Şiir Antolojim

Yazarın yazıları

Ödül

  Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız. Aslı Erdoğan

Anladık…

Biz seninle… varoş bir mahallenin beğeneni çok alıcısı yok. en gösterişli vitriniydik bir taş darbesiyle tuz buz olduğumuzda anladık su geçirmez değildi hayat… Biz seninle eski bir cami avlusunun sahipsiz iki güverciniydik ezan sesiyle başlardı güne öksüz uyanmalarımız dualarımız ağladığında anladık… annemiz değildi her başımızı okşayan Biz seninle… ıssız bir kentin tek ıslık sesiydik kendi …

Devamını oku

ben şimdi gelmiyorum ya

– su gibidir insan dediğinçatladığı yerden akmak için yol arar durur kendineyıkmak ister bendini… kırgınımve bunun ne anlama geldiğini henüz bende bilmiyorum.. İbrahim Tenekeci … ben şimdi gelmiyorum yazehir zemberek bir kızıllığa uyanıyor düşlerim içimi içimden soyupen olmadık zamanlarda akın ediyorum çığlıklanmış korkularımaşaşkınlıktan dilimi yuttuğumda mesela ben şimdi öylece duruyorum yazevk ediyor büyücüler kahve diplerinde …

Devamını oku

Sorma Bana

Sorma bana kimimNerden geldim burayaGözlerimdeki kırmızı bulutlarHangi günlerden sorma.Elbet olmuştur geçmişteAçıklanamaz şeylerBağlardan çaldığım üzümleriYemişimdir yaslanıp mavi göğün göğsüneSorma bana kimimYaşım kaç, işim ne?Bana “seviyor musun?” de.Başka bir şey sorma. Turgay Fişekçi

Kötülükte bulundun mu kork

  Kötülükte bulundun mu kork,Emin olma çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur.Allah onu mutlaka bitirir!Bir kaç kere, yaptığına pişman olur, utanırsın diye örter gizlerLutfunu meydana çıkarmak için defalarca da örter desonradan adaletini göstermek için cezalandırır:Bu suretle iki sıfatının da meydana çıkmasını,Lutfunun müjdeci, kahrının da korkutucu olmasını diler. Mevlâna

matmazel bu akşam ölebilir miyim

bir ağaç gölgesini istemeden, kimse beni eşkiya saymadan, dağlara büyümesin diye çocuklar, kentler artık yağmurun gözleri olsun diye matmazel, bu akşam uykunuza düşebilir miyim… bir ağacı kuşlara verip, yaslanıp duvara sigara sarar gibi küfretmeden ve arkadaşlarım gibi haberlere düşmeden güneşin yeryüzünden çekilip ateşler içinde gitmesi gibi matmazel, bu akşam yüzünde dalga gibi kırılabilir miyim… sürgündüm …

Devamını oku

Söylence

akdeniz gülüşlü bir çocuk olsaydınağzının kıyısında uçarılıklar biriktirenyüzünde bin bir haylazlıkla sevseydin beniyüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğimedokundukça portakal çiçekleri dökerdisevilmekten ürpertili dingin gövden ah çocuk ah kadın ah sevgilisözlerin aşkı anımsatsa dagülüşünde onmaz acılar gizli. Haydar Ergülen

Endişe

“Bir an iki yabancı olduğumuzu düşündüm. Sen bir anda kalkıp yerini başkasına verince, bütün konuştuklarımız, gülüştüklerimiz hayal gibi geldi…. Zamanı geldi sen gittin, ben bu hayalden uyandım irkilerek…”

Sanılar

Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındırUçan kuşları gözlemektesindir tek başınaÇamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerinRadyo dinliyorsundur ya da susarakBir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsinBelki de anılarını deşiyorsun bir olmazıBir açmazı derinden derine kurcalar gibiBir kahve içmeyi bir elma yemeyi kurarakSaatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerleÇocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin Mahpus gibi …

Devamını oku

Kendiliğinden Kırıldı Kalemim

Şehir uykuda sevgilimSokaklar yumdu gözlerini sabaha..Henüz gecedeyizSevdiğin yağmurlar iniyor kenteVe balkonda senden konuşupRakı içiyoruz biz… MalumTakvimler hazandan soruluyor bu araSeni arıyorum gece gündüzDurmadan karaladığım saman kağıtlarda… Hangi hecede yitirdim seni kim bilirHangi şiirin uyağındaMahpus kaldı düşlerim..YoksaZaman mı yataklık etti yokluğuna?Tuhaftır,Kendiliğinden kırıldı kalemim… Okan Savcı