Kategori: Türk Şiiri

Öyle çok beklerim ki sarhoş olur zaman…

“Nâz idüp şol iki hâlün birini gizleme kimNâzunı sen beni öldürmege nâr eylersin” Emrî Naz ile nazm arasında bir kuştur özlemek -ipliğini çeker sevdanın- Kadın inci gibi dizdi gözyaşlarını zamana. Şiirdir bu yüzden beklemek. Bekledi, yokladı incileri. Hepsi yerli yerinde.Yüzüne sürdü gül-i nâzı. Yıkadı asumanın ipeğini, güneş bulmaya çalışmadı hiç.Biliyordu, ölüdür evrenin zifiri. Nûr’a döndükçe …

Devamını oku

Yıkıntı Ve Çöküntüyü Yaşamak

Başta,sevinç getirir kısa süre Ortada ve sonda yıkıntıyı yaşamanın Adı, Aşk’tır Hatta geriye sarıp da kaseti, Bir ömür dolduran coşku ve haseti Ve yaman bir çöküntüyü yaşamanın Adı, Aşktır Hüsrev Hatemi

Zaman O’na yıl yazmamış…

Zaman O’na yıl yazmamış,silmilş Ne zerafet, ne eda eksilmiş Demek, Zaman sandığım kadar zalimVe güzelden anlamaz değilmiş Hüsrev Hatemi

Olvido

Hoyrattır bu akşamüstüler daima.Gün saltanatıyle gitti mi bir defaYalnızlığımızla doldurup her yeriBir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdanLavanta çiçeği kokan kederleri;Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklarUnutuşun o tunç kapısını zorlarVe ruh, atılan oklarla delik deşik;İşte, doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşikVe cümle yitikler,mağluplar,mahzunlar… …

Devamını oku

Yaş

Yazmam daha aşk şiiri, Diyenlerin kervanında kışladım Çöle yağaerken donmuş levhalarda kar sureti İmkânsızın bereketi Gözümü alırken her yanımda ışıyan gençliğim Kimin yaşındaydım bilmedim. Geceleri heceleyerek söktüm Aldım yedeğimdeki kelimeleri Işığa tuttum içimi loş tutan nesneyi Yunus’un yaşına geldiğimde Dünyayı aşk, imkânsızı erkek bildim. Kelimelerle dokundum dünyanın hallerine Dokunulmazlığım kalktı Kendi şiirimde kendi Divan’ımdan Sürüldüm …

Devamını oku

Yalnızlık

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum Ne tuhaf, vaktim olmazdı yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar …

Devamını oku

Şaşırtıcı Karşılaşma

“Çok eskiden yaşadım bu ânı ben”Dersiniz şaşkınlık içinde.İlk girdiğiniz bir ev, bir merdivenBirden güneş vuran pencere, Ve tam sırasında tren düdüğü…İşte böyle gelmişti siz dünyadaDeğilken bir gün öğle üstüBu renklerle bu sesler bir araya. Yaşamak anımsamak mıdır yoksa?Sanmam, biz de bir sestik belkiBirileri için yıllar öncekiŞaşırtıcı karşılaşmada Melih Cevdet Anday

Mavi Gözlü Dev

O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin. O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. …

Devamını oku

Dünyanın Bütün Çiçekleri

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Bütün çiçekleri getirin buraya, Öğrencilerimi getirin, getirin buraya, Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer Bütün köy çocuklarını getirin buraya, Son bir ders vereceğim onlara, Son şarkımı söyleyeceğim, Getirin, getirin… ve sonra öleceğim. Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum. Kaderleri bana benzeyen, Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları, Geniş ovalarda kaybolur …

Devamını oku

Sevgilim Ben Şimdi

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz “Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz”. Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere O gülün yüzü gülmüyor sensiz O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı Hepten hüzünlü bu günlerde Gür ve …

Devamını oku