En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Esselam ey benim güzel vatanım Bize bir nimet-i ezel vatanım Nice devletlere bedel vatanım Şimdi bir makber-i emel vatanım Daha dün sahneyi saadetti Daha dün mülteca-yi ismetti Daha dün baciegâh-ı vuslattı Ey bugün mezar olan vatanım Elveda ey harab olan vatanım Hasta bağrı türab olan vatanım Şanlı mazisi hâb olan vatanım Bana sinende bir avuç …
Şub 23
BİRİNCİ GEZİNTİ İşte artık yeryüzünde yapayalnızım; ne kardeşim ne yakınını ne dostum ne arkadaşım ne de ahbabım var; tek başımayım. İnsanların en, girişkeni, en cana yakını insanlar arasından söz birliği ile çıkartıldı. Duyarlı ruhum için en acımasız zulmün ne olabileceğini, kinlerini en ince noktalarına kadar zorlayarak araştırdılar ve beni onlara bağlayan tüm bağları zorla koparttılar. İnsanları, kendilerine …
Şub 23
yaralanabilirliğimle karşındayım yasımın kederiyle korkuyorum İbrahim gibi şiir mırıldanıyorum dua niyetine kabul olur mu bilmeden bir tüy gibi yükselmek isterken o zaman su yutsun beni mesafe kalmasın gölgemle aramızda rüzgâr ağaçsız bıraksın iyi bir anı aramaktan vazgeçsin hafızam yatışmayacak içim nasılsa kırılırsam şiddetine yutulursam bakışın yaralı benlik; yaralanabilirlik yüzü hatırlamak yetmez bana karşılaşma gerek yüzünle …
Şub 23
suya bıraktığım harfler yapıyor yüzünü dingin bir kararlılıkla ellerini kavuşturmuş canavarından önce davranıyorum gölün diptaşıyım, suyun gözü oradan konuşuyorum akçaağacın kargasıyla yanlış inşa, kapanmayan yarık aynı ile başka su karanlık okunmuyor yüzün tekinsiz buluyorum kendimi mundar edilmiş bir imgeyim artık an gibi kaçıyorum düzçizgisinden takvimin saçlarım dallarında orman bir çember midir? soruma yanıt değildin ama …
Şub 23
Bitkilerin Gördükleri Pırıl pırıl çiçeklenmiş, kökleri yerde, yüzü delice sevdiği güneşe çevrili boyuna. Ovidius Bir düşünün: Bitkiler sizi görüyor.
Şub 23
Bir seferinde beni Küçükköy’deki evine misafirliğe çağırmıştı; küçücük bir arazide iki katlı beyaz bir evi vardı orada. Bana “malikânesini” gezdiriyor, bir yandan da durmadan, heyecanlı heyecanlı anlatıyordu: “Çok param olsa burada hasta öğretmenler için bir sanatoryum kurardım. Aydınlık bir yapı olurdu, hani, kocaman kocaman pencereleri, yüksek tavanları olan çok aydınlık bir yapı. Mükemmel bir kütüphane …
Şub 23
Vurgulamak istediğim nokta şu ki ben aşka inanmıyorum. Ne söyleyeceğimi ve neden söyleyeceğimi biliyorsunuz. Bir genç kadını ve erkeği birbirine çeken akım çok güçlüdür. Bireyin bir şeye ya da kişiye duyduğu tüm eski bağlarını ansızın koparıverir ve kişi için yalnız tek bir bağ kalır. Tıpkı tüm dallarını budayarak tek bir dal bırakan bir bahçıvan gibi. …
Şub 23
Ağrılar uyumamı engelliyor. Bacak kaslarımda ve sakroilayak eklemde dayanılmaz ağrılar var. Hiçbir pozisyonda rahat edemiyorum. Diş ağrısında bile kulanmadığım ağrı kesiciyi almak için kalkıyorum yataktan. Yürümem bile zor. Bugün ikindi vakti başladı. Arabayı bile zor kullandım. İlk başta bel fıtığı gibiydi ama şiddet ve lokalizasyon değişti. Dayanılmaz boyutta. Telefonuma mesajlar geliyor. Çok kızıyorum gecenin 12’si, …
Şub 23
O, Mücîb Olan Allah Azze ve Celle’dir…{Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir} [Hud:61]“Dua ve isteklere cevap veren.”“Rabbiniz buyurdu: Bana dua edin. Size cevap vereyim.”(Mü’min, 40/60)Dua, ‘istemek, talep etmek’ demektir. Dua denilince, aklımıza, öncelikle, el açıp yalvarmak gelir. Bu, duanın sadece bir şeklidir ve ‘kavlî dua’ olarak adlandırılır. Nur Külliyatında, “istidad lisanıyla bütün tohumlar tarafından …
Şub 23
Ben ne anlatayım bak sine sine burada dert var.Binlerce yakıcı kıvılcım ve soğuk ah var buradaBak, kafeste her ormandan bir aslan!Beluç, Kürt, Lor, Türk ve Gilek buradaBunca kalleşlik ve namertliğin olduğu bir zamandaHâlâ halkı düşünen mertler vardır burada.Gel ki mesele olmak ya da olmamak değilKavga, yok ediyor söz ve vefayı burada.Sabaha erişmeyen bir gece kalmayacaktır …