Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Çıkmazın Güzelliği

   Sorun, şiirin üstelik insanın kendi şiirinin- çıkmazda olduğunun bilincine varmaktır. Bu çıkmazın bilincine varmak biraz da çözmek demektir onu.   Şiirimiz, -dolayısıyla edebiyatımız, çünkü ülkemizde edebiyatın, hatta bazı toplumun bir çok sorunları, açık kapalı, şiirde tartışılır, şiirde çözülür yahut çözülmez veya bu sorunlardan şiirde vazgeçilir. Belki de sağlam düşünce zemini kurulmamış bütün ülkelerde böyledir bu- …

Devamını oku

Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire

   Mısra işlevini yitirdi; şiiri şiir yapan bir birim olarak yürürlükten kalktı. Eski rahatlığını, o sessiz, kıpırtısız düzenindeki rahatlığını boşuna arıyor şimdi. Öfkelerin, bunlukların, başkaldırmaların dışında kendini yineliyor daha çok. Ne denli güçlü olursa görünürse görünsün, duygularımızı, gerilimlerimizi, düşünce coşkularımızı başlatıcı öğe, bir ölçü olmaktan çoktan çıktı. İnsanı, insanla gelen en çağdaş sorunları karşılayamaz oldu. …

Devamını oku

Folklor Şiire Düşman

   Çağdaş şiir geldi kelimeye dayandı. François Villon’dan, André Breton’a, Henri Michaux’ya bir çizgi çekelim, bu işin nasıl bir evrim sonucu doğduğunu göreceğiz. Çağdaş şairler kelimeleri bile sarsıyorlar, yerlerinden, anlamlarından uğratıyorlar. Bu böyleyken, bizde hâlâ folklora, halk deyimlerine şiirlerinde fazlasıyle yer veren şairlerin kısır bir yolda oldukları sanısmdayım. Çünkü folklorda şiirin bugünkü entelektüel niteliğini taşıyacak …

Devamını oku

Feri Sönmemiş Ferman

sesinin kınında bekleyen akşam gözlerindeki nazara kurşun döktüğüm kelimeler kuraklığın derinliğinde hileli beyazlık rüyaların asılsız eteklerinde kamaşan su seni bana kavuşturan aşk mürekkebi kör eder kelimelerin gözlerini kalbim beyanımdır gitmeye duran kanda kurutulan veda sözleri nice söylense hiç söylenemeyen kısa süren aşkın uzun vedası sönmemişken gözlerimizde ilk günkü gibi tutuşan fer yolunu bekletir bitmemiş ferman …

Devamını oku

Hasar

aslında sadece bunu diyecektim:durmadan hurdayım yanımda özen ve ısraryanımda boyuna kızaran yüz, burası dağılan dikkataslında düşünün sadece, bellek buyurunnerdeyim, tam görünmüyorum, yalanlar uğrayacaktı bananerdeyim, üstelik telaşım da yok ortada bilinir ki sadece bunu diyecektim:iki kış bir karış devletle burdayım aslındaburdayım, burası oğulluğumun özenle suya bırakılmış semender halisözdü nemlenmeyecektim, sözdü sadece eğilip suyu sevecektimahh, kalmayacaktım kimsenin …

Devamını oku

Siyah

şüşa dile min şikest ! * zafer ekin karabay içindir işte! patlayan parantez, sırayı bozan ölümsöndürüp ışıklarını karşıdan karşıya geçirmeye yarayan hayatbilinsin ve süssüz siyah bilinsin istiyorum;mutlak bir ekip çalışmasıdırüç el oyuk bir yağış biçimidir ölüm demişken diyelim ve öyledir;olmayan davaların işi değildir divana kalmakya da aşkın ara sokağında balkondan sarkmakçünkü çocuk oyuncağıdır harç taşımaktaş …

Devamını oku

Kum Saati

Rüzgârla bozduğun sessizliğini dinledim; seni bırakan yaprağın sesini, kuma dokununca ve çölde çizilmiş bir ağaç gibi resmini. oysa süngerde kalmış damlasıydım sana ulaşamayan suyun, yanında üşürken uyu-yordum gözlerimde seni ve öylesine sustun kuytusunda uykumun. kumunu içine saklayan bir saatti çöl- de bulduğun; ters çevrilmedikçe çalışmayan. belki giden zamanı geri getirmekti istediğin, saatini bana bırakıp gitimekti. …

Devamını oku

Yara Bandı

Gün gizini sürdü sessizliğe, konuğunu Bütün gece bekleyen sokak ışıklarına, Kaldırımlara. Ben sesini duydum yüzünde Ağlayan kedinin, acısını anladım ve annemi Anımsadım, bacağını saklayan basma eteği Görünce yara bandı satan kızın. Sarıydı teni ve kirliydi elleri. Bir gecenin Kondusu yürümüştü gözlerindeki kısa Patikada. Çocukluğunu oyuncak bir trenden Çıkarıp taşını sulamıştı kaldırımların. Ve anlamıştı: insanlığın yarası …

Devamını oku

Saklı

uyurdum, dokunduğum camlar kırılırdı derinliğinde uykumun. Nil, gözlerimden geçsin diye güne kirpiklerim kırılırdı. oysa, saklambaç oynayan bir çocuktu büyüttüğüm; babasının dudaklarına sıkışmış ve unutulmuş… sobelendim, saklandığım saydam düşlerin ardında. sunacak başka birşeyim yoktu, bir çocuğun bayram sabahındaki beklentisini sundum yaşama ve tedirginliğini oğlu savaşta bir annenin. uzak ezgisini dinleyerek bırakıp gitmelerin. nil güne akarken şubat …

Devamını oku

Karınca Kumu

Işıl’a Yine gittin o karanlık odayaKaranlık uykularına.Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdinBir bakardım eğilmiş su içiyorGamzelerinden kuşlar.Bir bakardım gözlerindeGüneşli ve sıcak iki hurma.Bir bakardım hayata dikleniyorDiktiğin horoz ibikleri saksılarda.Biriciğim, kardeşim ne oldu sana? Karşıyaka vapurunda alıştı dilim en çok acıyaAcı çaylar içer ve bakardım karanlık sularaBir balığın uykusunu düşlerdimKaranlık sularda kaybettiği rüyaları,Sigaramdan kopup giden iki kıvılcımMerak …

Devamını oku