Seni düşünürkenBir çakıl taşı ısınır içimdeBir kuş gelir yüreğimin ucuna konarBir gelincik açılır ansızınBir gelincik sinsi sinsi kanar Seni düşünürkenBir erik ağacı tepeden tırnağa donanırDeliler gibi dönmeğe başlarDöndükçe yumak yumak çözülürÇözüldükçe ufalır küçülürÇekirdeği henüz süt bağlamışMasmavi bir erik kesilir ağzımdaDokundukça yanar dudaklarım Seni düşünürkenBir çakıl taşı ısınır içimde. Bedri Rahmi Eyüboğlu
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder
1. hoşça kal ayak izim serseri sokaklarda hoşça kal kendine bir başka gökyüzü büyüten kardeşim gece feneri hoşçakal kal çaldığım ıslık söylediğim türküdoludizgin karlarda. hoşça kal anneminyüzü hep beyaz yaşmaklı sırı dökülmüş bir yalnızaynada. hoşça kal dolunayınaltında ıhlamur ağaçlarına kazıdığımşey hoşça kal uzaklarda yanananızların parıltısı hoşça kal. 2.bir gün gelecek bu gün debir anı olacak …
Şub 23
Sana Bakmak
Göğe bakmak gibi bir şeydi anlaşılanAçık mavi bir göğe, gündüz yıldızları olan Sana bakmak gölde kayık olmaktıKış günü köy evinde soba olmaktı bir deYaz günü bir ağacın gölgesinde uyumakElma soymak gibiydi, kavun kokusuİçimdeki hastaneden taburcu olmakSana bakmak bana hep iyi geldiSanki saç örgüsüydün salkım söğütteSana bakmak güzel olan her şeydi Sokak kedisine şefkat, baltalara merhametSana …
Şub 23
Kadın ve Nehir
İkisi de sürükleyip götürüyor ne varsaKadınla nehir arasında bir fark göremiyorumBuluşuyor bir anlam iki ayrı sözcükteSaçları omuzundan akıyor birisininÖtekinin mızrağı saplanıyor denize Biri ihanet istemez, köprü istemez ötekiKadından ve nehirden ancak aşkla geçilirBiri geyik barındırır sularına eğilenÖbürü bir avcıyı koynunda geliştirir Maraton koşusuna benziyor ikisi deDüş çalarken suçüstü yakalanmış çocuklaraBenim kadınım bir nehrin profilden fotoğrafıSenin …
Şub 23
Sırası Gelince
acının vergisini verdik, gülün haracını ödedikhüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra sen ki eyvan ağıtlardasürekli ve ahşap bir gülümseme gibi durdungözlerin bozkırdan devşirmeyolların bozgundan derlenmişkaranlık yolcusu turnaların ve kurduney hüzünlere reâyâ olan derviş acının vergisini verdin, gülün haracını ödedinhüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra tarlalarla uzar gider al kısrakgökçe çiçek tozar durur sılalarlaoysa ölüm, bir …
Şub 23
Veda
daha başından beri hiç sevmedim yerimi:adî gök, bayağı toprak!bu lânetlenmiş yerdeiki arada kaldım;bir betona gerilmiştim, ufaldım;aşkları koparıyor bizi, hüznü öteki,durmadan bir leşe konuyor akbabalar…akşamlar biraz düşkün; yollar, kanayan yollar…ay lağımda batıyor ve sözler hiçbir yerde;her zaman kalbimizin yerinde ince duvar…aldanış! belki uğursuz bir gölgebulanmış kalmış…belki her aldanıştan kalan siyah aynalar!rüzgârı kuytulardan esirgemeyen ne varmış?ve daima …
Şub 23
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınızÇekingen, tutuk, saygılı.Bütün yakınlarınızSizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden(Siz böyle olsun istemezdiniz)Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyiKalbinizi dolduran duygularKalbinizde kaldı. Siz geniş zamanlar umuyordunuzÇirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.Yılların telâşlarda bu kadar çabukGeçeceği aklınıza gelmezdi. Gizli bahçenizdeAçan çiçekler vardı,Gecelerde ve yalnız.Vermeye az buldunuzYahut vaktiniz olmadı. Behçet Necatigil
Şub 23
Gizli Sevda
Hani bir sevgilin vardıYedi-sekiz sene önceDün yolda rastladımSevindi beni görünce Sokakta ayaküstüKonuştuk ordan-burdanEvlenmiş, çocukları olmuşBir kız, bir oğlan Seni sorduHiç değişmedi dedimBildiğin gibiAnlıyordu Mesutmuş, kocasını seviyormuşKendilerininmiş evleriBir suçlu gibi ezikSana selam söyledi Behçet Necatigil
Şub 23
Geçen Zaman
Hiç olmazsa unutmamak isterdim.Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar… Yalnız bırakmayın beni hatıralar. Az yanımda kal çocukluğum, Temiz yürekli uysal çocukluğum… Ah, ümit dolu gençliğim, İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim… -Doğdugum ev. Rahatlıyacak içim duysam Bir tek kapının sesini. Arıyorum aklımda bir ninni bestesini… Böyle uzaklasmayın benden, yasâdığım günler. Güneş, getir bir bayram sabahını. Açılın …
Şub 23
Sevgilisi Dahil
sevgilisinden başka her şeyi kırabilir insanbir taşı, güz güneşini, bir sözün uğultusunu, ceylan sekişlerini uğruna hayat harcadığımız inanışları kıvrıla kıvrıla gelen o elemcil bakışları dumana kesmiş dağlardaki sessizliğin gizini koklamaya doyamadığımız çiçek demetlerini duyguları: sürüncemede bıraktığımız çoğu kez sarsaklığımızın bordasına vuran darmadağınık utkuları karalanmış kâğıtları ve çöp bidonlarını pop şarkılarını, caz müziği’ni, blues’i taşra kasabalarının …