Kategori: Türk Şiiri

Ağacın İkindi Türküsü

Açıklara çıkalım boğulmamak içinGünün kuytu yerleri şimdi harapİçimizde bir ezgi inceden inceyeBizi kendimize bağlarken akşam olurKaranlığı gümüş rengine boyar mehtap Oturup uzun uzun konuşsaydıkSevişmek nasıl olsa gene olur iyi kötüBir ıhlamur sıcaklığı yayılırken odamızaHer şeyi ince ince düşünseydikÖlümü kırgınlığı inceliği en baştaBütün eksiklerimize gülüp geçerek Belki de boşa geçti onca zamanBu da bir tür geçip …

Devamını oku

Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü

Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşkasonuçları bir bir gözden geçiriyorum pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can madenlerin buharından elde edilen büyü bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala. Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında …

Devamını oku

Sokakta Giderken

Sokakta giderken, kendi kendimeGülümsediğimin farkına vardığım zamanBeni deli zannedeceklerini düşünüpGülümsüyorum. Orhan Veli

Kelimeler… Kelimeler…

Yarıda kalmış aşklarının hesapları içindeDenizlere açıldı içimizden biri Niçin gittiğini söylemeden. Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri. Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden. Bulacak sanıyordu yenilikleri. Her an bir yeni su vardı, Her yeni suda bir yeni an. Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı. Bitmeyordu köpüklerle renkler Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan. Gözlerinin önünde bir …

Devamını oku

Miras

Karşılıksız sevdalardan usandımArtık unutacağım bankadaki kızıBeni seven birisini bulacağım,Varsın cüce boylu olsun;Çipil gözlü, yumuk gözlü, Varsın saz benizli olsun.Paşa gönlüm dileyinceKolları boynuma dolansın yeter.Alacağım ellerini ellerimeParmak uçlarını sevdiğim çitlenbiğimÇipil yüzlü, çirkin yarim.Cüce boylum, iki gözüm gel diyeceğim.Ona sevdalardan yana, mutluluktan yanaOynak türküler söyleyeceğimSonra gerdeğe gireceğim çirkin yarimle.Eğer yine unutamazsam bankadaki kızıKafayı çekip de bir akşamKapısına …

Devamını oku

Mırıldandığım Şeylersin

Senin Harflerin İçin 1. Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin kapanınca harflerinin kapısı: Adın şiirim! Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın cennetim! Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli ve haylaz suyundan öpsem küskün bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin cehennemim 2. Mırıldan dur bana, …

Devamını oku

açık açık çağırır aşkını

1 Çabuk akan tez giden ilk geyik avında ölenler çarpıntı başlarıdır insanlığın Uzakta.Ta burada Ünlü bir can sıkıntısını Ufalar bir zümrüt sakal Yeldeğirmeni ve uçuşan leylekler beyaz saçlı atın kar yıllığını rüzgar hallerini kahraman atın madalya anına bitişik dört nala koşan sesi oradan uzaktan ta buradan siyah çatık kaşlı gelincik tohumlarına benzer sezişliriyle gelişir yapılı …

Devamını oku

Dinle Azize

Azize geldi Hüznünü eteklerinden döktü önüme“Ben yaralıyım” dedi Yaralarımı sakladım gizlice… “Dostum olduğuna yemin et” dediEtmedim , kırıldı!Gerçek dostlar yemin etmezler azize…Gerçek dostlar ne diyorsa o’dur.Gerçek sevgililer yemin etmezler. Bana sarılarak ölür müsün? dedi azizeSana ölene kadar da sarılırım dedimAma istersen sanaKollarını kullanmadan sarılmasını da öğretirim……1) Bak azize!Senin dikenlerin varKim yaklaşsa yaralanıyorUzaklaşsa sen üşüyorsunSen aslında …

Devamını oku

seni çok özlüyorum, elan…

-bu şiiryalnızca yaşlı atlarıngenç insanların insafına karşı vurulabildiği gece yarılarındathe cure-this is a lie eşliğinde okunacak- kalbimkanlı çakıl taşlarıyla doluseni çok özlüyorum, elan… benialıp doktorlara götürüyorlarhaplar,otlar,boklar veriyorlarbanakendine bile hayrı olmayantek çocuklu ahırlar ve dualar veriyorlar her günaklımda kalansimsiyah gözlerine tutuna tutunayarı ölü bin bir haldeeve dönüyorum…içimden küfür dolu kamyonlar geçipcehenneme gidiyorya geri gel…ya da seninle …

Devamını oku

Düşlerimin ‘’Bozkır tenli’’ adamına

Tanıyorum seniYıllar önceAynı ağaçta çiçeklenmiştik. Mızrabın dillendirdiğiİki teldik bağlamadaBir türküden söylendik Tanıyorum seniSeviyorum diyeAyrı dillerden seslendikAma sevmiştikDokunmadan da olsaTutmuştuk ellerimiziÇünküBirileri aynı uçurumdanAtmıştı bizi Tanıyorum seniAyrı uykulara yatıpAynı rüyaları görmüştükBaşka coğrafyalardaAynı ekmeği bölüştükAynı gökyüzüne serçelenipAynı ürkeklikle uçmuştuk Tanıyorum seniGülümsememden öpmüştün beni Zeynep Güngör Kaya