Zamanın Ritmi

Saklı bir şey vardır her insanın içinde,
Biliyor musun arkadaş, ne olduğunu onun?
Dayanandır o, bir milyon yıldır darbelere
Ve sonuna dek de dayanacak olan.

Önce doğdu o, takvimlerden,
Ve büyüdü ötesinde yaşamın,
Kesti zehirli sarmaşıklarını şeytanın
Bir bıçak gibi, dehşetli yangın.

Oydu harlayan ateşleri, yokluğunda ateşin
Ve tutuşturdu aklını insanın,
Su vererek çeliğine kurşunlanmış yüreklerin,
Başladığı andan beri zamanın

Süzüldü sularından Babil’in,
Kayıplardayken herkes,
Haykırdı kıvranarak ıstırapla,
Ve gerildi kanayarak çarmıha.

Aslan ve kılıçla öldü Roma’da,
Küstah, zalim düzende,
Ölümcül kelime Spartaküs olduğunda,
Appian Yolu boyunca.

Yürüdü Wat Tyler’in yoksullarıyla,
Korku saldı efendiye ve krala,
Süslenmişti onların ölümcül bakışlarıyla,
Hep yaşayan bir şeymişçesine.

Gülümsedi kutsal masumiyette,
Geçmişin conquistador’larından evvel,
Mütevazı, uysal ve bihaber,
Altının ölümcül kuvvetinden.

Taştı hazin Paris sokaklarından geleceğe,
Ve bastı köhne Bastille’i,
Yürüdü üzerine engereğin başının,
Ve parçaladı onu, altında topuklarının.

Düştü kan içinde, Bufalo Çayırları’nda,
Ve açlıktan öldü yağmur aylarıyla,
Gömüldü kalbi Yaralı Diz’e,
Ama gelecek yine, yeniden doğmaya.

Çınladı haykırışları Kerry gölleri boyunca,
Diz çökmüşken toprağın üzerinde,
Ve düştü bir muhteşem direnişte,
Vurduklarında onu soğukkanlılıkla.

O her umut ışığında vardır,
Ne mesafe tanır, ne de sınır,
Doğmuştur kızılda ve karada ve beyazda,
Orada tüm ulusların içinde.

Yatar ölmüş kahramanların kalplerinde,
Haykırır tiranların gözlerinde,
Yetişmiştir yüksek doruklarına dağların,
Ve gelir oturmaya göklerin karşısında.

O aydınlatır, bu hapishane hücresini,
O çakar, şimşek gibi kudretini,
O, “yıldırılamaz düşünce”dir arkadaşım,
Ve o düşünce der ki: “Ben haklıyım!”

Long Kesh Cezaevi Kompleksi, H-Blok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.