Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Yağmura Kaçan Şairler

Yaz yağmuru sıcak:Nasıl ki ağır bir damla düştüğündesarsılır tüm yaprak.İşte öyle sarsılır yüreğimsen düştüğünde içime Erich Fried Bu yağmur kanımı boğan bir iplikTenimde acısız yatan bir bıçakBu yağmur yerde taş ve bende kemikDayandıkça çisil çisil yağacak.Necip Fazıl Kırık ikindiler üstüneKuşkulu bir yağmur yağıyordu Bekir Sıtkı Erdoğan yağmur dindi sevgilim bak dinleher şey dindi, acıysa dinmemiş …

Devamını oku

Bu gün mah-ı Muharremdir, muhibb-i hanedan ağlar

Bu gün mah-ı Muharremdir, muhibb-i hanedan ağlar.Bu gün Eyyam-ı matemdir, bu gün ab-ı revan ağlar. Hüseyn-i Kerbela’yı elvan eden gündür. Bu gün Arş-ı muazzamda olan âli divan ağlar. Bugün Âl-i abanın gülşeninin gülleri soldu, Düşüp bir ateş-i dilsuz, kamu ehl-i iman ağlar. Bugün Gülzar-ı Muhtar-ı Hüda’ya bir hazan esti, Zemine düştü vaveyla, felekte kehkeşan ağlar. …

Devamını oku

Sis

İki şehri var gecenin, biri gözümdetütüyor, birinin dumanı üstünde yağmurgibi çöken siste, bana bu uykusuzşehri niye bıraktın, göze alamadığımbir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,gece değil istediğin hayli karanlıkbakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmakhevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüzbağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnızgöze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,sis değil, …

Devamını oku

Biraz Oyalanmak

Beni çevreleyen sükunet içimdeki sükunetle birleşti, ben sabahın solgun sessizliğine karıştım.Küçük bir sazan balığı, bir dağ yemişi, bir zakkum çiçeği gibi o sakin güzelliğin bir parçası oldum.Böyle bir sabah vakti inci grisi bir gölü, nefti dağları, sulara çizilmiş lacivert çizgiyi, kızılımsı zakkumları sevmek için buraların sahibi olmak gerekmiyordu, burası benim vatanım olmasa başkalarına ait bulunsa …

Devamını oku

Meçhul Bir Kadına Mektup

Dağınık kaşlarınızın sınırlarını çizdiği o ışıltılı gözlerinizden bir pırıltı uçuverdiğini sanki görüyorum. Aşkı aşk yapan duygunun, bütün kadınların peşine düştüğü o suçortaklığının tadını tadıyorsunuz. Bu yazı size bir suç armağan ediyor. Sanırım Stefan Zweig’ı pek okumadınız, zaten şu sıralarda pek moda değil… Eğer, Zweig’ı okusaydınız, onun bu yazının başlığının tam tersi bir başlık taşıyan muhteşem …

Devamını oku

Evlilik

Küçük bir sarmaşığın yıllar içinde bir ağacı sarıp sarmalaması misali her geçen gün birbirini sessizce benimserler. Bir zaman sonra sarmaşığı ağaçtan ayıramazsın, söküp atmaya çalışırsan ağaçta izleri kalır, kuruyana kadar geçmez, sarmaşığınsa yeni bir ağaca tutunması zordur. Zamanları, anıları, zevkleri farklıdır. İkisi birbirine hiç benzemez; görünüşleri, yaprakları, mevsimlere dirençleri, hazan mevsimleri… Çoğu zaman bu ikiliden …

Devamını oku

Cenazemde ağladım

Banyo yaparken uzattığım bacağımı incitmeden tilifliyordum. O an, gasilhanede gassal tarafından yıkandığımı düşündüm. Yabancı bir el, hoyratça bacağımı sabunluyordu. Birden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Ağlarken bir yandan da -gayri ihtiyari- edep yerlerimi kapatıyordum…

Sözcük Mesafesi Sıfır

kalbimacının altında eksi iki derece yoğun kar yağışı gibi bir şeyiz ikimiz de durmadan devam eden tipi şeklinde aralıksız kalbim acının altında eksi iki derece şehrin göğsüne kadar ulaştı kar kalınlığı sözcük mesafesi sıfır ! kapanan köy yolları gibiyiz sonunda işte kim bilir kaç çocuğu öldürdük biz bu soğuktan, kaç karanfili kaç serçeyi kaç evsizi… …

Devamını oku

Şiirden Anladığım

BilinmeyenlerinRenkten, kokudan, biçimden, ışıktan, kütleden ve Coşkudan, hüzünden, sevinçten, acıdan ibaret olanların Ya da öyle varsayılanların karşısında bilim adamı olmayı yeğlemem. Şimdilik yazıyorum, yarın? Bilmiyorum. Atamız Sokrates, anarnız Vislaya Şimborşka öyle dediler: Bil – mi – ya – rum. Ben onların hala cahil bir öğrencisiyim.    Şiirsel olanla şiir arasında bir fark yoktur.    Hatta …

Devamını oku

Japon

Kırmızı Japon harfleri geçti ağzından.Emaye göğsüme düşüp ses çıkarttı. Fısıltılar… Durdu ve bekledi. Şeffaf bayrak, yukarıdan aşağı inen bir ferman gibi ayırdı ikimizi. Geldiğimiz uzak yoldan tahriş olmuştu : ayaklarımız, ellerimiz. Bir haiku kadar yavaş ve çabuk… Beni öpmedi. Ilgım Veryeri