Şiir Antolojim

Yazarın yazıları

Hepsi o kadar

Elimi uzatıp Şaron gülüne…
…Yok yoook, koparmadım, şöyle bir
Dokandım geçti, hepsi o kadar.

Kış Yağmuru

Kış yağmuru
Üzüntü rengine boyuyor
Mezar taşlarındaki yazıları.

Yusufçukları

Evden kaçan minicik oğlum
Bilmem ki hangi tarlalarda oyun diye
Kovalayıp durmaktadır yusufçukları…

Ryota Haikuları

Hey gidi koca dünyanın işleri
Yüzüne bakılmaz etti üç günde
O cânım kiraz çiçeklerini…

Taniguchi BUSON Haikuları

Ordan-burdan dehlenmişsin
Karşıdaki sıra sıra evlerden de
Parıl parıl ışıklar dökülür durur.

Bu sevdadan ölürsem hani

Bu sevdadan ölürsem hani
Ey gugukçuğum
Ağla benim mezarımda, emi

Ölüm ve Ben

“Sorma…,” dedi, “şu günlerde,
“öyle kesat ki işlerim
“Vallahi de billahi de
“Meteliğe kurşun atıyorum,
“Hay aksi şeytan haaay…”
Böyle deyip çekti gitti.

Çam Ağacı

Ey taş evin yanıbaşında
Dikilip duran çam ağacı
Ben sana baktığım anda
Yüzyüze gelmiş gibi oluyorum
Eski çağların insanlarıyla.

Neyliyeyim böyle yâri

Neyliyeyim böyle yâri
Ay’da yetişen
Erguvan ağacı gibi
Gözümle görebiliyorum ama
Elimle dokunamıyorum ki…

Neler çekmiştik geçerken bir zamanlar

Nasıl aşabileceksin
Böyle yalnız başına
Sonbahar dağını sen
Neler çekmiştik geçerken bir zamanlar
Hem de yol boyu ikimiz birlikteyken…