak için boğuntusundan günlük …