Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Aile

Saatin on biri çalmasından sonraydıGördüm ev halkının dağıldığını birer birer Bilmem soyunmaya mı gittiler Bir zaman sonra hepsi uykudaydı Baba yaşamadaydı geçmiş zamanı Bir pencere açık dururdu düşüncesinde Bir kadın eşsiz elbiselerinin içinde Ne uzun zaman sevmişti onu Çocukların derdindeydi anne Biricik umudu çocuklarının Çekirdeği değil mi onlar dünyanınDalmıştı bir derin uykuya öylesine Yaşanacak bir …

Devamını oku

Nişanlılık

Hangi birini anayım,Buluştuğumuz kumluk, uzak iskele. Her yerde bir başkalık. İlk defa gelişimiz el ele. Sonra bir gün, kalabalık Beyoğlu, Girdiğimiz dükkânlar, güler yüzlü satıcı. İkimizi yanyana oturtup Resmimizi çeken fotoğrafçı. Rüzgâr dinmiş, ağaçlar dinler gibi. Gün batarken o sakin sonbaharda; Akşamları dolaşmamız Kolkola Mühürdar’da. Bir adam sokak fenerlerini yakar, İncecik vücudun vücuduma dayanırdı. Her …

Devamını oku

Arzuuu* Okay

dudaklarım geziniyor gecenin ağzındagüzel ırmak çürüğü pastel bir günahla beyaz masum ve ıslak dolunay lekeleri içinde tenim kasıklarım aşk eziği bir grilikte kirli sanki dudaklarım ki tüyden öpüş valsi sen ey jezabel gibim çocukmuşum gibim gidip geliyorum senle düşüme akşamıma geceme öptürüyorum seni hayatım ruj imgesi sinema hazzı şimdi geçmişime sarkan flu gençliğini seyrediyorum gece …

Devamını oku

Dost

Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. insanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. Cahit Külebi

Güzel Irmak

Küçüğüm, bu senin sesin, güzel ırmakÖnce rüzgarın öptüğü, sonra benim öptüğümBu bitmemiş şiirler senin ayak bileklerinSoluğun, kokun, karnın, gölgeli gözlerinBu böyle çözü lü göğsün, enine boyuna dudaklarınSabahlara kadar ki büyük gözlerin böyleBu dal gibi liğin, saçların, kırmızı ağzınBu üstünde onca seviştiğimiz yatak sonraSonra bu benim anı artığı eski yüzümTüylerin, tay boynun, küçücük çocuk ellerinBöyle yukarıdan …

Devamını oku

Aradan Çıksın Diye

Yas tutan söyleyin başka ne tutsunSon kullanma tarihi geçmişken mecalimin Üstüme, iki beden dar gelir ölülerin elbisesi Ne zaman kalsam kendime hep Yanlış kuşlar uçar çocukluğumun üstünden Eski bir yetimden esinlenen çocukluğumun Şimdi ne anlatsam size tuhaf kaçar, susayım Mahrumdu meleklerden geceleri konduğum pencere kenarları Sapanla çocuk vuruyordu bahçemizdeki kuşlar Meydana saklanmış adamlar geçmişiyle korkuturdu …

Devamını oku

Karakavak (1)

Kıyıda tahammülfersa çay bahçeleri,Sıcak ve güneşte parlayan semaverler Bu olmayacak..böyle gitmeyecek bu Çoraklaştı bayırlar, çoraklaştı her yer Ancak hatırlar gibiyim çiçekleri…. Bu uğultudan nasıl ayrılır kederim? Savrulurken tipi kent üzerinde kışın, Keder de savrulsaydı ya..Hayır bilirim onu, kalır Savrulmaz bilirim beni kül eder keder Uzakta çay bahçeleri yerde çerçöp Gittiğimin farkında olsaydı eğer, Yeterdi bana, …

Devamını oku

gül zakkum ya da su boşluğu

İmgeyi antikacıda rehin bırakan ustaölüm de artık baştan kokar nerede kalmışsa su zamanı üç basamak merdiven indiğim kalbimin şurasında bugün de ince bugün de kırıldı kırılacak gülzakkum (?) saçlar. Aşkın, miras kalan öyküsüyle yaptığın kahve Masada unutulan kaysı, buzdolabı Havada dedikodu tadı Deniz şortunu giyinmiş Teninde yorumlar gününü güneş, dilimi çağırıyor Mermerdeki damarlar, tenin soyuluyor …

Devamını oku

Ağustos Melali

1Cesâret kalbim, cesâret! Sustun bütün kış, ürktün kırılmaktan; Çok gerilerde kaldı derken kar, Sonra bahar Ve Temmuz geçti. Yasımız duruldu, coşkumuz geçti… Ne ümit var artık ne korku; Ağustos gecesinde ağulu Sesleri yalnız böceklerin… Cisim sarayı yıkılmadan, Yeni bir sevinçle yıka haydi Geçmiş günlerin kıştan kalan, Balçığını sanmam ki arınsın. Bir devletin inkırazı sanırsın, Ağustos …

Devamını oku

Ne mutlu o güne ki, uçacağım o dosta

Geceleri sözüm bu, düşüncem bu günlerdedir;Gönlümün cezbesinden gafil oldum nicedir.Nereden gelmiştim ben ve gelişim ne diye?Ülkemi göstermezsen bu gidişim nereye?Niçin yarattın beni; bir derin hayretteyim,Beni yaratmandaki gayeyi ne bileyim?Sadece yakînim var en ulvî âlemdenim,Eşyamı toplayarak oraya gideceğim!… – Şu toprak âlemine nasıl düşmüşsem öyle-İki-üç günlük kafes takmışlar bedenime…Benimle ilgisi yok bu toprak âleminin,Bülbülüyüm ilâhî, o …

Devamını oku