En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa Tohuma dururlar yeniden Ve halk, toprağa gömülü Tohuma durur bir yerde Buğday nasıl filizini sürer de Çıkarsa toprağın üstüne Güzelim kırmızı elleriyle Sessizliği burgu gibi deler de Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde. …
Şub 23
Kaşından seviyorum seni, saçının telinden, seni tartışıyorumışık çeşmelerinin oynaştığı bembeyaz koridorlarda,seni ele alıyorum her isimde, yaranın içinden özenle temizliyorum senisaçlarına şimşek külleri takıyorum boyuna,yağmurda uyuyan kurdeleler.Bir biçimin olsun istemiyorum, tam olarak elininardından gelen şey ol istiyorum,çünkü su, suyu düşün, sonra aslanlarımasalın şekerinde yumuşayan halleriyle,ve beden dilini, hiçlikten doğan o mimariyi,kavuşmanın ortasında ışıkları yakışını.Bütün bir yarın, …
Şub 23
Bir kuş yaşıyordu bende.Bir çiçek dolanıyordu kanımda.Yüreğim bir kemandı. Sevdim ya da sevmedim. Ama ara arasevildim. Bana da neşekattı: ilkbahar, tutuşan eller,mutluluğa özgü tüm şeyler. İşte böyle olmalı insan! (Burada bir kuş yatıyor.Bir çiçek.Bir keman.) Juan Gelman
Şub 23
Birlikte olduğumuz her anbir şölendi, newroz şenlikleri gibi,koca dünyada bitek ikimize. Senpervasız ve hafiftin kuş kanadından bile,bir rüzgar gibi inerdin merdivenlerdenikişer ikişer aşıp basamakları, bir çırpıdanemli leylakların arasından kenditopraklarına alırdın beni, aynanın öte yanına. Gece olunca haz bahşedilirdi bizeaçılırdı kutsal kapıları tapınağınkaranlıkta ışıldar, ağır ağıraramıza uzanırdı çıplaklığımız.Uyanınca varlığına şükrederdim, yine de bilirdimminnettarlığımın karşılıksız kalacağını. Senuyurdun …
Şub 23
sessiz oturabilir miyiz seninle?aramızda yaprakların hışırtısından,ve ceylanların hayata çıkışındanbaşka bir ses olmadan. beni sessiz de sevebilir misin?yağmur almış toprağıve üşüyen kainatı dinlerken,araya dünya sözleri karışmadan. biliyor musun çekirgelerin,unutulmuş ülkelerin,kahrından kuruyan nehirlerindiliyle konuşabilirim seninle!duyabilirim seni hiç konuşmadan. kalbinin atışlarını duyabilirimiçinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğuve dudağın en uzak sokağındabiriken dilini hayatınsökebilirim, öğrenebilirimsözcükler bağırtılar klaksonlarona karışmadan. ay …
Şub 23
Şiir nedir, sorusu şimdiye değin defalarca sorulmuş; hiç üşenilmeden de defalarca cevaplanmıştır. En öznel tanımlamalar şiir üzerine yapılmıştır, dense yeridir. O halde, bir tanımlama da ben mi yapacağım. Hayır. Niyetim tanımlama yapmak değil; sadece şiir- insan ilişkisine heves penceresinden bir göz atmak. Heves; bir şeye karşı duyulan istektir. Fakat aşk, şevk derecesinde bir istektir bu. …
Şub 23
İstediğim tek şey, ne kadar yürüyeceğimi bilmesem de “hayat” denen “yolun sonu”na geldiğimde geride bırakacağım yaşantıma mütebessim bir ifadeyle veda etmek.Umarım ve dilerim ki hayattan alacaklarım; dik bir duruş ve sonsuz bir gönül rahatlığı olur.. Güneş Bor
Şub 23
Ey güzel harf güzel kağıt güzel kalem. sana nehirlerden rüzgarlardan söz ediyorum benim için nehirleri eğit, su yolları aç. ben ki daha ağzı lekeli bir çocukken yürürken gördüm bir gün nehirleri nehirlerin rüzgarların sözü yaşar ben ağzının yaprağıyım, bir yere yaz bunu. ey güzel el yazısı güzel mürekkep güzel uç. beni küçük su birikintileri büyüttü. …
Şub 23
bir hikayemiz var mı?(bence var../ yoksa bu hasret neden tüter..? ..) imgelerin izdüşümünde dansa kaldır beni uyuklayan bedenimi uyandır yüreğimi uçuklatan satırlarına sarıldım hadi beni yeniden kandır hala çocuğum sevdalarda yalpalayarak yürürsem yüreğinde, ayağım takılıp da düştüğümde adını sayıklarsam, mimiklerim çıldırırsa seni görünce, beni bağışla her şeyin sebebi hasretindendir hangi geceydi, her gece miydi susuzluğum …