Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Büyük Yol

yüreği hızlı çarpanları alıyoruz yanımıza,
içi mezar gibi daralanları…
ve çalmaya gidiyoruz Tanrı’nın kapısını.

Sol Elle Tutulan Günlük

yaşlanıyorum, evet
ve aramızda bu giden gelen
şiirler ve ezgiler
rüzgârın nefesiyle birer birer
silinip gidiyor zihnimden
kuma çizilen resimler gibi!

Sevinçler Bizimle Gelmez

Sevaplar, yol arkadaşlarımız
Hayat yolunda yan yana yürürüz
Vicdan azapları başımızın belası,
Çıkış kapısı yolunda bu âlemin
Bizden hızlı yürürler önümüzde;

Dertli Yıllar

Tez silindi tezhibi, laciverdi,
Sevincin, neşenin, bahtın
Bilmem saadeti resmetti mi Abidin Bey,
Hayyam! Sen elemin takvimini yapar mısın?

Kadınların Aşkı

Ve ah! Kalbin o çarpıntısı, o vuruşları
Nelere mal olur bize!
Nedeni ve etkisi ne olursa olsun tatlı
Bir şeydir bu ya ve Akıl nasıl da
Bekler, çalmak için Sevinç’in büyüsünü
Ve yinelemek için ince gerçekleri, Vicdan da
Yüklenmiştir güç bir görevi, yani “kıssadan hisse çıkarmayı”

Hiraeth: Var Olmuş ve Artık Olmayacak Bir Şeye Duyulan Özlem

Hiraeth geçmez. Ama insan onunla yürümeyi öğrenir. Onu bastırdıkça ağırlaşır, kabul ettikçe yerini bulur. Çünkü her adlandırılmış duygu, biraz daha taşınabilir olur.

Vincent Van Gogh’dan Theo’ya Dostlukla Mektuplar

İnsanlar HİSSETTİKLERİ GİBİ davranırlar. Ne olduğumuzun anlaşılmasını sağlayan şey DAVRANIŞLARIMIZDIR, atik mi, ikircimli mi olduğumuz olduğumuzdur -dostça olsun ya da olmasın, dudaklarımızdan dökülen şeyler değil.

Ölülerin ölümü duyduklarını sanır da onlara acır, yaslarını tutarız, oysa onlar rahat bulmuşlardır.

dış olayları, kar tanelerini silker gibi üzerimden silkip atmaya alıştım; ölüm denen şeyden, o halde neden ürkeyim? Kendimi düşümde binlerce kez kurtarmadım mı? Öyleyse niçin bunu günün birinde gerçekten yapmayayım?

Açık konuşayım: Bir geçiş döneminde değil, bir kopuşun içindeyiz.

büyük güçler ekonomik bütünleşmeyi silah gibi kullanmaya başladı. Gümrük vergileri baskı aracı oldu. Finansal altyapı zorlama aracına dönüştü. Tedarik zincirleri istismar edilecek zafiyetler haline geldi.

Bütünleşme sizi bağımlı kılan bir şeye dönüştüğünde, “karşılıklı fayda” yalanının içinde yaşayamazsınız.

Eğer Uzaktan

Güzel günlerdi. Ama ardından Hüzün dolu bir günbatımı geldi