En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Soğuk kış gecesindeGüneşin ocağı da Yanmıyor kandilimin sıcak ocağı gibi, Ve ne ışık saçıyor kandilim gibi Ne de gökte parlayan soğuk aya işliyor ışığı. Yaktım kandilimi komşum yürüdüğünde karanlık bir gecede,Ve soğuk bir kış gecesiydi, Rüzgâr kuşatmıştı çam ağaçlarını, Sessizliğin yığıntısı arasındaO yitip gitti benden, ayrıldı bu daracık patikada,Ve bu öykü öyle anımsanır ki hâlâ,Ve …
Şub 23
IDünyanın bütün bulutları günah çıkardıYerlerini tasam doldurdu Ve saçlarımın içinde üzgün düşüverincePişmanlık duymayan elim Bir acının düğümüne bağlandım. IISaat unuttu kendini akşam olurkenAnıdan yoksunAğacı sessizDenize doğruUnuttu kendini akşam olurkenKanat çırpmalardan yoksunYüzü kımıltısızDenize doğruAkşam olurkenSevgiden yoksunAğzı kararlıDenize doğru Ve ben içinde, kendime çektiğim durgunluğun. IIIÖğle sonrasıVe onun imparator yalnızlığıVe rüzgârların sevecenliğiVe atılgan çekiciliğiHiçbir şey gelmiyor. Hiçbir …
Şub 23
Kimseye bir şey söyleme.Bütün gördüklerini unut,kuşu, yaşlı kadını, kafesive bütün ötekileri. Yoksa titremeye başlarsınağzını açar açmazgünün ilk aydınlığındaçam pürleri gibi. Kulübedeki eşek arısını görürsün,kalem kutusuyla mürekkep lekeleriniya da o korudakitoplamadığın böğürtlenleri. Osip Mandelstam
Şub 23
Işığın örümcek ağı içindeyim şimdi.İnsanlar saçlarının bütün gölgeleriyleışığa, soluk mavi havaya, ekmeğeve Elbruz’un doruğundaki kara hasretler. Ve kimseler yok bana yol gösterecek.Tek başıma neyi arayabilirim?Gözyaşı döken bu parlak taşlarbizim dağlardan değil. İnsanlar kendi gizleri olacakve onları sonsuza dek uyanık tutupsoluğunun parlak saçlı dalgasında yıkayacakşiire hasretler. Osip Mandelstam
Şub 23
Hâlâ yaşıyorsun, yalnız değilsin daha –o hâlâ yanında, bomboş elleriyleve bir sevinç ulaşıyor ikinize degeniş ovalardan, sislerin, açlığın,uçuşan karların içinden. Zengin yoksulluk, görkemli züğürtlük!Rahat yaşa böylece, huzur içinde.Kutsanmış günler bunlar, kutsanmış gecelerve emeğin şakıyan erinci, günahsız. Ne yazık o insan ki, kaçar gölgesindekiköpekten ve dizlerini rüzgâr biçer,ve ne yoksuldur o insan ki,hayatın paçavrasıyla bir gölgeye …
Şub 23
Mutluluğu hesaplamayı sevmiyorum,ruhsuz bir leke olabiliyor bazen doğa.Çok içmedim, niyetliyim sadeceince bir hayatın bütün ince renklerini yaşamaya Rüzgâr kıllı, pürüzlü bir bulutu sürüklüyor,bir çapa salınıyor denizin dibineve yumuşak bir yelkencesine asılmış ruhumsallanıyor bu kahredici uçurumda. Ama seviyorum bu gazinoyu, kumul gibi, uzakları seyrediyorum buğulu pencereden,ince bir ışık demeti düşüyor buruşukmasa örtüsüne, Sonra yeşil sular içindeyim,sonra …
Şub 23
İç sıkıntısıiç sıkıntısı mirasımdır benim.boğazımda yara,dünyalı yüreğimde çığlıktırve gecenin sert elindekalınlaşıyor bir köpük bulutve dikleşiyor ormanlar ve sarp, çorakyükseklikler göğün güçsüztavanına doğru.Her şey buruk olduğu içintaş olduğu içinkara ve duyarlığını yitirmiş! El yordamıyla tur atıyorum bu karanlık odadaParmaklarımın arasında kayanıncanlı sırtını duyuyorum.Bulutların buzlu parçalarına doğrukalkmış ellerimin derisini yüzüyorum. Parmaklarımdan söktüğüm tırnaklarım,derisini yüzdüğüm yaralı ellerim,acılara, dağlara, …
Şub 23
Bir mektup geldi ihtiyar anamdanİçinde kargacık burgacık harflerHasattan bahsediyordu, yaz hasadından,Firenk üzümlerinden, kiraz ağaçlarından. Kelimeler ardardına dizilmişlerdiArdında çiçekler ve ekinlerVe sonra geliyordu her şeye hükmedenin adıYıllar yılı boyunca. Sinmişti, bir Pazar gününün huzurundaYazılan bu mektubaEve giden küçük yolun kokusu,Lâvantalar ve akşam duası. Gece gündüz demeden, yorulmadan bıkmadanUlaşmıştı uzakların uzağında yaşayan banaBildirerek geldiğini kuşlar misaliBütün bir …
Şub 23
Akşam vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünüve öğlenlerle sabahlarda bir de gecelerihiç durmaksızın içmekteyizbir mezar kazıyoruz havada rahat yatılıyorBir adam oturuyor evde yılanlarla oynayıp yazı yazan hava karardığında Almanya’ya senin altın saçlarını yazıyor Margaretebunu yazıp evin önüne çıkıyor ve yıldızlar parlıyorköpeklerini çağırıyor ıslıklasonra Yahudilerini çağırıyor ıslıkla toprakta bir mezar kazdırıyorbize buyruk veriyor haydi bakalım şimdi dansa …
Şub 23
güz kendi yaprağını yiyor elimden: biz iki dostuz. zamanı ceviz kabuklarından ayıklayıp yürümeyi öğretiyoruz ona: zamansa dönüyor kabuğuna. aynada pazar, düşte uyunan uyku, ağızsa gerçeği söylemede. gözüm bir sevgilinin cinselliğine teşne: öyle bakışıyoruz, karanlık sözler ediyoruz birbirimize, haşhaş ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi, uyuyoruz şarap gibi midye kabuğunda, bir deniz gibi ayın kanlı ışığında. penceredeyiz …