En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitmeEsir-i gurbet-i nâlân olan insânı incitmeTarîk-i ışkda bi-çâreyi hicrânı incitmeSabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân’ı incitme Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitmeGünahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme Elin çek meyl-i dünyâdan eğer âşık isen yâreMuhabbet câmını nûş et asıl Mansur gibi dâreMisâfirsin felek bağında bendin salma efkâreDüşersin bir …
Şub 23
Yağmurda parkta oturulmuyor,İstasyon çok hüzünlü;Acaba nasıl geçirmeliyim,Bu koskoca günü? Kitaplar koltuğumda ıslandı,Sigaram söndü sudan,Belki methiyeler yazdığım için,Çok iyilik gördük bulutlardan. Dudaklarımda dostlardan şiirler,Şimdi haykırarak da okusam kimse duymaz;Şehir acınacak halde,Boşalmış bütün caddeler. Hayatımı sürükleyen ayaklarım,Suları kabul ederek neredeyse;ağaçlar benimle alay etmeye başladı,Sokakta kalmadı kimse… Şükran Kurdakul
Şub 23
kararsız bir yaz ikindisi sanıyordum seniapansız bastıran ani yağmurların getirdiğitoprak kokulubir yanı uzak tatil akşamlarıbir yanı pazartesi telaşları çıplak tenindayanılmaz bir fesleğen çiçeğideğmeye görbir yanın ısırgan otubir yanın esrik tanrılar içeceğiya ellerin işlenmemiş bir cinayetinkim bilir kaçıncı faili meçhulleri çıkılmamış bir okyanus serüvenisanıyordum düşlerinifarkına varıp anlamadığımbir yanın boğulma korkusubir yanın dünden belliyaşama yazı tura atar …
Şub 23
“Nâz idüp şol iki hâlün birini gizleme kimNâzunı sen beni öldürmege nâr eylersin” Emrî Naz ile nazm arasında bir kuştur özlemek -ipliğini çeker sevdanın- Kadın inci gibi dizdi gözyaşlarını zamana. Şiirdir bu yüzden beklemek. Bekledi, yokladı incileri. Hepsi yerli yerinde.Yüzüne sürdü gül-i nâzı. Yıkadı asumanın ipeğini, güneş bulmaya çalışmadı hiç.Biliyordu, ölüdür evrenin zifiri. Nûr’a döndükçe …
Şub 23
Görürsün şimdi korkunun sık sık kalbini parmakladığını, ve bazen dünya yalnız uzak haberlere benzer; eski ağaçlar çocukluğunu korur senin için durmadan daha eski zamana ait bir anı gibi. Şüpheli sabahlar ve kötülüğü sezen geceler arasında ömrünün yarısını savaşlar arasında yaşadın, ve bir kere daha şimdi, emir sana doğru parlıyor kaldırılmış uçlarında süngülerin. Bazen manzara hâla …
Şub 23
Yağan yağmurcuktuVarıp kulağına dedi yaseminin :“N’olursun hep yüreğinde tut beni!…”“Ama ben…” dedi yaseminİç çekti yavaştan, ağırdanSonra toprağa düştü. Rabindranath Tagore
Şub 23
Kısacık bir an’dık: kuşların Boğaz’ı geçişi gibirüzgârın tozları savuruşu gibiyaprağın toprağın yanağına değişi gibisevdik ve öldük. Gayret üzerine düşünüyorum bazen. Yara birden bire buğulanır, biliyorsun. Bütün bir yılı duvarlarıma açtığım billûr yaradan evreni izlemekle geçirmişim. Kucağımda kendinden ölgün kelimeler, kokular adına karışıyor. Kollarımda gölgeler -üzerine gözyaşı, uyku, rüya giyinmişler- Günün içinden geçemiyorum. Konuşup duruyorum hiç …
Şub 23
Sevda, çıkmaz yolu izlemektir, Kavuşmaktan çok, özlemektir. Kapanmasın diye hasret yarası, Pir Sultan misali tuzlamaktır Gönüllü avutucuların şerrinden, Derdini herkesten gizlemektir (medet heeeey) Yapyalnız akşamlar bastırıyorken Kıvrılan yolları gözlemektir. Derdini kendine saklamaktır ey Saim! Sanma ki inlemek, sızlamaktır. Hüsrev Hatemi
Şub 23
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.Gün saltanatıyle gitti mi bir defaYalnızlığımızla doldurup her yeriBir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdanLavanta çiçeği kokan kederleri;Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklarUnutuşun o tunç kapısını zorlarVe ruh, atılan oklarla delik deşik;İşte, doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşikVe cümle yitikler,mağluplar,mahzunlar… …
Şub 23
Zaman O’na yıl yazmamış,silmilş Ne zerafet, ne eda eksilmiş Demek, Zaman sandığım kadar zalimVe güzelden anlamaz değilmiş Hüsrev Hatemi