En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- AZİZ NESİN’İN ANILARI BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
Şub 23
saçlarından sağdığım umudududakları çatlamış ömrüme içirdimkahır yumağı zamanın ortasınamayaladım çay rengi gözlerini…toprakları kurak yüreğime ektimsesindeki taze yeşili…sakın susma! anlat bana…delik heybendekiağlak yalnızlıklarıkırık testine doldurduğuniçli yağmurlarıher gittiğin şehirdeseni tanıyan vefalı kuşları… sen yazgısına ağıtlar yakanımkanserleşmiş keşkelerine dayanamazken midenize döktün bunca mevsimi… anlat bana…gölgeni çalan martılarıintihar düşkünü gözlerindedoğan öksüz çocuklarıtenhalaşmış yüreğindekalabalıklaşmış sesini…çürümüş kentlerdekamburlaşmış düşlerinlekazandığın zafersiz savaşları… sen …
Şub 23
akdeniz gülüşlü bir çocuk olsaydınağzının kıyısında uçarılıklar biriktirenyüzünde bin bir haylazlıkla sevseydin beniyüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğimedokundukça portakal çiçekleri dökerdisevilmekten ürpertili dingin gövden ah çocuk ah kadın ah sevgilisözlerin aşkı anımsatsa dagülüşünde onmaz acılar gizli. Haydar Ergülen
Şub 23
Kötülükte bulundun mu kork,Emin olma çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur.Allah onu mutlaka bitirir!Bir kaç kere, yaptığına pişman olur, utanırsın diye örter gizlerLutfunu meydana çıkarmak için defalarca da örter desonradan adaletini göstermek için cezalandırır:Bu suretle iki sıfatının da meydana çıkmasını,Lutfunun müjdeci, kahrının da korkutucu olmasını diler. Mevlâna
Şub 23
– Bu, bakışlarla, okşamalarla sık sık tazelenmezse, aşk ateşinin kadında ne çabuk söndüğüne güzel bir delildir. Âraf/D. Alighieri “Adamlar aşık olduklarını sansalar bile, hatta aşık olsalar bile, üzerlerine varılmadıkça bir süre sonra ateşleri sönüp evlerinin yolunu tutuyorlardı.”
Şub 23
Oraya geldim –oradan gittim:Öylesine yakındık ki. Dalından kopardığım yeşil elmanıniki yarısı değilhepsini yediğin kendisi gibi. İçinden geçtiğimiz kokulu karanlığıdelip geçen parlak ışığım gibi. Koyu yeşillikler içindeki evingözümüze çarpıverensarı sıcak penceresi gibi. Ayaklarımızın altında kıpırdananserin denizin parıltıları gibi. Öylesine yakınız kioraya geldim –orada olacağım. Yorgun musun?Yattın mı? Uyu –düşünme beni. Oruç Aruoba
Şub 23
Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındırUçan kuşları gözlemektesindir tek başınaÇamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerinRadyo dinliyorsundur ya da susarakBir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsinBelki de anılarını deşiyorsun bir olmazıBir açmazı derinden derine kurcalar gibiBir kahve içmeyi bir elma yemeyi kurarakSaatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerleÇocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin Mahpus gibi …
Şub 23
Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız. Aslı Erdoğan
Şub 23
Kizlep tutar sevüglüg adrış günü belgürerBaşlığ gözüğ yapsama yaşı onung savrukar Aşk ne kadar gizli tutulsa,ayrılık gününde ortaya çıkar.Yaralı yüreğinle gözünü yummaya çalışma,gözyaşların etrafa saçılır. (Hüsrev Hatemi-Çelebi Bizi Unutma s.46)
Şub 23
“Bir an iki yabancı olduğumuzu düşündüm. Sen bir anda kalkıp yerini başkasına verince, bütün konuştuklarımız, gülüştüklerimiz hayal gibi geldi…. Zamanı geldi sen gittin, ben bu hayalden uyandım irkilerek…”
Şub 23
Sorma bana kimimNerden geldim burayaGözlerimdeki kırmızı bulutlarHangi günlerden sorma.Elbet olmuştur geçmişteAçıklanamaz şeylerBağlardan çaldığım üzümleriYemişimdir yaslanıp mavi göğün göğsüneSorma bana kimimYaşım kaç, işim ne?Bana “seviyor musun?” de.Başka bir şey sorma. Turgay Fişekçi