Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Sual

Kuşlar başucuma toplanmış,
Perdeleri açılıyor, sabahın.
Ben nasıl sokarım bu tembel vücudu
Bahçesine Allah’ın?

İçimdeki O Korkunç Boşluktan Sesleniyorum

İçimdeki o korkunç boşluktan sesleniyorum
İşte o boşluktan-haydi beni anlayın biraz –
Yani bir adım daha atsam düşeceğim uçurumdan

Dua

beton bloklar arasında mütebessim
sarı çiçeğin cevaplarını işitip
yunus’tan sonra okumayan dedemin
takvim yapraklarından tahsilli babaannemin
bildiği sırlara götür

Mehmed Ali’ye

mehmet akif ersoy Mısır’da Kur’an tercümesine başladıktan sonra, muntazam namaz kılıyordu: Kur’an’ı vak’alaştırmak istiyor gibi.
Bu tercüme onun Kur’an hifzını kuvvetlendirdi. “Tercümeye başladıktan sonra ‘demir hafız’ oldum” diyordu.
Mısır’da bazen bütün Ramazan bütün Kur’an’la teravih kıldırdı. Fakat bu teravih namazlarına her zaman cemaat bulamıyor, bazen oğlu Tahir’in cemaat diye önüne geçip imam oluyordu. Fakat hatimle kıldırılan bu teravih namazları uzayınca, Akif, “Bazen arkama dönüp bakıyordum, o da kaçmış” diyordu.

Roni Margulies’in Ardından

Roni Margulies açısından milliyetçilik, zengin bir tarihin işçi sınıfının zihninde yer edinmesini engelleyen hurafeler bütünü anlamına geldiği için çok tehlikelidir. İşçi sınıfı, milliyetçilikten arındığı oranda kendisini egemen sınıfa bağlayan tüm halatları kesip atma şansına sahip olabilir.

AKP’ye Nasıl Muhalefet Edilmez – Roni Margulies

Ama insanlar aptal olmadığı için, bu toplumun büyük çoğunluğu, ayrıntılı ve değişken görüşleri ne olursa olsun, doksan yıldır nasıl yaşadığını, ceberrut ve silahlı bir devlet tarafından nasıl yaşattırıldığını biliyor. Ve belli ki bundan hoşlanmıyor.

Bu büyük çoğunluğun İslam’la, dinle, dindarlıkla, başörtüsüyle hiçbir sorunu yok. Ama kendisine Kemalizm adı altında dayatılan yaşam ve düşünce tarzıyla, bunların dayatılma tarzıyla, sopa kullanılması ve aba altından sopa gösterilmesiyle sorunu var. Yani Kemalist devletle sorunu var.

Önce Refah Partisi’nin, sonra da AK Parti’nin ortaya çıkışı ve yükselişi, işte bu sorunun cisimleşmiş ifadesi, siyasî yansıması. Toplum bu partilere İslamcı oldukları için değil, ama Kemalist olmadıkları için oy verdi. Doksan yıldır sırtında taşıdığı Kemalist devlet yükünün biraz hafifleyeceğini umduğu için verdi.

Ve yukarıda sıraladığım bütün saflaşma noktalarında aynı sağduyuyla davrandı. Resmî ideolojinin değil, onu eleştirenlerin yanında saf tuttu.

Roni Margulies: Ben şu anda tam zamanlı devrimcilik ve edebiyatçılık yapıyorum. Benim için hayat, devrimcilik, şairlik yapmak ve çok seyahat etmek

Bu yaygın bir şeydir arkadaşlar, Varlık Vergisi’nin konuşulmaması. Mesela Ermeni çocuklarına 1915 aileleri tarafından anlatılmaz, çocuk psikopat olur. Bizi, 1,5 milyon tanemizi kestiler diye anlatılarak çocuk büyütülmez, çocuklar belli bir yaşta öğrenirler. Bütün Ermeni tanıdıklarıma sordum, hiçbirisinin aileden öğrenmişliği yok. Belki böyle bir şey olabilir. Yani bir şeyler oldu da anlatılmadı. Bahsettiğin tüm olaylar böyledir. 1934 Trakya olaylarını bir kısım tabii ki bilir. 34 olaylarında Trakya’da tam hatırlamıyorum, Müslüman bir adam Yahudi bir kadınla evleniyor ya da tersi, basında muazzam olay edilmeye başlanıyor. Müthiş kışkırtılıyor, ondan sonra ufak çaplı pogrom oluyor. Yahudi dükkanlarına saldırılıyor filan.

Babam Amerika’da

Son yıllarda iyice ikna oldum: Ben doğduğumda, babam baba olmaya hazır değildi; sonraki yıllarda da baba olmaktan memnun değildi. Aile ve çocuk sahibi olmak değil, kendi hayatını yaşamak istiyordu. Ne var ki, başka bir hayattı yaşamak istediği, içine sıkışıp kaldığı hayat değil.

Mısırlı Romantik Bir Şair: İbrâhîm Nâcî

Çocuk gibisin derdin bana, ne zaman
Sevgim kabarsa, gözlerim buğulansa

Haklısın, bu sevda içimde bir çocuk gibi yaşadı
Ve büyüdü ama hiç akıllanmadı

Gördü ona doğrulttuğun anda darbeni
Koşuyordu öldürmeye susamış gibi

Darbe çocuğu hedef alıp kanattı kalbini
Ve adamın (tam) gururuna isabet etti

Eşiği geçtiğimizde dedim ki kendime
Acele et, elini çabuk tut azmettiğinde

Bırak yükselsin alevler her yanından mabedin
Yutsun içinde diz çökenleri, secde edenleri

Sadakatim geri dönmemi arzulasa da
Yaralı sevda reddeder dönmemizi

Yöneliyorum mabedi sarmış alevlere
Kuru dalın yanınca kıvrılması misali

Unutmuş değilim asla,
Ömrün o anını

Eserken yağmurun raksını
Alkışlayan rüzgar

Hatıralar için dövünen,
Aya içini döken

Coşkuya kapıldığında
Ağaçlarla güreşen

Rüzgarın, işte dinle budur
Şairin kulağına fısıldadığı

Sapkın bir kimsenin öğütleriyle
Aldatmaya çalışarak kalbi

“Ey şair uykuya dalarsın bir an,
Vaadini hatırlar da uyanırsın

Ne de olsa bir yara kapansa
Bir yenisi açılır hatıralarla

Öyleyse öğren nasıl unutulur
Öğren nasıl silinir

Sanır mısın ki aşk her zaman
Affetmek ve bağışlamaktan ibarettir?

Olmayalı

Kişi, yaşamına anlam veren ilişkilerine, etken ya da edilgen olarak girebilir. Çok ender bir durum, ilişkideki iki kişinin ikisinin birden aynı zamanda hem etken hem edilgen olmalarıdır: o durumda, iki kişinin, yaşamlarını anlamlandırma gücü, hem birleşir hem de ikiye katlanır: toplam güçleri, her ikisi için de geçerli hale gelir. Oysa kişilerden birinin etken öbürünün edilgen olduğu ilişkilerde tam tersi olur: kişilerden her birinin gücü, ötekinin kendi yaşamını anlamlandırma gücüne ket vurucu bir nitelik kazanır. Karşılıklı olarak birbirlerinin yaşamlarının anlamlarını zedelerler.