En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
“KÜTÜPHANELERDEKİ KÜTÜPHANE” Tarihin meşhur kitap kurtlarını ve “ayaklı kütüphanelerini” araştırıp kitap eden Dursun Gürlek ustanın yazdığına göre, âlimliğinin yanında kitap okuyuculuğu ve hafızası ile meşhur İstanbul Beyazıt Kütüphanesi’nin “hafız-ı kütübü” olan mütevazı müderris İsmail Saib Sencer‘i de (1873-1940) yâd etmek boynumuzun borcudur. Müsteşrikler tarafından “kütüphanelerdeki kütüphane” nâmıyla yâdedilen ve hiç evlenmeyen Sencer vefatına kadar kütüphanedeki …
Şub 23
En iyi kalpli insanlarSakın bana darılmayınBeni bir gemi gibi sallayınBüyük, çok büyük acısı aşkın Ariwara no Narihira
Şub 23
Büyük bir giz var Simone,Senin saçlarının ormanında. Kuru ot kokulusun, taş kokuluHayvanlar gelip durmuş üstüne;Deri kokulusun, buğday kokuluVe buğday savrulduktan sonra;Odun kokulusun, ekmek kokulu,Daha bu sabah fırından çıkma;Çiçek kokulusun, süren çiçekBırakılmış bir duvar boyuna;Böğürtlen kokulusun, sarmaşık kokulu,Tertemiz yıkanmış yağmurlarda.Hezaren kokulusun, eğrelti kokulu,Biçilmiş eğrelti, gece eşiğinde.Ölü ot kokulusun, kızıl ot,Çitlerin gölgesinde yan yana, yan yana.Isırgan kokulusun, …
Şub 23
İstanbul’u görmeden -fotoğraf ve şiirlerle- sevenlere Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi… Sabahattin Ali Karaköy’den kalkan vapurlar bilirYıllardır nasıl yangın Galata KulesiKız Kulesi’neAli Asker Barut Bugünse artıkGörmek için deniziSağa sola oynatması gerekecekBetonarme binaların arasındaÜzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardıKeçi yavrusuna benzer,Rüzgar eserdi …
Şub 23
Düşerken yontulduk yamaçtanKapılmış giderken sele, tıraşlandık Şu durup güneşlendiğimiz yere bakın Evrensel vicdanın yokluğundaSürünerek ulaşabildiğimiz yere Üstündeyiz bir kayalığınGölgesinde yaralı ağaçların İleri yürüsekGeri çekilsek SağımızSolumuz Uçurum. Ferruh Tunç
Şub 23
Benim gönlüm su içen bir yaralı ceylandırBozulmuş bahçelerin yaslı havuzlarındanSenin gönlün çalınmış bir dal kızıl mercandırUçarı geyiklerin sedef boynuzlarından. Ömrümüz bir yolculuk gibi hazin ve yamanBilinmez hangi çölde kaybolacak bu kervanEşsiz güzelliğini kıskanıp çalan zamanBırak çağlayan gibi aksın omuzlarından!. Şinasi Özdenoğlu
Şub 23
127 Ancak bunların hepsinden, her şeyden tatlı olanİlk ve tutkulu aşktır – bir yeri vardır apayrı,Düşüşünü hatırlaması gibi Âdem’in;Yaprak yaprak yolundu tüketildi bilgi ağacı –Biliniyor her şey ve yeni bir şey getirmiyor yaşamÖlümsüzlük veren bu günaha yaraşır gibiBundandır masallarda hep öyle gösterilişi, bizim içinCennetten çaldığı o bağışlanmaz ateş gibi Prometheus’un. Lord Byron
Şub 23
19 Hiçbir şeyi tasa etmeyen bir ölümlüydü, Sevgi duymazdı bilgiye de bilgine de, Takılırdı sağa sola aklına estiği gibi, Karısının kaygılandığını düşlemezdi bile: Dünya bu, her zaman ki gibi bir ülkeyi, bir evi Çalışır kem gözle tersyüz etmeye, Bir sevgilisi var denirdi, ya da iki denirdi Karı-koca kavgasına biri artar da yeterdi. 26 Bir zaman …
Şub 23
Ölüm için duramadığımdan –O benim için durdu kibarca –Faytonda ikimiz vardok –Ve ölümsüzlük yalnızca Yavaşça ilerledik – yoktu acelesiBırakmıştım bir kenara ben deİşlerimi ve boş vaktimi,Nezaketini görünce – Okul bahçesinde teneffüste güreş tutanÇocukların – yanından geçtik –Bakıp duran tahıl tarlalarından –Batan güneşin önünden geçtik – Veya aslında – oydu geçip giden –Düşen çiy damlaları soğuk …