Kategori: Çeviri Şiirler

Bağışlanma

Görevler arasında geçiyor zamandümende ya da kovaylasu boşaltma nöbetinde olmadığımdabiraz dinleniyorum,sonsuzluk usulca doluyor içimenefesimle birlikte.Sessizce dikkat kesiliyorum şeylere.Özünü çözmüş, bağışlanmış şeylere.Böyle sürüp gitse keşke hayat.Ama gemi aşırı yüklüve tehlike her an her yerdebu yüzden uyumalıyım her uyuyabildiğimde. Ursula K. Le GuinÇeviri: Gökçenur Ç.

Bilinmeyen Kıta

Güneyde, mercanlarla çevrelenmiş,büyük kuru topraklardan geçiyoruz.Halkları hakkında tek bildiğimizbirbirimizin dilini bilmediğimizve tehlikeli şey bilgisizlik.Karaya çıkmaya cesaret edemiyoruz,sadece su bulmak içinkıyıdan en uzak adalara uğruyoruz.Yalnızlığa alıştım amasonsuza dek yabancı kalmaknasıl da yabancı bir acı Ursula K. Le Guin

Arzu ve Korku

Ölüme hazır olmak benim arzum   sadece aklımın ölümüne değil,yorgun kalbimin, incelen kemiklerimin de.Asıl korkum hep daha fazlasını isteyen bedenim,   boğuşacak alevlerlebırakmayacak beni çıkayım   zaten açık duran kapıdan. Ursula K. Le GuinÇeviri: Gökçenur Ç.

Burada, hayat zindanında / Sen’den uzak, tutsağım

Bir tanık anlatıyor:Hallac’ın Bağdat pazarında şöyle bağırdığını duydum: Ey Müslümanlar, yardım edin bana! O, ne ruhumla yakın birilişki kurmama izin veriyor, ne de ruhumu alıyor ki, kurtuluphuzura kavuşayım. Bu benim katlanamayacağım bir cilve. Sonra okudu: Ulu Tanrım! Varlığımın bütünüyleSen’in aşkına sarıldım.Sen perdeleri kaldırdın ta kiSen’i ruhumda sandımKalbimi Sen’den gayrı her şeyden çekip aldımHer şey bana …

Devamını oku

Dikkat et, su ıslatmasın seni!

Elleri bağlı denize attı ve seslendi:Dikkat et, su ıslatmasın seni! Hallac-ı Mansur

Fakat minberde asla!

Kalpte saklı olan sırrıİfşa etmeyeceksinDarağacında söyleyebilirsin,Fakat minberde asla! Mirza E. Galib

Hallac-ı Mansur

Sahne hazırlanmıştı; belki bir cilvesiydiÖnce tutuklanmana ve sonra ölümüneSebep olan mazinin: “Dedesi mecusi”,Belki, “isyanda görülmüştün kölelerle”,Belki, “fazla beraber olmuştun simyacılarla”.Belki, Hindistan gezisi – veya başka şeyler… Hiçbir yarar sağlamadı, nüfuzlu kişilerinDavan için mücadelesi, veya âlimlerinİstişareleri veya müritlerinin gösterileri –Sadece sonu daha aşikâr kıldı…Maksadın şöhret değildi. Islahattan konuşuyordunLâkin hususi – Önce kendini ıslah ederek…Mamaafih “hususi” ne …

Devamını oku

Bahara İnan

Aç pencereleri, ki meltemAkasyaların doğum gününüKutlamaktadırVe baharHer dalda her yaprağın yanı başındaMum yakmıştır.Bütün kırlangıçlarGeri döndülerVe tazeliği haykırdılarSokak baştanbaşa sese dönmüştürVe kiraz ağacıAkasya ağaçlarının doğum günü hediyesi diyeÇiçeklerle doldurmuş eteğini.Aç pencereleri ey arkadaşSahi hiç hatırlar mısınYeryüzünü vahşi bir ateşin yaktığınıYapraklar solduğunuVe susuzluğun toprağın ciğerine ne yaptığınıHiç hatırlar mısınUzun gecelerin karanlığındaSoğuklar neler yaptı asma ağacınaBeyaz çiçeklerin başına …

Devamını oku

Bitkilerin Gördükleri

Bitkilerin Gördükleri Pırıl pırıl çiçeklenmiş, kökleri yerde, yüzü delice sevdiği güneşe çevrili boyuna. Ovidius Bir düşünün: Bitkiler sizi görüyor.

(başlıksız)

Yurdundan koparılmış gözleri sürmeli yaralı bir ceylân gibiSuat’ı alıp götürdüler. Gönlüm öyle kırık ki! Gönlüm, azat nedir bilmeyen bir köle örneği ezgin.Tan vakti Suat göçtü buralardan. O ne mağrur bakışlardı Rabbim ve ne müstağni. Suat ki boyu altın ölçüde; önden bakılınca zarif nahif, incecik belli,tombul görünüşlü arkadansa, arka çizgileri bile belli. Gülerken dişlerinde kar yağar …

Devamını oku