En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
3 Ocak 1889, Friederich Nietzsche, Via Carlo Alberto’da ki 6 numaralı evinden dışarıya gezinmek ya da mektuplarını almak için postaneye gitmek üzere çıkar. Ondan pek uzak olmayan bir mesafede, daha ziyade ondan uzaklaşır bir vaziyette, taksicinin biri, inatçı atıyla cebelleşmektedir. Tüm zorlamalarına rağmen at kıpırdanmamakta direnmektedir. Bundan dolayı Guiseppe ya da Carlo ya da Ettore’nin …
Şub 23
Cenevre Üniversitesi Dahiliye Kliniği profesörü Dr. Roch ile 1933 senesi yazında Eyüp Sultan’da, Gümüşsuyu’na çıkarken yokuşta tesadüf ettiğimiz mezarların üzerlerinde neler yazıldığını sordu. Taşlarda bazı mısraları kendisine terceme ettim. Mânâlarından çok mütehassıs oldu. “Mezaristan-larınız bir âlem, halkın ölüm hakkında felsefî fikirlerinin bir bahçesi. Bunlar acaba toplanmıyor mu? Buna dair yapılmış bir tedkikat var mı?” dedi. …
Şub 23
I Bir ateşli hastalık Orak ucu gibi geçmiş karnına Bilinmez rahmet saatı Birden çıtçıt – çıtçıt – çıt İsyan davulunu o Asmış boynuna Baktı ki bu ölümün ayak sesleri Daraldı mekan Can çekiliyor ayak uçlarından Tırnaklar soğuyor hücreler sahipsiz kalıyor Ve ömründe ilk kez Başlıyor duaya Bilinmez ne zaman birden açılır …
Şub 23
I Kuru dalı ağacın Artık çok yaşlı, beli solgun Ve yok tomurcuklanmak umudu Böyle bakıyor çocuksuz geleceğine Taş dolu ve güneşle kavrulu kuyuya Dikmiş gözlerini yıllardır Bakmakta gibi bir çöllü Oysa o seçilmişlerdendir Bir peygamberdir o Adı ibrahimdir Gür bir ağızdır o Bid şelale başıdır O kupkuru ve iklimsiz görünen Bir hayat …
Şub 23
“-Sen kalbsizsin; hani senin gençliğin hayatı?”Aşklarım mı? Bir nefeste solabilen bu şeyler,Bir yanardağ ateşiyle kömür gibi karardı;Şimdi ise yerlerinde bir sıtmalı yel eser. Evet, benim her şi’rimde yılan dişli diken var;Sizler gidin bal verecek yeni açmış gül bulun.Belki benim acı sesim kulakları tırmalar;Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun!Varın sizler, onlar ile korularda el eleGezin, …
Şub 23
Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,Bizim diyarımız da binbir baharı saklar!Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek,İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar. Sen kubbesinde ince bir mozayik arar da,Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini.Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,Bize heyecan verir bir parça yeşil çini. Sen raksına dalarken için titrer derinden,Çiçekli bir sahnede bir beyaz …
Şub 23
Dinle, yeni şair, eski ozanı,Okuyor yürekten Altun Destan’ı…Deme, “Kopuz kırık, yoktur çalanı!,,Çalgı gönül sesi, kopuz bir ağaç. Kutlu-taş’ı yoksa ilhâmı kutlu,Kanı gür içmezse kımız ne mutlu,Umut bir kanatsa, daim umutlu,Ona ozan derler, yoluna Ortac. Diyor ki: Siz Parnasse, biz Ortac-eri,Bizden olan her fert görür ileri,İğreti sanattan, milli hüneriİstemez yabancı eserlerden bac! Aruz sizin olsun, hece …
Şub 23
Karaosmanzâde Câvide Hayri Hanımefendi’ye Zannetme ki güldür, ne de lâleÂteş doludur, tutma yanarsınKarşında şu gülgûn piyâle… İçmişti Fuzuli bu alevden,Düşmüştü bu iksir ile MecnûnŞi’rin sana anlattığı hâle… Yanmakta bu sagârdan içenler,Doldurmuş onunçün şeb-i aşkıBaştanbaşa efgân ile nâle… Âteş doludur, tutma yanarsınKarşında şu gülgûn piyâle! …
Şub 23
Men könlüme hemdem seni sandım,Saymaz yana keçdin göz önümden.Yandım ele yandım, yandım ele yandım! Sahilde ayaq izlerimiz var,Sen eşqine and içdin o yerde,Her kelmene, qelbimle inandım. Heyhat, niye qelbimdeki odlarSönmür, yene sönmür, yene sönmür!Gel, sanma bu yanmaqdan usandım. Saymazyana keçdin göz önümdenYandım, ele yandım, ele yandım! Süleyman Rüstem
Şub 23
Annemle karanlık geceler bazı çıkardık;Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlıkSessiz uzatır tâ ebediyyetlere kollar…Guyâ o zaman, bildiğimiz yerdeki yollarBirden silinir, korkulu bir hisle adımlarTenha gecenin vehm-i muhâlâtını dinler…Yüksekte sema haşr-ı kevâkiple dağılmış,Yoktur o sükûtunda ne rüya, ne nevâziş;Bir sâ’ir-i mechul-i leyâli gibi rüzgâr,Hep sisli temasiyle yanan hislere çarpar. Göklerde ararken o kadın çehreni, ey mâh!Bilsen …