En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Meral için… Yazmam böyle şeyleri. Özel meseleler bunlar. Ama sanırım bu kez kayda geçmeli. Niye? Anlatacağım. Sabah sekizdi galiba, belki daha erken. Uyuyorum. Telefon çalıyor, telefonda bir kadın hüngür hüngür ağlıyor: “Yazını okuyorum şimdi onun mezarı başında. Bugün Yaman’ın ölüm yıldönümü.” Susuyorum. Ağlarken şaşkınlığıma gülüyor: “Meral Okay ben.” Yıl 2002’ydi. Irak’a savaş açacaklardı, Meclis’te harıl …
Şub 23
Bazen bir sözden yola çıktı, bazen bir hikayeden. Ama asıl kaybettiği erkeğe özlemle yazdı bütün o sözleri… Geçen hafta vefat eden Meral Okay, Masum Değiliz, Adı Bende Saklı gibi şarkılar dinlendikçe hatırlanacak. “Bu yaz güneş biraz daha eksik, el ele verin azaldık…” diye başlıyordu, Sezen Aksu’nun çok yakın dostu Yaman Okay için yazdığı şarkı. ‘Adamların …
Şub 23
Bir ölü nedir ki bir ölüm nedirAcıyla kirlenmektir, acıya sevinmektir. Siz bilirsiniz, isterseniz biraz gecikirizGelmesine geliriz, birazcık gecikirizNe kadar gecikirsek o kadar iyiyizBen o kadar iyiyim. Bir zamanlar hamaldım, çelenk taşırdımEn güzel çiçekleri ben sırtımda taşırdımCaddelerden geçerdim, büyük vitrinlerin önündenSerlerden bahçelerden güne damlardımRenklere karışırdım, kentin ışıklarınaİçinden soyulan bir portakal gibiKendi içdenizlerimi öper okşardımSüslenmiş gibi olurdumKokular …
Şub 23
Ülkenin büyük şehirlere uzak bir dağbaşı kasabasında, bir demiryolu istasyonunda çalışan üç hikayeciydik. İstasyon binasına bitişik yanyana üç kulübemiz vardı. Ben, genç Yahudi, bir de genç kadın. Seyyar hikaye satıcılığı yapıyorduk. İşimiz pek parlak sayılmazdı; çünkü istasyonumuza tren çok seyrek uğruyordu. Ayrıca, yalnız posta trenlerinin geldiği günler iyi iş yaptığımız söylenemezdi. Öğleden sonra gelen …
Şub 23
Keder gibi ödünçkahkaha gibi karanlıkneş’e gibi yapraksızve kasaba gibi akşamsızbu şiir peşimdenbir başkası gibi geldive ben yalnızcamırıldandım onumırıldanmak belki deyetinmektir diyeşiir yerine ödünçkederle Haydar Ergülen
Şub 23
Bir veda havasında bu gece gökyüzüyere değecek gibi yıldızlar,kulaktan dolma korkularladeprem bekler gibi ketum kaldırımlar.… Upuzun geceminsabah içtimasında güneşe tekmilikaytarmışım senden bellinamlusu paslı bir uykuda..Sanki yitirmişim senisol yanımda sağlam bir sancı.Birkaç kaburgam,seni korumak için feda etmiş kendini. Şiirim..İncinmişliğim..Sen düştüğünde aklımaKepenk kapıyor hüzünler.Pervasız bir çocukerik çalıyor bahçemden.Cemre düşüyor ayazıma,salkım salkım sözler topluyorum gönül bağımda;tomurcuk gülücükler çiçek …
Şub 23
Artık bayağı bulacaksın. Sevme duygularını andıran kıpırtılar da bitince bayağı bulacaksın. Her şeyimi. Duygularımı, dünyaya bakışımı, yaşadıklarımı, tiksinçlerimi, güvensizliğimi. Hepsini bayağı bulacaksın. Sevgi bağışlatabilirdi yalnızca. Buna üzüldüğümü sanmıyorum. Olduğum gibi yaşamalıyım. Bir yaşama acemisi olarak. Ustalıklarda gözüm yok. Bayağı bulmana üzülmeyeceğim. Selim İleri / Destan Gönüller
Şub 23
Kullanmam ucuz özgürlüğü sana sığınırımAzarladığım bir dünyayı suya bırakıpGünlük dövüşü en uygun yerinde keserekVe kan biraz daha akar durur, akmalıdırBir çaresizlik sanırım, öfkem büyür uğunurumOysa bir çiçek bir güzel dünyaya bakmalıdırVe kuytulardan, unutulmaktan tek tekÖlülerimiz toplanacaktır. Senin yıldızların güneşlere dönüşürEn karışık en bozgun bir öğle uykusunda bileVe sonsuz sevinç taşıyan bir çığlıktırBir suyun bir başka …
Şub 23
Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar. Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine …
Şub 23
Kitaplardan bahsetmek istiyorum, kitaplarımdan.. Ama bunu yaparken ne kadar kültürlü ve entellektüel olduğumu anlatmak gibi bir derdim yok. Geriye dönüp baktığımda, genç sayılacak yaşta büyük fedakarlıklarla oluşturduğum kütüphanem hayatta sahip olduğum ve övünebildiğim en önemli şey. Ve üçbinin üzerinde kitapla kurmuş olduğum ilişki içinde barındırdığı masumiyet ve tutkuyu düşündüğüm zaman başka hiçbir şeyle karşılaştıramayacağım kadar …