Kategori: Türk Şiiri

Yol Düşüncesi

Bu def’a farkına vardım ki ihtiyarlamışım.Hayâtı bir camın ardında gösteren tılsımBozulmuş, anlıyorum, çıktığım seyâhatte.Cihan ve ben değiliz artık eski hâlette.Mısır ve Sûriye, pek genç iken, hayâlimdi;O ülkelerde gezerken kayıdsızım şimdi.Bu gözlerim, medeniyetlerin bıraktığını,Beş on yıl önce, görür müydü, böyle taş yığını?Bugünse yeryüzü hep madde, her ufuk maddî.Demek ki alemin artık göründü serhaddi. Ne Akdeniz’de şafaklar, …

Devamını oku

1918

Ölenler öldü, kalanlarla muztarip kaldık.Vatanda hor görülen bir cemâatiz artık.Ölenler en sonu kurtuldular bu dağdağadan.Ve göz kapaklarının arkasında eski vatan,Bizim diyâr olarak kaldı tâ kıyâmete dek. Kalanlar ortada genç, ihtiyar, kadın, erkek,Harâp olup yaşıyor tâli’in azâbıyla,Vatanda düşmanı seyretmek ıztırâbıyla.Vatanda korkulu rü’yâ içindeyiz, gerçek.Fakat bu çok süremez, mutlaka şafak sökecek.Ateş ve kanla siler, bir gün, ordumuz …

Devamını oku

İstinye

İstinye körfezinde bu akşam garipliğiBir mihnetin sonunda teselli kadar iyi. Hulyâ, serinleşen köyü, her an moratıyor;Sessiz gelen saat başı sürdükçe artıyor. Durgunlaşıp bir ayna kadar parlıyan suda,Dünyâ güzel göründü resimleşmiş uykuda. Binlerce lâle serpili yüzlerce bahçedenBeş yüz yılın kadehleridir şimdi yükselen. Eşsiz Boğaz! Şerefli hayâlin derindedir!Senden kalan o levhada her şey yerindedir. Yahya Kemal Beyatlı

Güneş Filizi

Akasya ağaçları söyledi önceDelice kuşlarından yapraklarıylaIrmak boylarında birer tanrı ıslığıYılkılık istasyonlar, kamışların duasıSabah ezanları söyledi, çalgıcı kahveleriGözleri bütün dillerde merhametin gökyüzüKöpekler söyledi sokakların ıssız çanıylaİncinmenin ebruli ipini geçirerek canındanKirpikleri avuçlarında birer kandil ölüsüÇay bardaklarında soğumuş ihtiyarlar söylediEşikleri hayıf terazisi evlerDeniz turnaları, balıkçı rüyalarıArastanın rüzgârsız dükkânları söylediÇerçevesi can çekişen zaman eskileriDeğirmenler, okul kapıları, paslı pulluklarEmekleri yüzlerinde …

Devamını oku

Çocuklar ve Trafik Lambaları

Şehirde sonbahar sokaklarda çocukKimi üç yaşında kimi beşKağıttan mendil satıyor gibilerAma değilPara istiyor gibilerHayır değilHep aç gibilerO bile değilGece neredeydiler rüya gördüler miEn son ne yediler bilmek istemezsinizHem sizin işiniz var öyle değil miToplantı başlamak üzere ve daha trafiktesinizBu hep böyle yıllardır ve böyle kalmayı sürdürecekSiz bir süre sonra çekip gittiğinizde deTrafik ve toplantılar devam …

Devamını oku

Kıyıdaki Ev

Kanıt aramadı hiç; kuşku duymadı.Düşündü durdu geride bıraktıklarını,genç ölüleri.Nereye yerleşeceklerdi karaya çıktıklarında?İşte şu boş ahşap ev kıyıda, Rumlar’dan kalma,o bildik sesi denizin aynı dili konuşan.Oysa susarak geçirebilir o, kalan günlerini.Kim sürecek şimdi bıraktığı mallarınakarşılık verilen on dönüm tarlayı,kim toplayacak zeytinlerini yüz kırk ağacın? Alış alışabilirsen yenidenbu yeni rüzgâra, meraklı komşulara.Martılar aynı martılar mıunutmaya çalıştığın adada …

Devamını oku

Kapılar Açık Kalsın

Hiç kimse buyur etmedi beniBu dünyada hiçbir yereAma açtım bütün kapıları tekmeleyerekBütün engelleri göğüsleyip yıkarakBuyrun dediler o zaman incelikleBuyur ettilerVeBuyurdum Elimden geldiğince görevimi yaptımGülümsedim hıçkırıklarımı boğarakSonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldumArtık kapılar açık kalsınBundan sonra gireceklereŞimdi dinlenmeye gidiyorumHoşcakal güzel dünyam. Aziz Nesin

Yalıoba Günlüğü

Bir bir çatlıyordu kılcal damarlar.“mutluluktandır.” dedin.Yeşil bir koku yayılıyordu havayabiçilen otlardan.Bilinmez bir yönden esiyordu meltembir düşten uyanmadan,bana senden haber getirircesine.Acemi gözlerle baktım eskimiş dünyaya:sabahın ovada dağılan sisini gördüm,sendin uzaklaşıp giden dağlardan dağlara. *****“Güzel ” anlamını yitirdi diyordu dervişakşamın geceye dönüştüğü bu saatlerde.Ey dünya, koca dünya, uçsuz bucaksız çöl,oysa kendini alışmış sanırdın sen gülünedikenine…Şimdi yürürken Karasu …

Devamını oku

şimdi iyi şeylerden susmalıyım

“azra’ya” şimdi iyi şeylerden susmalıyım uzun uzunalnımda kaynayan göğün müptezel alevindendamlayan atları koşmalıyım intişar caddelereilkin kavmime susmalıyım kavmim bana susmalıilkin ben buharlaştım güneşin suçu yoksuçu yok kaatilin kurşuna duyarlıyımölüler kazanılmış susku çiçekleridir evetevet balıklar da boğulur suyun yükündenhiçliğin çeşmesi akar parmaklarım akarnasıl da akar biz sızıdır derinlere, ta derinlereaktıkça erozyondur ruhumun ağaçsızlığına…sonra bana susmalıyım ağzıma …

Devamını oku

Minik bir yavrunun ölü bedeni sahile vurmuş

Tekne batmış, rüzgar savurmuşMinik bir yavrunun ölü bedeni sahile vurmuşÖylece hareketsiz yatıyor kumsaldaYanında ne ana var, ne de babaÖlmeden önce gördüğü belki bir balıkKulağımda yankılanır hala sessiz bir çığlık Fotoğrafta yatana bak ey gözlerim!Bir an fotoğrafta yüzünü dönse bizeBakabilir miydim gözlerine?Başımı öne eğerekGözlerim dolsa, çenem titreyerekHıçkıra hıçkıra ağlasamO denizi gözyaşlarımla doldursam… Biliyorum faydası yokFaydası yok. …

Devamını oku