Kategori: Çeviri Şiirler

A. O. Smirnova’ya

Siz yokken çok şey söylemek istiyorum size,Yanınızdayken sizi dinlemek istiyorum;Fakat susarak bakıyorsunuz bana sertçe,Ben de utançla ve şaşkınlıkla susuyorum Ne yapayım ki çekemem ilginiziSöyleyeceğim beceriksiz sözlerle…Bütün bunlar çok gülünç olabilirdiKeder verici olmasalardı böyle… Mihail Lermontov

Düşünce

Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altındaEylemsizlik içinde kocuyor. Zenginiz biz, ta beşikten beriBabalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,Bir şölen gibi yabancı bir bayramda. Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünceVe iğrenç tutsaklarız iktidar …

Devamını oku

Şiire ihtiyacım var

Ben paraya muhtaç değilim.Hissiyata muhtacım.Kelimelere,Ustalıkla seçilmiş kelimelere,Düşünceleri aktaran çiçeklere,Buradayım diyen güllere,Ağaçların yaşamasına imkân sağlayan rüyalara,Heykelleri dans ettiren şarkılara,Aşıkların kulaklarına mırıldananYıldızlara ihtiyacım var.Her kelimesiYeni bir duygu rengini uyandıran,Sihri kelimelerin yükünü yakanŞiire ihtiyacım var. Alda MeriniÇeviri: Sercan Leylek

Topla pılını pırtını bir yere gitmemek için!

Topla pılını pırtını bir yere gitmemek için!Yelken aç her şeyin her yerde rastlanan olumsuzluğunaGörkemli bayraklarla donanmış o düşsel,Çocukluğunun o renk renk minyatür gemileriyle.Topla pılını pırtını Büyük Yolculuk için!Fırçaların ve makaslarınla ulaşılamayanO çok renkli uzaklığı da unutma. Topla pılını pırtını bir daha dönmemek üzere!Sen kimsin toplumda boşu boşuna var olduğun bu yerde,Ne kadar yararlıysan o kadar …

Devamını oku

Tanımaya başlıyorum kendimi. Ben yokum.

Tanımaya başlıyorum kendimi. Ben yokum.Olmak istediğimle başkalarının gözündeki ben arasındaki boşluğum ben.Ya da o boşluğun yarısı, çünkü orada da hayat var…Sonunda ben oyum işte…Işığı söndür, kapıyı kapa, son ver koridorda terliklerini sürüklemeye.Rahat bırak beni odamda tek başıma.Aşağılık bir yer bu dünya. Fernando PessoaÇeviri: Cevat Çapan

İblis – Bir Doğu Öyküsü

I Cennetten kovulan iblis gamlı,Uçuyordu günahkâr dünyanın üstünde.Yaşadığı güzel günlerin anılarıBir bir canlandı gözlerinin önünde.Işıklı dünyasında Kerrubi gibiIşıl ışıl parladığı zamanlarda,Kuyruklu yıldızlar sürekliTatlı gülüşler gönderirlerdi ona.Ve sonsuz dumanların arasındanÖğrenme tutkusuyla yan yanaUçsuz bucaksız uzayda izlerdiGöçebe kervanını serpilen yıldızların.İnançla ve sevgiyle doluyken yüreği,O ilk şanslı Yaradan’ınNe öfkeyi bilirdi, ne de kuşkuyu.Henüz örselememişti ruhunuYılgın silsilesi yararsız yüzyılların.Çok …

Devamını oku

Son Kadeh

Harap olmuş evimize içiyorum.Hayatımın kederine,O bizim beraber yalnızlığımıza.Sana kaldırıyorum kadehimi:O yalan söyleyen dudaklara,Bize ihanet eden, acımasız gözlere.Ve can yakan gerçeğe:Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşunaTanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova

Birden bir ürperme

Birden bir ürperme,Odamda ölmüş karımın,Ayağıma takılan tarağı. Yosa Buson(1716-1783)

Rabbin huzuruna çıkmaya hazırlanırken

Ölüyordum. Ne bir yakın, ne bir dost,Bir kez uğramamıştı bana…Boğucu gecelerin karanlığında korkuylaHayatımı sık sık geçirirdim gözden,Rabbin huzuruna çıkmaya hazırlanırken…Ben de öleceğim! – Ama mezarımın başındaBozkır rüzgârları ağıt yakacak yalnızca!… Mihail Yurgeviç LermontovÇeviren: Kayhan Yükseler

Ey şairlerin eski lâneti

Ey şairlerin eski lâneti,yakınan sürekli, konuşmak yerine,durmaksızın değerlendiren duygularınıoluşturmak yerine onları ve bildiklerini sanırlar hâlâ,içlerinde neyin neşeli olduğunu veya acıklıve şiirlerinde, yerebileceklerini veya övebileceklerinionları, aynı hastalar gibi,kullanırlar acının dilini,anlatmak için sızlayan yerlerini,kendilerini sert sözcüklere dönüştürmek yerinebir katedralin taş ustasınıntaşın soğukkanlılığına dönüşmesi gibi inatla. Rainer Maria RilkeÇeviren: Tanıl Bora