Kategori: Türk Şiiri

Ahmet Haşim’in Portresi

I Karanlığı seviyorsun Şair!kapalı gözlerin çevrili içinene kör edici bir ışıkne yansımakaranlık Allah gibidirve tek başınabiliyorsunne güzeldirsevmek karanlığı II Karanlığı seviyorsun Şair!rengi yokahengi yokkıyısında oturup bakıyorsuniçinde dalgalanan denizedüşünüyorsunne güzeldirsevmek karanlığı III Karanlığı seviyorsun Şair!ne renklerin ağırlığıne şekillerin kalabalığıçizmeye çalıştığın resimöldüğündesen de ölüyormırıldanıyorsunne güzeldirsevmek karanlığı IVKaranlığı seviyorsun Şair!ne kimseyegözlerinden veriyorsunne kimseningözlerinden alıyorsun cehenneme gidecekbu hasta adamın …

Devamını oku

Kara lâle

paylaşmak ister her şeyi seninleçünkü o vakitısırdığın elmalar yasak bir gözeye yol bulur gövdesindeana tanrıçaların ilk hecesine değergenişler gökyüzü çünkü uzakta bir tepeyi çıkarsın hiç durmadantırmanmanın tepede olmaktan iyi olduğunuherkesten önce biliyordun sen çünkü zehirli mantarlar, fare delikleri, sedirlerderin ormanların yabani menekşesidirbu günlerin göremedikleriağzından yediği portakalların suyuen sonunda taşıracak nehirlerisonra dövülmüş çocuklar gibi yere yakın …

Devamını oku

Sonbahar

IDeniz kıyısındakikahvede akşamın ışığıdüşerkensanazamanın içinde güzellikler gizlemişsonbaharın yapraklarıyla kumruların düşüncesinde,her daim süregelen bukabaran şehvetine yayıldım,sonrasını hiç kimsenin bilmediği bir gelecek!Beni kabul eden gözlerine sadık kaldımakan suyun içinde bakışların ninni olurateşleri aynaya düşmüşaşkın. IISenin ellerin ellerime uzanırellerim ellerinebirbirine kilitlenirseninle günbatımından geçerizakşam oturacağımız iskemleleri hazırlarızseninle vahşetimiz olacak geceyi adlandırırızgüzel uykusuzluğumuzla. Sonrasenin gözlerin gözlerime bakargözlerim gözlerineakşamın sonunda uzanırızsabah …

Devamını oku

Yanma

Ve elbetGözlerin sularımdan çekilinceürkek bir ceylanla anlaşırımyüzünün çok yakını olan bir limanadilinin ve ağzının verdiği baş dönmesinebahçeni tutan tavşanlara sığınırım Karnımdan geçilmiyor moraran ağzımKovalanıyorumİkindi zaman karanlığı iç çarşılarey şafak bir askerle anlaşÇünkü namluya sürüldünİşte burda bir ordu yürüyen karnımdaİzim sürülüyor köpeklerin sürünerek yaklaştığıAnlaşılıyorHatırlarımıza dokunulmamışFakat el konmuş aşkı yaratırken kuğularınGeleceğimizin serin suları ve göllerine Ey kadın …

Devamını oku

yağmur yatağı

barbar bitkiler gibi yerleşiyorsun alana… sen gelincebir buğu sarıyor çiçekleri… üzerimizden yeşil birdalga gibi geçen sessizliği görmüyorsun… asıl barbarbenim oysa yansıtamadığı dillerle kuşatılmış…kapıyı hızla çarptığında bir su çizgisi yok oluyor öncesonra beni kuşatan diller… duvarlarda belirenmor lekelere bakıyorum hiçbir şey söylemeden… ona ince uzun bir yaprak uzatıyor ve diyorum ki:…hiç korkma benim dokum cam……ölmüştüm… ama …

Devamını oku

Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar

Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlarben yaşarken koptu tufanben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainather şeyi gördüm içim rahatgök yarıldı, çamura can verildilinç edilmem için artık bütün deliller eldekazandım nefretini fahişelerinlanet ediyor bana bakireler de.Sözlerim var köprüleri geçirmezkimseyi ateşten korumaz kelimelerimkılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarınauçtum ama uçuşumradarlarla izlendigayret ettim …

Devamını oku

Bir Dedem Vardı Vefalı, Şimdi Hindistan

sen elmayı güldürürsünsenin elmaya su verdiğin gündücamı sevindiren yelkenlinindenizcilik kitabından kaçtığı gündü cam daha başka kardeşlikleri deaçığa çıkarır, hatta onları unutanları dayokluk içinde elmayla aydınlatır yoksa bir ermiş niye çıkarsınsakinlerin denizinden aynı balığı su da çiçekten nasibini alırelma da yeraltı ermişindencamdan çekilen de aramızdan sayılır-usta bu tahtalar boyasızellerini yüzüne göürme usta, hembiz kaldık, onları suya …

Devamını oku

Çiçekle Konuşma

Artık ne pencerem var seni koyacakNe masam,Sevgilim de yok bu şehirdeÇiçek seni alıp ne yapsam? Cahit Külebi

Ben Ruhi Bey Nasılım

IGördün mü hiç suyun yanmasını tuzdaGördüm ben bu yaşam boyu iniltiyiBüyük bahçelerin küçük içindeSaksılardan birindeGördüm deUyurken uyandırılmış gibiBeni bir sardunya büyüttü belki.O ben kiBir kadında bir çocuk hayaleti miBir çocukta bir kadın hayaleti miYalnızca bir hayalet mi yoksa. Ne pekiYere dökülen bir un sessizliği miGöğe bırakılmış bir balon sessizliği miİşini bitirmiş bir org tamircisininTuşlardan birine …

Devamını oku

Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri

1. bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum, bildiğim ancak aşıkken var olduğum… işte bu yüzden, benim için aşık olmak; çoktandır hasretine katlandığım yokluğum. ‘eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, ‘ demiş La Rochefoucauld benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum… 2. her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim bir bakıştan, bir …

Devamını oku