Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

ism-i azam

ism-i azam

cennetin kapısında
bir kelime

ağaçların hızı ile
kâğıdın üzerinde
ilk harf

sesi duyulmuyor
kalem
in

güneş tepemizde
bahçede
sükûnet

ilk isim
kendim
in

hatırlayamıyorum

cennet
in
kapısında

ismimi

(diyorlar ki
hep
aynı şeyi
yazıyorsun

isim
kelime
cennet
in
kapısı

gidilecek
başka bir yer
var
sanki

inanan
için

var mı

cennet
in
kapısında

bekliyorum

melekleri

hangi isimle
çağırmalıyım
onları

ismin kendisi

bir varlık alanı mi

içine
girilince

cennetin

(bir daha
yazma

ismi

cennet
in
kapısı
söz müdür

önce
söz mü
vardı

cennet
ten
önce

söz mü
vardı

(dışında
cennet
in
cehennem
ateşi
hep
yanar mıydı

ateş
in
içine
düşünce
hangi isim
söylenince
insan
yanmazdı

cennet
in
kapısında
söz
unutulunca
ateş
yakar mıydı

(dünya ile uğraşmaz
şiir

yazının ötesinde bekler
söz

ne yazılırsa
o anın içinde
bir kelebek
ölür

sözün içinde
kalbin
sırrı
vardır

yazıdan önce

sır
vardır

cennetin kapısı
ne yazıldıysa şimdiye dek
bütün o yazılara
kapalıdır

yazının ihtiyacı olan
kalbî hayat
cennetin kapısında
terk edilir

kalbe gerek kalmaz
cennette

kalb insanı cennete ulaştıran
isimlerin cem evidir

camidir kalb

bütün isimler
saf tutar
kalbin
içinde

cennette
ağaçların hızı ile
düşünürsün

kanın
hızı
terk edilir
cennette

ateş söner
nur
tamamlanır
kelimeler
ölür

ism-i azam
sana
görünür

cennet
in
kapısı
senin
arkandan
kapanır

içerdesindir artık

turgay özen

Birdenbire, yatağının sol köşesini göstererek “ölüm orda, onu görüyorum” dedi.

Dağlarca vedalaşıyordu: “Şiirlerim sana emanet” dedi bana. Hemen yanına koştum. ilk kez böyle kötü gördüm onu. Telaşlı ve aşırı yılgın gibiydi. Konuşuyorduk, ölümü belki ilk kez yakından seziyordu, ve ölmek istemiyordu, aşırı hüzün vardı halinde. Konuşması zorlaşıyordu. Birdenbire, yatağının sol köşesini göstererek “ölüm orda, onu görüyorum” dedi

Gözyaşlarımızı bitti mi sandın?

Ne istediğimi bilmez oldum.
Bir şöyle söyledim.
Bir böyle söyledim.
Bir de söylediklerimin tam tersini.
Senin yüzünden düştüm bu hale.
Ne bir şifa buldum ne de çare.

Bi dakka.
Ne oldu?
Bilmiyorum ya. Böyle bir şey oldum.
Allah Allah.
Ah canım. Duygulandın.
Bir şey oldu. Evet.
Ah tontonum.
Ne oldu Özkanım?
E güzel oldu.
Ya, ilk defa böyle bir şey oldu.
Ee, biz bu yaşlarda ağlarız. Ağlamayan zaten… Ne yani değil mi Fuat?
Hay Allah pardon ya.
Ağlamamak diye bir şey olur mu ya?
Ya..
O imkansız.
Gözyaşlarımızı bitti mi sandın?

I. HİÇ KOYUN GÜTMEDİM BEN

Biz ona bakalım ve onunla uyum içinde
Olalım diye yaratılmıştır dünya.
Felsefem yok, duyularım var benim…
Doğadan söz ediyorsam, onu bildiğimden değil,
Sevdiğimdendir bu, onu sevmemin nedeni de
Sevenin neyi sevdiğini, niçin sevdiğini
Ve sevginin ne olduğunu asla bilmemesidir.

Sonu olmayan bir masumiyettir sevmek
Tek masumiyet de hiç düşünmemek…

Öleceğini bilsem seninle daha fazla vakit geçirirdim.

– Öleceğini bilsem seninle daha fazla vakit geçirirdim.… – Çok güzel değil mi?Endişelenme. Ona iyi bakacağım.Sen de benim için Maya’ya bak. Olur mu? Six Feet Under

Kendinin Ağacı

Artık çırpınan bu kuşun kalbiyle uyanıyorum,
Canımı demirle acıtıyor kaldığım yerden devam edemediğim rüyalar
Sonra anlıyorum ki hiçbir şeye kaldığı yerden devam edemiyormuş insan
Kaldığın yerde bitiyormuş her şey
Kaldığın yere kadarmış bazı güzel zamanlar.
Seyyidhan Kömürcü
Kendinin Ağacı

Her şeyin efendisi aşkın karşısında ben neyim ki?

Her şeyin efendisi aşkın karşısında ben neyim ki?
Kumdan topladığı mırıldanan bir deniz kabuğu,
Eliyle rüzgârdan koruduğu küçük bir yürek-alevi.

Dante Gabriel Rossetti

Hatırlamak, bir buluşma biçimidir

Hatırlamak, bir buluşma biçimidir. Unutmak ise bir özgürlük biçimidir.

Halil Cibran

Christina Georgina Rossetti; Kuruyarak can veren bir zambak gibi

Yaşıyor mu?-ölüyor mu yoksa?-soluyor sanki
Kuruyarak can veren bir zambak gibi,
Susuzluktan son nefesini veren bir kuş gibi,
Dayağı olmadığından yıkılan güzel bir asma dalı gibi,
Sahibinin ‘bugün baltayla keselim gitsin’ dediği
Bir ağaç gibi.

Kırılgandır Verilen Sözler

Sıcak olan sen, kim bilir belki de daha sıcaktınBir zamanlar bir başkasına:Soğuk olan ben belki de bir ara güneş ışığınıGörmüşümdür, hissetmişimdir iliklerimde:Kim gösterecek bize tüm bunlarınÇok ama çok önce olduğunu?Görüntü silinir gider camdanVe yarım kalır bakılan fal.Eğer söz versen, kahrolursun belki deYeniden kaybettiğin özgürlüğünden:Ben söz versem, eminimKıvranırım kırmak için o prangayı.Bir zamanlardaki gibi arkadaş olalım,Ne …

Devamını oku