-Nineme- Biz çocuktuk, seni defneyledilerBî-vefâ kumlara bî-kayd eller.O zamandan beri, müştak’u zebûn.Ne zaman Kıbleye dönsem dil-hûn,Seni bir mafhede pûyân görürüm;Sonra kumlarda perişân görürüm.Bir diken belki delîl-i kabrin.Develer belki ziyaretçilerin; Kim bilir, belki de. pâ-mâl-i gubâr.Ne diken var, ne ziyâret, ne mezâr;Ne de sen… Bense bugün derdimleSeni inletmeye geldim, dinle. Dinle her nerde isen, her ne …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Ön Niyaz
1şarkı ne kadar bana aitse dilime inmeden önceondan daha fazla yer buluyordünyanın dile gelipsöylendiği köşesindetelden çıkan ses bana aitnağmesi duyulmadan dahasuçsuzluğun bekçisidir yaşadığım serüvende toprağın kanı gibi, öyle kibuz, su halini gözlemedekaçırmayacağı ilk fırsatın peşindeyağmurdu doluydu demedeniklimleri dolaşıyor buharı düşlemekletopraktaki buzun özlemi su olmayakaderine razıdır dondurucu havadakızarmış dudaklarla konuşurkenhayatdoluluğa niyet …
Şub 23
Annesi Çalışan Çocuğun Ağıdı
Attım. Boyalar ne işe yarayabilirYalnızlık için karadan başkaHangi rengi kullanabilirimKuru masa, donuk tavan, somurtuk halıSolgun durmalı resimlerim Pencerem kuşları çekmiyorSoluğu azaldı nergislerinÜç tarak olsa taranmaz Yuku-Lilinin saçlarıBen annesi çalışan bir çocuğum Yollarda damlarda eski yazdan kalmaMavi çizgileri kar gelir kapatırSustum. Sevincin sesleri deBir iki deneyip susacakDuvar diplerinde kedisel çığlıklarBahçelerde çirkin kasımpatları açmalıdır Gülten Akın
Şub 23
Şapka
Seyit Rıza ve Dersim’e Dün buradaYaşlı bir adamBir şapka istedi.Sabah vakitsizVe erkendi.İnce elleriVe yitirdiği görkem içinTarihte yerini alacak olan.Kim kaybedecek belli değilHangi mağaradaHangi meraklı gözler?Ve açlıkBir bilinç gibiHiç unutturmayan kendini. Dün burada bizden çalınmışBir gizi fark ettimEl ele ölüme gidenBir baba ve oğul.‘Oğlumu benden önce almayın’ diyenYaşlı bir adamın bakışlarıKaranlıktaVicdan gibi. Şimdi buradayımDağların yüzü gülüyorYankılanıyor …
Şub 23
Tahammül mülkünü yıktın Hülâgû Han mısın kâfir
Tahammül mülkünü yıktın Hülâgû Han mısın kâfirAman dünyayı yaktın ateş-i sûzân mısın kâfir Kız oğlân nâzı nâzın şehlevend âvâzı âvâzınBelâsın ben de bilmem kız mısın oğlân mısın kâfir Ne ma’nâ gösterir duşundaki ol âteşin atlasKi ya’ni şule-i cansuz-ı hüsn ü ân mısın kâfir Nedir bu gizli gizli âhlar çâk-i giribânlarAceb bir şûha sende âşık-ı nâlân …
Şub 23
Yetmez mi sana bister ü bâlin kucağım
Yetmez mi sana bister ü bâlin kucağımSerd oldu havâ çıkma koyundan kuzucağımÂteşlik eder sana bu sînemdeki dâğımSerd oldu havâ çıkma koyundan kuzucağım Sen böyle soğuk yerde niçin yatar uyursunBillâhi döğer dur hele dâyen seni görsünDahi küçüceksin yalınız yatma üşürsünSerd oldu havâ çıkma koyundan kuzucağım Yaklaştı şitâ ebr-i siyeh tuttu cihânıKalmadı sabânın gezecek tâb ü tüvânıKurbânın …
Şub 23
Yol Düşüncesi
Bu def’a farkına vardım ki ihtiyarlamışım.Hayâtı bir camın ardında gösteren tılsımBozulmuş, anlıyorum, çıktığım seyâhatte.Cihan ve ben değiliz artık eski hâlette.Mısır ve Sûriye, pek genç iken, hayâlimdi;O ülkelerde gezerken kayıdsızım şimdi.Bu gözlerim, medeniyetlerin bıraktığını,Beş on yıl önce, görür müydü, böyle taş yığını?Bugünse yeryüzü hep madde, her ufuk maddî.Demek ki alemin artık göründü serhaddi. Ne Akdeniz’de şafaklar, …
Şub 23
1918
Ölenler öldü, kalanlarla muztarip kaldık.Vatanda hor görülen bir cemâatiz artık.Ölenler en sonu kurtuldular bu dağdağadan.Ve göz kapaklarının arkasında eski vatan,Bizim diyâr olarak kaldı tâ kıyâmete dek. Kalanlar ortada genç, ihtiyar, kadın, erkek,Harâp olup yaşıyor tâli’in azâbıyla,Vatanda düşmanı seyretmek ıztırâbıyla.Vatanda korkulu rü’yâ içindeyiz, gerçek.Fakat bu çok süremez, mutlaka şafak sökecek.Ateş ve kanla siler, bir gün, ordumuz …
Şub 23
İstinye
İstinye körfezinde bu akşam garipliğiBir mihnetin sonunda teselli kadar iyi. Hulyâ, serinleşen köyü, her an moratıyor;Sessiz gelen saat başı sürdükçe artıyor. Durgunlaşıp bir ayna kadar parlıyan suda,Dünyâ güzel göründü resimleşmiş uykuda. Binlerce lâle serpili yüzlerce bahçedenBeş yüz yılın kadehleridir şimdi yükselen. Eşsiz Boğaz! Şerefli hayâlin derindedir!Senden kalan o levhada her şey yerindedir. Yahya Kemal Beyatlı
Şub 23
Güneş Filizi
Akasya ağaçları söyledi önceDelice kuşlarından yapraklarıylaIrmak boylarında birer tanrı ıslığıYılkılık istasyonlar, kamışların duasıSabah ezanları söyledi, çalgıcı kahveleriGözleri bütün dillerde merhametin gökyüzüKöpekler söyledi sokakların ıssız çanıylaİncinmenin ebruli ipini geçirerek canındanKirpikleri avuçlarında birer kandil ölüsüÇay bardaklarında soğumuş ihtiyarlar söylediEşikleri hayıf terazisi evlerDeniz turnaları, balıkçı rüyalarıArastanın rüzgârsız dükkânları söylediÇerçevesi can çekişen zaman eskileriDeğirmenler, okul kapıları, paslı pulluklarEmekleri yüzlerinde …