Oda Numarası 5.0.5.

Aklımın kıta sahanlığında en büyük acı vedasız gidişinden ibaret,
otuzbir kez acı çekiyorum,
yanlış anlaşılmasın ruhumu rahatlatıyorum vesselam.
Gözlerimin önünde uzun metraj anılar full hd kader ekranında
çerez niyetine tırnaklarımı yiyorum
mutlak ama bana muğlak bir sonu beklerken son nefeste.
Azrail kapı komşum,
arada bir yoklar bir fin’can nefes niyetine.
Nabız sıfır,rakım eksi üç,
”Aman doktor canım doktor”
yetişme,
nasılsa keyfim yerinde yerin dibinde.
Mezarımdan çıkmak için
yer kabuğunu soymaya niyetleniyorum tırnaklarımla,
gök gürlüyor aniden,
bir hassiktir çekiyorum sessizce,derinden
çaktırmıyorum,korkuyorum!
Ne kadar da cahilim!
Şimdi anlıyorum vitamini kabuğundaymış oysa dünyanın.

Halbuki kanım deli çağlardı bir zamanlar,
şimdi omuzlarımda günahlarım ve sevaplarıma özel salıncaklar.
Gıcırtısı kulaklarımda,
bir şey değil,yıkıldı yıkılacak
onca sevaba yazık olacak!
Burnumda asfalt kokusu,genzim ateş alıyor,
damarlarım karmakarışık,bir mühendislik felaketi dolaşım sistemim
ve çarpık kentleşme var vücudumda;
kalbim aklımla yer değiştirmiş!
Laf aramızda beynim başarısız
zoraki seçilmiş belediye başkanı.
Ve bu seneki seçim sloganı
“En iyisi onu unutmalı”…
-ama bu sefer yemezler!-

Sen gittin ya
ben bundan sonra utanıp sıkılmadan
gıyabında aşık olurum.
Zaten ben en güzel gıyabında aşık olurum,
sevabına severim seni,
nasılsa karşılıksız aşk bu.
Beceriksiz bir kalpazan kalbim
ne zaman aşık olsa birine,
apar topar götürüyorlar yine
yirmi dört kemikli hücresine!
Sevgilim;
505 no’lu otel odasındayım,
saat 5.05 ve iki ünite kan veriyorum
yeni ciflenmiş banyo küvetine,
kulaklarımda acil durum sirenleri.
Oysa ben seni hep S.O.S.* tadında sevdim,
hep nefes nefese…

*Sensiz Olmuyor Sevgili.

Oğuz Bal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.