En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsüKar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsüRahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzüGözlerimi kamaştırsa da geleceğim sanaŞimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimedenDağlar çivilendikleri yerde çürümedenBebekler hayta hayta yürümedenGeleceğim diyorum, geleceğim sanaNe olur kesin bir takvim sorma bana-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, …
Şub 23
Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitmeEsir-i gurbet-i nâlân olan insânı incitmeTarîk-i ışkda bi-çâreyi hicrânı incitmeSabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân’ı incitme Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitmeGünahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme Elin çek meyl-i dünyâdan eğer âşık isen yâreMuhabbet câmını nûş et asıl Mansur gibi dâreMisâfirsin felek bağında bendin salma efkâreDüşersin bir …
Şub 23
Kısacık bir an’dık: kuşların Boğaz’ı geçişi gibirüzgârın tozları savuruşu gibiyaprağın toprağın yanağına değişi gibisevdik ve öldük. Gayret üzerine düşünüyorum bazen. Yara birden bire buğulanır, biliyorsun. Bütün bir yılı duvarlarıma açtığım billûr yaradan evreni izlemekle geçirmişim. Kucağımda kendinden ölgün kelimeler, kokular adına karışıyor. Kollarımda gölgeler -üzerine gözyaşı, uyku, rüya giyinmişler- Günün içinden geçemiyorum. Konuşup duruyorum hiç …
Şub 23
O göçebe kuşları da merak ederdin sen,yılın hangi ayında geldiklerini,gelirken hangi enlemlerden geçtiklerini,yuvalarını nerelerde yaptıklarını…Turuncu, altın sarısı, siyah tüylü o kuşlar.Onları anlatırdım sana kış geceleri,aştıkları lacivert denizleri,adlarını uydurduğum kimsesiz adaları.Arslanlar kükretirdim geride kalan ormanlarda,filler dolaştırır, timsahlar dövüştürürdümçamurlu ırmaklarda.Derken kızıl kiremitler görünürdü bir kıyıköyünün dağınık damlarında.Ve bahar yağmurları yağdıran bulutlarınarasından süzülür bir gölün kıyısına konarlardı kuşlar.Dönüşlerini …
Şub 23
Ey, yeşillikler içindeki küçük pınar;Geçenlerde, Daphne’yi gördüm yanıbaşında.Öyle durgun ve duruydu ki suların;Bir resim gibiydi, yüzeyinde yüzü Daphne’nin.Görebilsem, ah keşke bir kez daha; Görebilsem güzel yüzünü sularında!Gizlice sokulup yanına yaşlı gözlerle,Anlatırdım derdimi sudaki aksine.Çünkü, ne zaman kalsak baş başa;Dilim tutuluyor onun karşısında. Matthias Claudius
Şub 23
Sağda, solda izlerin var.Zor oluyor bazen uyanmak.‘Zaman en iyi ilaç’ derdi babam.Toparlanmaya çalışıyorum.Kendime yeni uğraşlar buldum;şiir,resim,tiyatro,sinema.Seni yazıp,seni boyuyorum.Seni oynayıp,seninle uyuyorum. Erhan Güleryüz
Şub 23
Görürsün şimdi korkunun sık sık kalbini parmakladığını, ve bazen dünya yalnız uzak haberlere benzer; eski ağaçlar çocukluğunu korur senin için durmadan daha eski zamana ait bir anı gibi. Şüpheli sabahlar ve kötülüğü sezen geceler arasında ömrünün yarısını savaşlar arasında yaşadın, ve bir kere daha şimdi, emir sana doğru parlıyor kaldırılmış uçlarında süngülerin. Bazen manzara hâla …
Şub 23
“Nâz idüp şol iki hâlün birini gizleme kimNâzunı sen beni öldürmege nâr eylersin” Emrî Naz ile nazm arasında bir kuştur özlemek -ipliğini çeker sevdanın- Kadın inci gibi dizdi gözyaşlarını zamana. Şiirdir bu yüzden beklemek. Bekledi, yokladı incileri. Hepsi yerli yerinde.Yüzüne sürdü gül-i nâzı. Yıkadı asumanın ipeğini, güneş bulmaya çalışmadı hiç.Biliyordu, ölüdür evrenin zifiri. Nûr’a döndükçe …
Şub 23
Yılbaşında, hediyesini açan bir çoçuk gibiSevinçliyim ve Tanrı’ya şükrediyorum!Çünkü, burada seninleyim;Şükürler olsun ki, sen de o güzel yüzünle benimlesin! Şükürler olsun ki, güneşi görebiliyorum; dağları, denizleri,Yaprakları ve çimenleri!Şükürler olsun ki, geceleri ışıl ışıl yıldızlarınVe güzelim ayın altında yürüyebiliyorum! Tanrı, bana yaşadığım günü bağışlamış;Tadını çıkaracağım bir hayat bağışlamış.Çatıdaki serçeye verdiği yaşama sevincini,Benden niye esirgesin ki? Matthias …
Şub 23
Batıya döner ayçiçeğiGün hızlanmıştır bileEğildi mi o – yoğunlaşırYaz havası, kımıl kımıl yapraklar, işlikDumanları. Çatırdayıvermesiyle yıldırımların,Bulutların akıvermesiyle bir, uzaklaşır yiterGöğün bu son oyunu da.Yıllardan beri,Sevgilim, hep böyle şaşkına çevirirBizi ağaçların değişmesiNavigli’deki. Ama günlerimiz hep aynı,Güneş o güneş, çekip gidenBir ışık çizgisiyle ardında, sevgi dolu. Anılar bitti artık, anımsamak istemiyorum;Belleğimi ölüm almış,Yaşamın sonu yok. Bütün günlerBizim. …