Yağmur

Babacığım
Senin acı günlerini
Düşüne düşüne yürüyorum
En acı gününde
Birşeylerden haberim olmaksızın
Yabanî üzüm toplamak için
Dağda bulunmam gerekmişti.
Sık sık bana derdin ki
“Sakın ekşi korukları yiyip te
“Dişlerini kamaştırma e mi…”
Ve biz küçükler için dua edip
“Bana söz verdiler Tanrı’m
“Bir daha üzümleri
“Olgunlaşıncaya kadar
“Bekleyecekler…”derdin.
Yüzün
– Ne zamanki ve neredeki
Halindir bu hatırlamıyorum –
Gözyaşları ve gülümseyişle
Şimdi geri geliyor bana.
Ben 42 yaşındayım bugün
Senin 42 yaşında
Olduğun günleri düşünüyorum
O günlerde ben
13’ündeydim babacığım
Ve bir patlangıç istiyordum.
Ben 15’indeyken
Büyük bir yağmur bastırmıştı.
Silip – süpürmüştü evleri
Pek çok insan ölmüştü
Sen diyordun ki:
“Nuh’un gemisi gibi
“Bir gemiye ihtiyacımız var şimdi.”
Biz kardeşler titreşerek
Birbirimiza sarılıyorduk.
Şimdi akıl erdiriyorum ki
Sen o felâketi
Yenmeğe çabalamış
Ve ölmüştün.
Sen ölünce babacığım
Hüngür hüngür ağlamıştım
Daha 15’imdeydim çünkü.
Bugün bile
Seni düşündükçe
Evine saçından – tırnağına kadar
Sırılsıklam dönen
15’inde bir çocuğum
Babacığım.

Oe Mitsuo
Çeviren: Sami Akalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.